vereceğim ile cümle
vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki örnek vereceğim.Jeg vil give Jer to eksempler.
İki örnek vereceğim.Két példát mutatok (A Beatles:
İki örnek vereceğim.두 가지 예를 들어보죠.
İki örnek vereceğim.Les daré dos ejemplos.
İki örnek vereceğim.Podam dwa przykłady.
İki örnek vereceğim.Saya akan memberikan dua contoh.
İki örnek vereceğim. (The Beatles "A Hard Day's Night")Je vous donne deux exemples (Premier accord de "A Hard Day's Night" des Beatles)
İki örnek vereceğim. (The Beatles "A Hard Day's Night")ويمكن أن أعطيكم مثالين ( النغمة الأولى من أغنية البيتلز " ليلة يوم صعب " )
İki örnek vereceğim. (The Beatles "A Hard Day's Night")たいていの人はすぐにわかるでしょう
İki örnek vereceğim.Tôi sẽ đưa ra 2 ví dụ.
İki örnek vereceğim.Vă voi da două exemple.
İki örnek vereceğim.Vi farò due esempi.
İki örnek vereceğim.Θα σας δώσω δύο παραδείγματα.
İki örnek vereceğim.Наведу два приклади.
İki örnek vereceğim.Приведу два примера.
İki örnek vereceğim.Ще ви дам два примера.
İki örnek vereceğim.אתן 2 דוגמאות.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››A dám svojim dvom svedkom, a budú prorokovať tisíc dvesto šesťdesiat dní, oblečení v smútočných vreciach.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››E concederei �s minhas duas testemunhas que, vestidas de saco, profetizem por mil duzentos e sessenta dias.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››És adom az én két tanúbizonyságomnak, hogy prófétáljanak, gyászruhákba öltözve, ezer kétszáz hatvan napig.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››In dal bom dvema pričama svojima, in prorokovala bosta tisoč dvesto šestdeset dni, oblečena v raševnika.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››내가 나의 두 증인에게 권세를 주리니 저희가 굵은 베옷을 입고 일천 이백 육십 일을 예언하리라
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Och jag skall låta mina två vittnen under ett tusen två hundra sextio dagar profetera, höljda i säcktyg.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Og jeg vil gi mine to vidner at de skal være profeter i tusen to hundre og seksti dager, klædd i sekk.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Ta sẽ cho hai người làm chứng ta mặc áo bao gai đi nói tiên tri trong một ngàn hai trăm sáu mươi ngày.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Ta sẽ cho hai người làm_chứng ta mặc áo bao gai đi nói tiên_tri trong một_ngàn hai trăm sáu mươi ngày .
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Voi da celor doi marturi ai mei să proorocească, îmbrăcaţi în saci, o mie două sute şase zeci de zile.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Yo mandaré a mis dos testigos, y ellos profetizarán por 1.260 días, vestidos de cilicio
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››І дам двом моїм сьвідкам, і пророкувати муть днїв тисяч двісті шістьдесять, з'одягнені у веретища.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››ואתן לשני עדי ונבאו ימים אלף ומאתים וששים מתכסים בשקים׃
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››وسأعطي لشاهدي فيتنبآن الفا ومئتين وستين يوما لابسين مسوحا.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››我 要 使 我 那 兩 個 見 證 人 、 穿 著 毛 衣 、 傳 道 一 千 二 百 六 十 天
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››我 要 使我 那 兩個見證 人 、 穿著 毛衣 、 傳道 一千二百六十 天
İlk bakışta bariz olmayabilir fakat size bir ipucu vereceğim. . .Asi to tam nie je také očividné, nakreslil som ich odlišne, ale napoviem vám, vyberiem si takúto farbu.
İlk bakışta bariz olmayabilir fakat size bir ipucu vereceğim. . .Hvad ved vi allerede? Lad os kalde den anden vinkel for z.
İlk bakışta bariz olmayabilir fakat size bir ipucu vereceğim. . .약간 다르게 그려셔 못 알아보실 수도 있을테니 여러분들께 힌트 하나를 드리도록 할게요 조금 다른 색깔을 써볼까요
İlk bakışta bariz olmayabilir fakat size bir ipucu vereceğim. . .ربما ليس واضحاً لكم لأنني رسمتها بطريقة مختلفة قليلاً، لكني سأعطيكم تلميحاً صغيراً باستخدلم لون مناسب
- İşleri basit tutmak için kısa bir tanım vereceğim. -ومن أجل تبسيط هذه المسألة, سأعرف الحد r i والذي نسميه الصف i والمساوي a i واحد, a i اثنين, وصولا إلى a i n
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Až vyřeším ty věci,nechám tě odejít.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Cuando lo haya solucionado todo, te permitiré marchar.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.După ce rezolv problemele, te voi lăsa să pleci.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Ik moet eerst wat dingen rechtzetten, dan laat ik jou vertrekken.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.J'ai des choses à régler, ensuite je te laisserai partir.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Jak wszystko się ustabilizuje, wypuszczę cię.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Ko uredim stvari, te bom prišla osvoboditi.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Sau khi giải quyết mọi thứ, tôi sẽ đưa anh đi.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Setelah aku menyelesaikan semuanya, aku akan membiarkanmu pergi.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.Когато оправя някои неща, ще те оставя да си тръгнеш.
İşleri hallettikten sonra, gitmene izin vereceğim.,אחרי שאסדר את העניינים .אאפשר לך לעזוב
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.Hovor synom Izraelovým a povieš im: Keď vojdete do zeme, ktorú vám ja dám, svätiť bude zem sobotu Hospodinovi.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.이스라엘 자손에게 고하여 이르라 너희는 내가 너희에게 주는 땅에 들어간 후에 그 땅으로 여호와 앞에 안식하게 하라
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.Sabaty moje zachowywajcie, a świątnicę moję w uczciwości miejcie; Jam Pan.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם כי תבאו אל הארץ אשר אני נתן לכם ושבתה הארץ שבת ליהוה׃
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.كلم بني اسرائيل وقل لهم. متى أتيتم الى الارض التي انا اعطيكم تسبت الارض سبتا للرب.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.你 曉 諭 以 色 列 人 說 、 你 們 到 了 我 所 賜 你 們 那 地 的 時 候 、 地 就 要 向 耶 和 華 守 安 息
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Size vereceğim ülkeye girdiğiniz zaman, ülke RAB için Şabatı kutlamalı.你 曉諭 以色列人 說 、 你 們到 了 我 所 賜 你 們那 地 的 時候 、 地 就 要 向 耶和華 守 安息
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Fala aos filhos de Israel e díze-lhes: Quando entrardes na terra da vossa habitação, que eu vos hei de dar,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Govóri sinovom Izraelovim in jim reci: Ko pridete v deželo domovanja svojega, ki vam jo dam,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,"Habla a los hijos de Israel y diles: 'Cuando hayáis entrado en la tierra que vais a habitar y que yo os doy
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hãy nói cùng dân Y-sơ-ra-ên rằng: Khi các ngươi vào xứ mà ta ban cho các ngươi đặng ở,