Böyle bitmesine izin veremem.Aku tidak bisa menghentikan ini.
Böyle bitmesine izin veremem.Em không thể kết thúc như vậy.
Böyle bitmesine izin veremem.Ezt nem hagyom annyiban!
Böyle bitmesine izin veremem.Je ne peux pas rompre comme ça.
Böyle bitmesine izin veremem.Nemůžu to nechat takhle ukončit.
Böyle bitmesine izin veremem.Non posso permettere che finisca in questo modo.
Böyle bitmesine izin veremem.No puedo romper de esta manera.
Böyle bitmesine izin veremem.Nu putem sa ne despartim asa.
Böyle bitmesine izin veremem.Не може да се разделим така.
Böyle bitmesine izin veremem.Ну, берегись!
Böyle bitmesine izin veremem.لا أستطيع ان انهي الأمور هكذا
Böyle veremem.Em không thể bỏ cuộc như thế này.
Böyle veremem.En voi luovuttaa tällä tavalla.
Böyle veremem.Ich kann nicht einfach so aufgeben.
Böyle veremem.Io non posso arrendermi cosi.
Böyle veremem.Je ne peux pas abandonner comme ça!
Böyle veremem.Kamu tidak bisa hanya menyerah seperti ini.
Böyle veremem.Még semmit sem tettél.
Böyle veremem.Nie mogę się poddać tak po prostu.
Böyle veremem.Nu pot sa las situatia asa.
Böyle veremem.Δεν μπορώ να παραιτηθώ έτσι απλά.
Böyle veremem.لا أستطيع أن أستسلم هكذا
Böyle veremem.この手 絶対もう一度動かしてみせるわ
Bu 25 dolarla 16 saat boyunca hiçbir şey yapamayacağım. Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Non posso neanche dargli fuoco: mi hanno preso l'accendino!
Bu bilgiyi veremem, bunun için üzgünüm.No puedo dar esa información, lo lamento.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.Das ist der Grund, warum sie sich an die schnelle Versauerung die im Moment stattfindet nicht anpassen können.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.Ezért nem képesek reagálni vagy adaptálódni ehhez a gyors savasodáshoz, amely most zajlik.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.이것이 이렇게 지금 현재 진행되고 있는 급속한 해양 산성화에 그들이 대처하거나 적응하지 못한 이유입니다.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.Για αυτό δεν μπορούν να ανταποκριθούν ή να προσαρμοστούν σε αυτήν τη ραγδαία οξίνιση που συμβαίνει τώρα.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.זוהי הסיבה שהם אינם מסוגלים להגיב או להסתגל לעלייה המהירה הזו בחומציות שמתרחשת עכשיו.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.وهذا هو السبب أنهم ليسوا قادرين على الاستجابة أو التكيف معه لهذا التحمض السريع هذا يحدث الآن.
Bu da şu an devam eden hızlı asitleşmeye cevap verememelerinin yada adapte olamamalarının nedenidir.これらの生物が対応できない 理由なのです チャーリー・ヴェロンは
Bu durumda size bu bilgiyi veremeyeceğimi belirtmeliyim.En ese caso, indicarle que yo no puedo darle esa información.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.Dit ideetje verklaart waarom sommige organisaties en sommige leiders kunnen inspireren, en andere niet.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.이 작은 아이디어는 몇몇 단체 그리고 리더들이 왜 영감을 줄 수 있는지 설명합니다. 다른이들은 못하는 반면에 말이지요
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.Αυτή η μικρή ιδέα εξηγεί γιατί κάποιοι οργανισμοί και κάποιοι ηγέτες μπορούν να εμπνέουν και άλλοι όχι.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.Тази малка идея обяснява защо някои организации и някои лидери могат да вдъхновяват, където другите не могат.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.Ця маленька ідея пояснює чому деякі організації та деякі лідери можуть мотивувати, тоді як інші ні.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.הרעיון הקטן הזה מסביר מדוע ארגונים ומנהיגים מסויימים מסוגלים להשפיע במקום בו אחרים אינם יכולים.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.تفسر هذه الفكرة البسيطة كيف أن بعض المنظمات أو القادة قادرون على الإلهام أكثر من الآخرين.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğer insanların veremediğini açıklıyor.ある組織やリーダーが なぜ 他にはない力を得るのか説明できます 用語を簡単に定義しておきます
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğerlerinin veremediğini açıklıyor.Esta simple idea explica por qué algunos líderes y organizaciones pueden inspirar y otros no.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğerlerinin veremediğini açıklıyor.이 보잘 것 없는 아이디어가 다른 사람들은 하지 못 했던 곳에서 다른 이들에게 영감을 불어 넣어 줍니다.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğerlerinin veremediğini açıklıyor.Ця маленька ідея пояснює, чому певні організації і деякі лідери здатні надихати, а інші - ні.
Bu fikir neden bazı kuruluşlar ve bazı liderler ilham verebilirken diğerlerinin veremediğini açıklıyor.他にはない力を得るのか 説明ができます 用語を簡単に定義しておきます
Bugün, bir insanın ölüp ölmediğine sadece kalbinin atıp atmıyor olmasına bakarak karar veremiyoruz.В днешно време можем да решим, че човек е умрял, ако видим, че сърцето му е спряло.
Bugün, bir insanın ölüp ölmediğine sadece kalbinin atıp atmıyor olmasına bakarak karar veremiyoruz.心臓が止まっているかどうかだけでは判断できない 代わりに、ある脳の重要な部位を観察する
Bu ikisini 0'la çarptığım için, sonradan çarpacağım hiçbir şeyin toplamı, buradaki 1'i veremez. -حسناً، لا يوجد شيئ يمكن ان اضربه بـ 0 واضيفه لشيئ ما اضربه بـ 0 حتى احصل على 1 هنا
Bu konuda bir karar veremem.En osaa päättää tuolla alueella
Bu konuda bir karar veremem.Ich kann darüber kein Urteil fällen.
Bu konuda bir karar veremem."Je ne peux pas prendre une décision dans ce domaine"
Bu konuda bir karar veremem.No puedo tomar una decisión en ese área
Bu konuda bir karar veremem.Не мога да взема решение в тази област.
Bu konuda daha heyecan ve umut verici bir yanıt veremediğim için kusura bakmayın.[Bruit de clavie jusqu'à 0:21:45]
Bu konuda daha heyecan ve umut verici bir yanıt veremediğim için kusura bakmayın.Lo siento, no tengo una respuesta más emocionante y edificante en eso.
Buna bir anlam veremiyoruz.Cela ne tient donc pas debout.
Buna bir anlam veremiyoruz.Čiže to vôbec nedáva zmysel.
Buna bir anlam veremiyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki büyük camgözler arasında hiçbir genetik farklılık yok.Откри се, че няма генетични разлики между гигантските акули в световния океан.
Buna bir anlam veremiyoruz.Es ergibt also nicht so richtig viel Sinn.
Buna bir anlam veremiyoruz.Het slaat eigenlijk nergens op.