Ana içeriğe geç
Sözlük

veren ile cümle

veren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Derginin çıkmasına katkıda bulunmak üzere söz verenlere sürpriz yaptılar.Dia terkejut bahwa pembuat akan kembali pada janji yang mereka buat.
Aptal bir sarışınla yemeğe çıkmaya karar veren Brian, kızın daha sonra bir "ahmak" olduğunu anlar.Brian memutuskan untuk pergi kencan dengan seorang perempuan yang cantik tetapi bodoh.
Muhkem (Arapça: محكم), "Hüküm veren, sağlamlaştırılmış" anlamlarına gelen Arapça kelime.Menggunakan bahasa Arab atau kalimat yang mempunyai makna (diketahui artinya).
Tür adını veren incarnatum "kan kırmızısı" anlamına gelir.Gbèré adalah nama Mandinka yang berarti "merah".
Örneğin isim verenler.Perusahaan yang diberi nama UD.
Lewis Teorisine göre ise bazlar electron veren maddelerdir.Teori Lewis berdasarkan pada struktur elektron.
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.52% pemilih menyetujui persetujuan tersebut.
Bu keşfi radyasyona “kozmik ışın” ismini veren Robert Andrews Millikan tarafından onaylandı.Robert Millikan menamainya "sinar kosmos."
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.Ekonomi ungu berbeda dari ekonomi budaya yang bertumpu pada logika sektoral.
Bu kitaplar, Aztek kültürü hakkında bilgi veren en iyi kaynaklar olarak kabul edilirler.Kodeks-kodeks tersebut menyediakan beberapa sumber primer terbaik untuk budaya Aztek.
Buna göre, varlıkları bize oldukları gibi veren bilgi, sezgidir.Sebagai manusia, kita harus mensyukuri apa yang kita miliki.
Adıge Devlet Üniversitesinin şehirde eğitim veren bir merkezi bulunmaktadır.Tidak wajar apabila ada perguruan tinggi negeri di dalam perguruan tinggi negeri.
Sokması çok ağrı veren eşek arısının zehiri, insanda ağır alerji tepkilerine yol açabilir.Tali kacamata renang yang terlalu kencang dapat menyebabkan sakit kepala.
Bununla birlikte Carpenter bu yönteme veya steadicam kullanımına yer veren ilk yönetmen değildir.Cooper bukanlah yang pertama berusaha menggunakan modus tersebut.
Komintern bünyesinde eğitim veren 4 üniversiteden birisiydi.Memiliki ± 4000 Mahasiswa Internasional yang sedang menempuh Pendidikan di universitas Debrecen .
Ayrıca şehirde hizmet veren çok sayıda taksi şirketleri bulunmaktadır.Terdapat beberapa perusahaan taksi yang beroperasi di penjuru kota.
Her kolun içinde ona desteklik veren kitinli çubuk (acicula) bulunur.Setiap injakan kakinya yang melompat-lompat keriangan adalah injakan yang melumatkan.
Haziran 2007'de rapçı Lil Mama'ya özellik veren bir remix ortaya çıktı.Versi remix yang dinyanyikan bersama rapper Lil Mama, dirilis pada bulan Juni 2007.
Ayrıca Soğuk Savaş dönemini başladığını haber veren ilk olaylardan birisidir.Ada perdebatan di antara para sejarawan mengenai titik awal dari Perang Dingin.
Konferansa oy veren 16 delege katılmıştır.Dewan Keamanan mendeklarasikan 16 pasal yang telah disepakati.
Bu hastalık ilk olarak 1909 yılında hastalığa adını veren Carlos Chagas tarafından tanımlanmıştır.Bệnh được miêu tả lần đầu vào năm 1909 bởi Carlos Chagas mà tên của ông được đặt cho bệnh.
Tek taraflı kontratlarda ise sadece söz veren tek bir taraf vardır.Hợp đồng đơn vụ là hợp đồng mà chỉ một bên có nghĩa vụ.
Gökyüzündeki yıldızların dağılımını keşfetmeye karar veren ilk gökbilimci William Herschel’dir.William Herschel là nhà thiên văn học đầu tiên đã cố gắng xác định sự phân bố các ngôi sao trên bầu trời.
İsrail açık bir şekilde lezbiyen ve gaylere askerlik için izin veren tek ortadoğu ülkesidir.Israel là quốc gia duy nhất ở Trung Đông công khai cho phép người đồng tính tham gia quân ngũ.
Ek olarak yalnızca kadınlara hizmet veren pembe tavanlı Bayanlar Taksi servisi de bulunmaktadır.Tháng 12: Taxi hồng chỉ dành cho phụ nữ đi vào phục vụ.
Çin'de tarım, 300 milyondan fazla çiftçiye iş veren oldukça önemli bir sektör.Trung Quốc có hơn 300 triệu nông dân, chiếm một phần hai lực lượng lao động.
Böylece oy verenler partiye oy verirler.Những người này sẽ bầu úng cử viên đảng.
Diş çürükleri (kaviteleri), dişlerin yapısına hasar veren bulaşıcı bir hastalıktır.Sâu răng là một bệnh phá hoại cấu trúc của răng.
Başka şarkıcılara şarkı veren bir pop şarkı yazarı olmayı planlıyordum.Thật ra thì tôi dự định sẽ trở thành một người viết bài hát nhạc pop cho các nghệ sĩ khác mà.
Ana madde: Beğenme butonu (Facebook) Facebook beğenme butonu, "thumbs up" veren bir el olarak tasarlanmıştır.Bài chi tiết: Nút thích của Facebook Nút thích của Facebook được thiết kế với hình ảnh ngón tay cái giơ lên.
Beyaz Rusya, Avrupa'da idam cezası veren tek ülkedir.Bài chi tiết: Tử hình tại Belarus Belarus là nước châu Âu duy nhất vẫn còn áp dụng án tử hình.
2006 yılında iptv hizmeti üzerinden HDTV kanal hizmeti veren ilk Güney Amerika şirketi olmuştur.Trong năm 2006, đây là công ty Bắc Mỹ đầu tiên cung cấp truyền hình độ nét cao (HDTV) trên một dịch vụ IPTV.
Venom’un 1982 çıkışlı Black Metal adlı albümü türe ismini veren albümdür.Thuật ngữ "black metal" được đặt theo tên album thứ 2 Black metal(1982) của ban Venom.
Film Toronto ve filme ismini veren İtalya'nın Pompeii adlı şehrinde çekildi.Bộ phim được quay ở Toronto và chính tại thành phố Pompeii.
Fermi 1954'teki davada Oppenheimer hakkında ifade veren bilim insanlarından biriydi.Chi này được miêu tả khoa học năm 1954 bởi Uhmann.
Böyle bir reformulasyon için izin veren çeşitli anlayışlar vardır.Các số phức cho phép giải phương trình này.
Albüme adını veren parça "The Fame" de remikslenerek EP'ye eklendi.Bài hát có chung tiêu đề với album, "The Fame", cũng đã được remix và cho vào EP.
Suratları onlara karakteristik özelliklerini veren basık yapıdadır ve diğer kedilerden daha kısadır.Khuôn mặt ngắn hơn so với những con mèo khác, tạo ra cho nó một bộ mặt dẹt.
Bu alanda eser veren sanatçıların ille de İngiliz olması gerekmez.Tay súng này cũng xin lỗi vì không giỏi tiếng Anh.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.Sau khi ông từ chức, ông là thành viên phục vụ lâu nhất.
Kuruluş, vatansız insanların ülkeler arasında seyahat etmesine izin veren Nansen pasaportu'nu geliştirdi.Tổ chức cũng lập ra hộ chiếu Nansen để làm một phương tiện nhận dạng những người không quốc tịch.
1949'da bu dalda ihtisas veren ilk kliniği Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde kurmuştur.Năm 1901, lớp nam y tá đầu tiên của cả nước được mở ra tại bệnh viện Chợ Quán.
Tüm bunların yanında çok acı veren yakılma ve eziyet içeren cezalar da bulunuyordu.Xung quanh vụ việc này cũng có khá nhiều cái chết thương tâm do mắc phải sự lừa phỉnh.
Albüme adını veren parça ünlü besteci ikilisi, E-Tribe tarafından bestelenmiştir.Ca khúc chủ đề được sáng tác bởi bộ đôi nhà soạn nhạc nổi tiếng là E-Tribe.
Bu müşteri ihtiyaçlarına tepki veren talep odaklı tedarik zinciri kurmanın bir yoludur.Đây là cách client yêu cầu dịch vụ từ bộ tổng hợp.
Ne mutlu bana ki, oyunlarına gerçek adını veren akıllı bir oyuncu ile karşılaştım.Nó là một trò chơi yêu cầu người chơi có kĩ năng vừa.
Eşcinsel çiftlere evlilik cüzdanlarını veren ilk ABD eyaleti oldu.Đây là tiểu bang đầu tiên của Hoa Kỳ cấp giấy phép kết hôn cho các cặp đồng giới.
Ruh Emiciler, kötü ve korku veren yaratıklardır, bunun nedeni ise ruhlarının olmamasıdır.Chúng là thiện hay ác, vì chúng cũng là những sinh mệnh hiện hữu?
Kendisine emir veren, yönlendiren seslerin işitilmesi.よって、この音を聞いたら指示通り速やかに立ち去るべきである)。
Sureye ismini veren ayetler şöyledir: Yaratan Rabbinin adıyla oku!この主キーに格納されるノード値は、そのlist内で一意でなくてはならない。
Başlangıçta hece vezniyle eserler veren şair, daha sonra serbest vezne yönelmiştir.(生没年不詳)初代扇歌の門下で幼坊福壽、後に富士松ぎん蝶になる。
(Taha-8) "O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır.創世神(そうせいしん)、造化の神(ぞうかのかみ)などともいう。
Beyaz Rusya, Avrupa'da idam cezası veren tek ülkedir.ベラルーシはヨーロッパで唯一の死刑存置国である。
Karasakal kızını kurtarmak yerine hayat veren kadehi içer.歩太の母 夫に代わって生活を支えるため、飲み屋を経営している。
Nubi kökenli olan Tantavi, 1 Nisan 1956'da piyade olarak hizmet veren bir subay olarak görev aldı.タンターウィーは1956年4月1日、一介の歩兵として軍人生活を歩み始めた。
Bursa'da 2004 yılından beri hizmet veren özel müze.カズンの2004年発売のシングル曲。
Ext4 desteği veren 2.6.28 çekirdeği 25 Aralık 2008 tarihinde yayınlandı.ext4ファイルシステムを含むLinux 2.6.28は、2008年12月25日にリリースされた。
İçinde kişiye yaşam gücü veren şeydir.物に命を吹き込む能力を持つ。
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.2000年9月28日、デンマークにおいてユーロ導入の是非を問う国民投票が実施され、53.2% が反対という結果になった。
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.この経済は、産業部門別の論理に基づいた文化の経済とは異なる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod