Ana içeriğe geç
Sözlük

verem ile cümle

verem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Няма начин с нашата история ние някога да се замесим в системно убиване на човешки същества.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Это просто невозможно с нашей-то историей, чтобы мы когда-либо ввязались в систематическое убийство людей.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."אין סיכוי, עם ההיסטוריה שלנו, שאי פעם נוכל לעסוק בהריגה שיטתית של בני אדם.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."لا يمكن بأي حالٍ من الأحوال ، في تاريخنا ، أن نشترك في القتل المنظم للبشر.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz.ドイツではなんらかの制度によって 人を殺すことに関わることはありません 意図的であろうとも 慎重に行われていたとしても
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Ani zapáliť ich nemôžem -- vzali mi zapaľovač!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Dokonce je ani nemůžu zapálit -- vzali mi zapalovač!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Ich kann sie noch nichtmal anzünden -- sie haben mir mein Feuerzeug abgenommen.
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Jeg kan ikke engang sætte ild til dem -- de tog min lighter!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Je ne peux même pas les brûler -- ils ont pris mon briquet !
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!하다못해 불에 태울 수도 없지. 내 라이터를 가져갔으니!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Még csak meg se gyújthatom - elvették az öngyújtómat!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Nici măcar nu le pot da foc -- mi-au luat bricheta!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Ni siquiera puedo quemarlos, ¡se llevaron mi encendedor!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Tôi chẳng thể đốt nó nữa-- họ đa thu cái bật lửa rồi còn đâu.
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Δεν μπορώ ούτε να τους βάλω φωτιά -- μου πήραν τον αναπτήρα!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Даже сжечь их не могу -- у меня забрали мою зажигалку!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!Не мога дори да ги подпаля - взеха ми запалката!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!אני לא יכול אפילו להבעיר אותו באש - לקחו לי את המצית בשדה התעופה!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!لا أستطيع حتى اشعالها بالنار -- لقد أخذوا قداحة التبغ خاصتي!
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!突然 25ドルのビッグマックがいい取引に思えます
Aynı mantıkla, bu ve şunun lineer birleşimi de bunu veremez. -Prowadząc te same rozumowanie, żadna kombinacja tego i tego nie będzie równa temu.
Aynı mantıkla, bu ve şunun lineer birleşimi de bunu veremez. -وللسبب نفسه، لا يوجد مكون من هذه وهذه يساوي هذا
Aynı türe mensubuz, türümüzün diğer üyelerinin baskı sistemi tarafından öldürülmesine izin veremeyiz..強権的なシステムによって 他人が死んで行くのを見過ごせないはずだ。
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.이 지역 주민중 단 한명도 결핵이나 AIDS 치료를 받고있지 안았습니다.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.En helemaal niemand in dit gebied werd behandeld voor aids of tbc.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.E non una sola anima in quest'area era in cura contro l'AIDS o la tubercolosi.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Et pas une seule personne dans cette zone ne suivait de traitement pour le SIDA ni pour la tuberculose.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Şi nici măcar un om din acestă zonă nu era tratat pentru SIDA sau tuberculoză.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Tidak ada seorang pun di daerah ini yang diobati karena AIDS atau tuberkolosis.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Und keine Menschenseele in diesem Gebiet wurde wegen AIDS oder Tuberkulosis behandelt.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Và không có một ai ở khu vực này được chữa bệnh AIDS hay lao phổi trước khi chúng tôi đến.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.V celé oblasti nebyl ani jeden člověk trpící AIDS či tuberkulózou, který by podstupoval léčbu.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Y ni una sola persona era tratada en esta zona por SIDA o tuberculosis.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Żaden pacjent w tym regionie cierpiący na gruźlicę bądź AIDS, nie był poddawany leczeniu.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Και σε κανείς δεν λάμβανε θεραπεία για το AIDS και τη φυματίωση.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Жодна людина в цьому районі не отримувала лікування від СНІДу чи туберкульозу.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.И нито един човек в този район не беше подложен на лечение от СПИН или туберкулоза.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Ни один человек в этом районе не получал лечения от СПИДа или туберкулёза.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.ואפילו לא אדם אחד באזור קיבל טיפולים לאיידס או שחפת.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.ولا توجد ولا روح واحدة في المنطقة تم علاجها من الإيدز أو السُل.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.最初の1年半の成果をお話しします
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Apa, nem hagyhatod, hogy még több kicsi halljon meg.'"
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Bố ơi, bố không thể cứ để những đứa trẻ chết như vậy được."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Dad, du kannst die Kinder nicht sterben lassen.'"
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Isi, et voi antaa niiden lasten kuolla.'"
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''아빠, 아이들이 죽어가게 내버려두지 마세요."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'Oco, nemôžeš nechať tie deti zomierať."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Papa, je kan de kinderen niet laten sterven.' "
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Papà, non puoi lasciar morire i bambini.'"
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Papá, no puedes dejar que los niños mueran' ".
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Papa, tu ne peux pas laisser ces enfants mourir." "
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Pappa du kan inte låta barnen dö.' "
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Tati, nu poţi să-i laşi pe copii să moară."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Tato, nie możesz dać tym dzieciom umrzeć".
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Μπαμπά, δεν μπορείς να αφήσεις τα παιδιά να πεθάνουν."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Папа, не дай этим детям умереть".
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''Тате, не можеш да оставиш тези деца да умрат.'"
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.'"Тату, ти не можеш дозволити цим немовлятам вмирати."
'Baba çocukların ölmesine izin veremezsin.''אבא, אתה לא יכול להניח לילדים האלה למות'."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod