Ana içeriğe geç
Sözlük

veren ile cümle

veren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tüketici ise bir müşteri, çalışan veya NPS anketine cevap veren kimse olabilir.Konsumentem jest klient, pracownik lub osoba poproszona o wzięcie udziału w badaniu NPS.
Caracas metrosu (İspanyolca: Metro de Caracas), Venezuela'nın başkenti Caracas'ta hizmet veren metro ağı.Metro w Caracas - system metra obsługujący Caracas, stolicę Wenezueli.
İsrail'de de saldırıya destek veren gösteriler düzenlendi.W ostatnich latach pojawią się także głosy na temat wprowadzenia w Izraelu świeckich konwersji.
Örnek: Sıra sıfatı.–Sıra anlamı veren sıfatlardır: birinci, ikinci, üçüncü...Cechą liczebnika porządkowego jest końcówka -th z wyjątkiem first, second i third.
Yırtıldıkları zaman kişiye en çok zarar veren plaklar bunlardır.Najbardziej podatne na uszkodzenia są drzewa liściaste.
USS Cole (DDG-67), Amerika Birleşik Devletleri Donanması'nda hizmet veren Arleigh Burke sınıfı muhrip.USS O’Kane (DDG-77) – niszczyciel typu Arleigh Burke w służbie United States Navy.
İlkokul ve ortaokul seviyelerinde eğitim veren okul 1895'te kurulmuştur.Szkoła podstawowa jak i gimnazjum znajdują się w budynku z lat 80.
Muamma alanında en çok eser veren şairimiz Emri (Edirneli Emrullah Çelebi) olmuştur.Galī Garah Mūsá (arabiska: گلي گره موسى, kurdiska: Chem-î Eshkewtepe, چەمى ئەشكەوتەپە) är en ravin i Irak.
Kardeşleri gibi değildir; daha üst seviye bir anlayış veren aristokratik bir aile tarafından büyütülmüştür.Till skillnad från sina bröder togs hon upp av en aristokratisk familj, som gav henne en överklassmentalitet.
Olumlu yanıt verenlerle beraber 29 Kasım'da toplandılar ve FC Barcelona kuruldu.Ett positivt svar resulterade i ett möte på Gimanasio Sole 29 november och där grundades FC Barcelona.
Herodot, Pers Ordusu'na asker veren 46 etnik grubun adını belirtmektedir.Herodotos nämner vid namn 46 nationer som styrkorna hämtades från.
Koninklijke Vereniging De Friesche Elf Steden tarafından organize edilmektedir.Därför grundades föreningen De Friesche Elf Steden (Föreningen de elva frisiska städerna).
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Banken var till dess landets äldsta ännu existerande affärsbank.
Cercanías Madrid, İspanya'nın başkenti Madrid'e hizmet veren bir banliyö demiryolu ağıdır.Cercanías Madrid är den pendeltågstrafik som betjänar Madrid, Spaniens huvudstad, och dess närområde.
Güven veren renktir.Så förtjänas förtroende.
Bunlardan en bilineni, bardağa adını veren Old Fashioned kokteylidir.Drinken har givit old fashioned-glaset dess namn.
Tasarım, binaya sıradışı görünüm veren konik bir cephe içermektedir.Den tredje våningen är något indragen, som ger byggnaden ett ovanligt utseende.
Bu döneme Hollanda Birleşik Krallığı (Felemenkçe: Verenigd Koningrijk der Nederlanden) denmektedir.Exempel: Att säga Holland när man menar Konungariket Nederländerna.
1984 - Umut Veren Oyuncu (Gılgamış).(LiberLäromedel, 1984) (Vad tycker du?)
Fransa'ya en yüksek üç puandan birini veren tek ülke 10 puan veren Rusya olmuştur.Det högsta de fick från ett och samma land var de 10 poäng som Vitryssland gav dem.
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.Resultatet blir att 57,5 procent röstar ja till det kontroversiella förbudet.
Yoğunluğu en çok olan madde, en fazla yarı kalınlık veren maddedir.Giftet är mycket komplext och består av minst 40 substanser.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
Ayrıca günümüzde de halen Barok tarzda eserler veren müzisyenler vardır.Än idag finns artister som håller bänkelsångstraditionen vid liv.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Де були детективи до того, як По вдихнув у них життя?».
Böylece oy verenler partiye oy verirler.Учасники руху проголосували за партії.
Öğrenciler arası işbirliğine daha çok ağırlık veren ????Від нього пішла нова гілка родини — Перекрестови-Осипови. ?????
1265 numaralı yoğun Fransızca eğitimi veren bir okulda okur.Закінчив школу № 1265 м. Москви з поглибленим вивченням французької мови.
İspanya'da patlak veren içsavaşta Güney Amerika'ya geri döner.Провівши 6 років в Іспанії Карневалі повертається до Південної Америки.
Bugün hizmet veren binalar, o dönemde inşa edilmiştir.Практично всі будівлі, що збереглися, були збудовані в цей період.
Beyaz Rusya, Avrupa'da idam cezası veren tek ülkedir.Білорусь є єдиною країною, яку боїться Росія.
Ne mutlu bana ki, oyunlarına gerçek adını veren akıllı bir oyuncu ile karşılaştım.Став відомим завдяки доведенню теореми, яка отримала його ім'я.
Elektron veren element yükseltgenir.Електронно-фотонна компонента поглинається сильніше.
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Elle appelle son frère mais il ne l'aide pas.
Yapıya adını veren minarenin kaide kısmı muntazam kesme taş kaplamalıdır.L'aiguille du Peigne doit son nom à sa partie sommitale découpée.
Bunu sana veren Tom.El que te ha dado esto es Tom.
Podcast Capture, kullanıcılara kayıt ve podcast dağıtmak için izin veren bir uygulama.Podcast Captura, una aplicación que permite a los usuarios grabar y distribuir podcasts.
Başka şarkıcılara şarkı veren bir pop şarkı yazarı olmayı planlıyordum.Estaba planeando ser una escritora de canciones pop para otros artistas.
Mail.ru Rusça hizmet veren en büyük e-posta servisidir.Mail.ru es propietaria de las 3 más grandes redes sociales de Rusia.
Kulübe isimini veren kurucuları değildi.No es casualidad que el estadio del club lleve su nombre.
Final etabında butona önce basıp en büyük cevabı veren 100 puan alır.Diez puntos dados al que se lleva la última baza.
O, laboratuvarda ekip halinde çalışmaya büyük önem veren bir insandı.Sobre todo fue esencial el ejemplo dado en la manera de trabajar en equipo en un taller.
Sokması çok ağrı veren eşek arısının zehiri, insanda ağır alerji tepkilerine yol açabilir.Otras personas que tienen graves alergias a los mohos pueden experimentar reacciones más severas.
Öğrenciler arası işbirliğine daha çok ağırlık veren ????Periódico escolar El Hilo # ???
Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı coşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.Pese a las cambiantes temáticas, sus obras siempre enfatuzaron la realidad y la felicidad de la vida.
1999'da açılan ve Black Country'de hizmet veren Acorns, Walsall'da bulunmaktadır.Acorns in the Black Country, nella città di Walsall e aperto nel 1999.
1819 yılında bedava egitim veren Albany Akademisine girdi.Nel 1819 entrò all'Accademia di Albany dove ricevette lezioni gratuite.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.L'evento è considerato il più grande disastro ambientale nella storia del Brasile.
Hey dergisi tarafından "Yılın Ümit Veren Kadın Sesi" seçildi.È stata scelta dalla rivista Gente come "La faccia dell'anno".
Ancak emri verenin kim olduğu belli değildir.Non si sa ancora chi abbia dato l'autorizzazione.
1984 - Umut Veren Oyuncu (Gılgamış).1983 – Voulez vous danser: arrangiatore dei brani.
Chayyah ruhun ilahî yaşam gücünün idrak edilmesine imkân veren parçasıdır.Chayyah (חיה): la parte dell'anima che permette di acquisire consapevolezza della forza vitale divina.
2. Matematikte "iki tabanında" anlamını veren ifade.Quale significato dobbiamo dare all'espressione 2 2 {\textstyle {2 \over 2}} .
Ayrıca kendisine tavsiye veren bir kurul vardı.Si rivolse a me per avere un consiglio.
Bu döneme Hollanda Birleşik Krallığı (Felemenkçe: Verenigd Koningrijk der Nederlanden) denmektedir.Territorio dipendente dei Paesi Bassi, vedi: Regno dei Paesi Bassi.
Okur Film medya sektöründe hizmet veren bir yapım şirketi.Vive in una fabbrica simile a quella del film La fabbrica di cioccolato.
Böylece oy verenler partiye oy verirler.Dopo la discussione, i commissari votano sul testo.
Çin'de tarım, 300 milyondan fazla çiftçiye iş veren oldukça önemli bir sektör.Сельское хозяйство является жизненно важной отраслью в Китае, в которой заняты более 300 млн фермеров.
Güney Atlantik'teki Falkland Adaları'na adını veren Avrupalı kâşif olarak bilinir.В его честь были названы Фолклендские острова в южной Атлантике.
Eski Yugoslavya’da patlak veren olaylar tek değildir.Участь бывшей Югославии, если не хуже.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod