Ana içeriğe geç
Sözlük

veren ile cümle

veren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.Resultatet blir att 57,5 procent röstar ja till det kontroversiella förbudet.
Modül kullanımına izin veren çekirdekler ise modüler çekirdek olarak adlandırılır.Den som tillverkar möbler kallas möbelsnickare.
Yoğunluğu en çok olan madde, en fazla yarı kalınlık veren maddedir.Giftet är mycket komplext och består av minst 40 substanser.
Örneğin isyana destek veren Macar askerler vurulmamış, hepsi asılmıştır.Militärer som dömdes till döden hängdes inte utan arkebuserades.
Sürecin ilerlemesi için cevap veren kişinin anonim olması sakıncalıdır.Den som ringer får vara anonym.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
Birçok insana eğitim veren Sree Siddaganga Matha Enstitüsü başkanıdır.Som ett samlingsorgan för flera akademier fungerar Institut de France.
Şarkıcılığa ara veren Sia, şarkı yazarı olarak çalışmaya başladı.Bandet började sedan leta efter en sångare.
Eski Yugoslavya’da patlak veren olaylar tek değildir.Det finns endast ett exempel i forna Jugoslavien.
Ayrıca günümüzde de halen Barok tarzda eserler veren müzisyenler vardır.Än idag finns artister som håller bänkelsångstraditionen vid liv.
İlçenin yönetim merkezi ilçeye adını veren Kadis kentidir.Larmchef är, som namnet antyder, chef vid larm.
Konferansa oy veren 16 delege katılmıştır.På mötet inskrev sig 16 närvarande som medlemmar.
Bu sezonda Atavuslara karşı mücadele veren Renee epey meşgul olacaktır.Denna säsong vanns tävlingen av Therese Johaug på damsidan.
Takımdakı en iyi pas veren kişidir.Det bästa resultatet i laget räknas.
Albüme adını veren şarkı bir insanın tecritini ve cinsel bunalımlarına değinir.Budskapet är att kärleken enligt sångtexten inte känner till några gränser eller hudfärger.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Де були детективи до того, як По вдихнув у них життя?».
Kentte Fransızca eğitim veren Moncton Üniversitesi (Université de Moncton) bulunmaktadır.У місті діє франкомовний Монктонський університет.
Böylece oy verenler partiye oy verirler.Учасники руху проголосували за партії.
Öğrenciler arası işbirliğine daha çok ağırlık veren ????Від нього пішла нова гілка родини — Перекрестови-Осипови. ?????
18 Aralık 1994'te, Plaza Venezuela-El Valle arasında hizmet veren 3. hattın açılışı gerçekleştirildi.18 грудня 1994 —відкриття початкової ділянки Лінії 3 «Plaza Venezuela»—«El Valle», з 5 станцій.
1265 numaralı yoğun Fransızca eğitimi veren bir okulda okur.Закінчив школу № 1265 м. Москви з поглибленим вивченням французької мови.
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.Пропозицію було відхилено 52,7% виборців.
İspanya'da patlak veren içsavaşta Güney Amerika'ya geri döner.Провівши 6 років в Іспанії Карневалі повертається до Південної Америки.
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Список найстаріших банків у світі які діють по-сьогодні.
Ankara metrosu, Türkiye'nin başkenti Ankara'da hizmet veren metro sistemidir.Ankara Metrosu) — мережа метро, що обслуговує місто Анкара, Туреччина.
Adını şehre ismini veren Sakarya Nehri'nden almıştır.Через його поле протікала річка і її назвали — від прізвища цього чоловіка.
Köyün ekonomisi yaz aylarında ürün veren fındık ağaçlarına dayanır.Золоті балки уособлюють навколишні пшеничні лани.
Bugün hizmet veren binalar, o dönemde inşa edilmiştir.Практично всі будівлі, що збереглися, були збудовані в цей період.
Albüme adını veren şarkı albümde iki farklı versiyonda yer almaktadır.Дві пісні з альбому залишилися альбомною версією.
Beyaz Rusya, Avrupa'da idam cezası veren tek ülkedir.Білорусь є єдиною країною, яку боїться Росія.
Hizmet kalitesi müşteri ve hizmeti verence farklı algılanabilir.Використання обчислювальних ресурсів клієнта і сервера краще збалансовано.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!Сатана уособлює всі так звані гріхи, оскільки вони ведуть до фізичного, розумового та емоційного задоволення!
Ne mutlu bana ki, oyunlarına gerçek adını veren akıllı bir oyuncu ile karşılaştım.Став відомим завдяки доведенню теореми, яка отримала його ім'я.
Topa adını veren "roteiro" sözcüğü Portekizcede rota, yol, güzergâh anlamına gelmektedir.«Roteiro» португальською означає «шлях».
Ayrıca şehirde hizmet veren çok sayıda taksi şirketleri bulunmaktadır.У місті діє кілька компаній таксі.
Teklif veren olmadı".Я не мав вибору».
Elektron veren element yükseltgenir.Електронно-фотонна компонента поглинається сильніше.
İnsan nefesiyle ağrı veren sıcak havayı göğsüne çeker.Тому для цього потрібна людина через чиї руки тече тепло.
Caracas metrosu (İspanyolca: Metro de Caracas), Venezuela'nın başkenti Caracas'ta hizmet veren metro ağı.Metro de Caracas) — система ліній метрополітену в місті Каракас, Венесуела.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Влада США оголосила винагороду в розмірі $5 млн за затримання Гусмана Лоери.
Yüksek maliyetli ve yüksek kalitede sonuç veren yazıcılar kullanılır.Для цього будуть потрібні потужні й дорогі конденсатори.
Ücretsiz eğitim veren bir kuruluştu.Безкоштовний практичний екзамен по їзді.
Şâhit, müşâhadenin lezzetini veren şeydir.Бо саме він надає йому кремового смаку.
Buna göre Marduk bütün ışık veren gök cisimleriyle simgelenmiş olur.Справа підходить Христос, який освітлений життєрадісним ясркавим сонячним світлом.
Anadolu Üniversitesi’nde bildiriye imza veren 15 akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.Перші 15 членів прийняли рішення про базування академії у Берліні.
O’na göre haz veren şey “iyi”, haz vermeyen “kötü”dür.Назва походить від слова словен. zel — «поганий, некрасивий».
Genel olarak uzun pozlamaya sebebiyet veren durumlarda kullanılır.Використовується в тих випадках, коли важко створити звичайний затвор.
Bay Area Rapid Transit, ABD'de San Francisco Körfez Bölgesi'ne hizmet veren bir toplu taşıma ağıdır.Ця ж колія використовується Bay Area Rapid Transit в Області затоки Сан-Франциско.
Daha sonra Christine kendisine zarar veren bu gençleri öldürmüştür.Пізніше Альтаїр убив тих, хто винен у її смерті.
Şarkıcılığa ara veren Sia, şarkı yazarı olarak çalışmaya başladı.Незабаром, залишивши оперну сцену, стала виступати як концертна співачка.
Türk Eğitim Derneği'nin 2016 yılı itibarıyla kurulu ve eğitim veren 38 okulu bulunmaktadır.Станом на 2016 рік, Турецька асоціація освіти налічує 38 створених шкіл, які надають освіту .
TED İzmir Koleji, İzmir'de ilk ve orta öğretim düzeyinde eğitim veren bir özel okuldur.TED İzmir College - приватна школа, яка надає початкову та середню освіту в Ізмірі.
Beyaz Rusya, Avrupa'da idam cezası veren tek ülkedir.Bělorusko je jediný stát v Evropě, který v praxi vykonává trest smrti.
Bana destek veren herkese ve tüm teknik ekibe teşekkür ediyorum.Děkuji rodině i celému týmu za podporu.
İsrail'de de saldırıya destek veren gösteriler düzenlendi.V Izraeli se konaly jak demonstrace podporující operaci, tak proti ní.
Acil durum sinyali veren ekip uçağı başarıyla indirmeyi başardı.Posádka letounu vyslala nouzový signál, ale dokázala s letounem bezpečně přistát.
Ücretsiz eğitim veren bir kuruluştu.Chcete ateliér zdarma?
Okul Mahkemesi, okul kurallarına uymayan öğrenciler ve personelle ilgili karar veren topluluktur.Soudní dvůr je školní shromáždění, které se zabývá lidmi, kteří porušují školní pravidla.
Fumarik asit meyve tadı veren bir aromaya sahiptir.Kyselina fumarová má ovocnou chuť.
Öyle ki oy verenler sadece erkek nüfusunun küçük bir kısmıydı.Oprávnění voliči tak tvořili pouze mizivé procento populace.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
veren ile cümle - Sayfa 28 - veren kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App