vereceğim ile cümle
vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hãy nói cùng_dân Y-sơ-ra-ên rằng : Khi các ngươi vào xứ mà ta ban cho các ngươi đặng ở ,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hovor synom Izraelovým a povieš im: Keď vojdete do zeme svojich bydlísk, ktorú vám ja dám,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,이스라엘 자손에게 고하여 그들에게 이르라 너희가 내가 주어 거하게 할 땅에 들어가서
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Mluv k synům Izraelským a rci jim: Když vejdete do země přebývání vašich, kterouž já dám vám,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,«Parla agli Israeliti e riferisci loro: Quando sarete entrati nel paese che dovrete abitare e che io vi d
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Powiedz synom Izraelskim, a mów do nich: Gdy przyjdziecie do ziemi mieszkania waszego, którą Ja wam dam,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,"Puhu israelilaisille ja sano heille: Kun te tulette siihen maahan, jonka minä annan teille asuinsijaksi,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Szólj Izráel fiainak, és mondd nékik: Mikor bementek a ti lakó földetekre, a melyet én adok néktek.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Tal til Israelitterne og sig til dem: Når I kommer til det Land, jeg vil give eder at bo i,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Tal til Israels barn og si til dem: Når I kommer inn i det land som I skal bo i, det som jeg vil gi eder,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Говори на израилтяните, казвайки им: Когато влезете в земята, която Аз ви давам да живеете в нея,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,объяви сынам Израилевым и скажи им: когда вы войдете в землю вашего жительства, которую Я даю вам,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם כי תבאו אל ארץ מושבתיכם אשר אני נתן לכם׃
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,كلم بني اسرائيل وقل لهم متى جئتم الى ارض مسكنكم التي انا اعطيكم
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,你 曉 諭 以 色 列 人 說 、 你 們 到 了 我 所 賜 給 你 們 居 住 的 地
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,你 曉諭 以色列人 說 、 你 們到 了 我 所 賜給 你 們 居住 的 地
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Acestea sunt exemple despre care aș spune că sunt practici proaste în știință, în centrele educaționale.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Dit zijn voorbeelden van wat ik slechte gewoontes in de wetenschap noem, een soort leercentra.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Estos son ejemplos de lo que yo llamaría malas prácticas de la ciencia, de los centros de estudio.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Ezek példák arra, amiket én rossz gyakorlatnak neveznék a tudományban, tanulmányi központ-féleségek.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Ini contoh dari apa yang saya sebut praktik keilmuan yang buruk, semacam pusat belajar.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Isto são exemplos do que acho ser má prática nos centros de ensino de ciências.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.이 예시들은, 제가 보기에는 과학에서는 좋지 못한 관례인데요,
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Tässä esimerkkejä huonoista tieteellisistä toimintatavoista, joita käytetään opetuksessa.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.To są przykłady złych praktyk w edukacji.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Voilà ce que j'appellerai de mauvaises habitudes en science, des centres éducatifs.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Αυτά είναι παραδείγματα κακών πρακτικών σε διδακτικά κέντρα επιστημών.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Вот примеры того, что я бы назвал дурные примеры преподнесения науки. Это - [детский Музей науки]
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.Това са примери за нещо, което бих нарекъл лоша практика в науката, един вид центрове за обучение.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.אלה דוגמאות של מה שנחשב בעיני להתנהלות מדעית גרועה במרכזי הוראה.
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.هذه أمثلة على ما ، أود أن أقوله هو ممارسة سيئة في مجال العلم ،
İşte bunlar bilimde kötü pratik adını vereceğim şeylere örnekler, bir çeşit eğitim merkezleri.学習センターのようなもので フランスのラヴィレットと
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.A aj, přijduť brzo, a odplata má se mnou, abych odplatil jednomu každému podle skutků jeho.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.A oto przychodzę rychło, a zapłata moja jest ze mną, abym oddał każdemu według uczynków jego.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Ecco, io verrò presto e porterò con me il mio salario, per rendere a ciascuno secondo le sue opere
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Eis que cedo venho e está comigo a minha recompensa, para retribuir a cada um segundo a sua obra.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Glej, pridem hitro in plačilo moje z menoj, da povrnem vsakemu, kakor je delo njegovo.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.He aquí vengo pronto, y mi recompensa conmigo, para pagar a cada uno según sean sus obras
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Iată, Eu vin curînd; şi răsplata Mea este cu Mine, ca să dau fiecăruia după fapta lui.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.ímé hamar eljövök; és az én jutalmam velem [van,] hogy megfizessek mindenkinek, a mint az õ cselekedete lesz.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim."Ja", zegt Jezus, "Ik kom gauw met mijn beloning. Ik geef ieder wat hij verdient.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Katso, minä tulen pian, ja minun palkkani on minun kanssani, antaakseni kullekin hänen tekojensa mukaan.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.보라 내가 속히 오리니 내가 줄 상이 내게 있어 각 사람에게 그의 일한대로 갚아 주리라
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Nầy , ta đến mau_chóng , và đem phần_thưởng theo với ta , để trả cho mỗi người tùy theo công_việc họ làm .
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Nầy, ta đến mau chóng, và đem phần thưởng theo với ta, để trả cho mỗi người tùy theo công việc họ làm.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Se, jag kommer snart och har med mig min lön, för att vedergälla var och en efter som hans gärningar äro.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Se, jeg kommer snart, og min Løn er med mig til at betale enhver, efter som hans Gerning er.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Se, jeg kommer snart, og min lønn er med mig, til å gi enhver igjen efter som hans gjerning er.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Siehe, ich komme bald und mein Lohn mit mir, zu geben einem jeglichen, wie seine Werke sein werden.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Voici, je viens bientôt, et ma rétribution est avec moi, pour rendre à chacun selon ce qu`est son oeuvre.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.І ось, я прийду хутко, і заплата моя зо мною, щоб віддати кожному, яко ж буде дїло його.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.Се, гряду скоро, и возмездие Мое со Мною, чтобы воздать каждому по делам его.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.והנני בא מהר ושכרי אתי לשלם לכל איש כמעשהו׃
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.وها انا آتي سريعا واجرتي معي لاجازي كل واحد كما يكون عمله.
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.看 哪 、 我 必 快 來 . 賞 罰 在 我 、 要 照 各 人 所 行 的 報 應 他
‹‹İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.看哪 、 我 必 快來.賞罰 在 我 、 要 照 各 人 所 行 的 報應他
"Kağıt imzalayıp size vereceğim.""Ai carte blanche."
"Kağıt imzalayıp size vereceğim.""Anda telah blanche carte."
"Kağıt imzalayıp size vereceğim.""Bạn có carte blanche."
"Kağıt imzalayıp size vereceğim.""Du har carte blanche."