vereceğim ile cümle

vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her birinize bir şırınga vereceğim.Eu dou-vos uma, uma seringa.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Ich nenne ihnen einen Weg, eine Spritze.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Ik geef er een, een injectienaald.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Je vous en donne un, une seringue.
Her birinize bir şırınga vereceğim.제가 한가지 방법을 알려드리지요. 주사기를 쓰면 됩니다.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Les daré una; una jeringa.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Podpowiem jedno, strzykawka.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Saya berikan satu, jarum suntik.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Tôi sẽ cho bạn một cách, một ống tiêm.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Vă dau una: o seringă.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Ve ne do uno, una siringa.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Σας δίνω έναν, μια σύριγγα.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Ще ви подскажа един начин -- със спринцовка.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Я подскажу один — шприц.
Her birinize bir şırınga vereceğim.אתן לכם אחת, מזרק.
Her birinize bir şırınga vereceğim.سأعطيكم واحدة، المحقنة.
Her birinize bir şırınga vereceğim.しかし人々に安心感を与えました
Her birinize ikişer tane vereceğim.Každému dám po dvou.
Her halikarda, biraz düşünmenize izin vereceğim.En fin, te dejaré pensar sobre esto por un momento.
Her halikarda, biraz düşünmenize izin vereceğim.Hoe dan ook, ik zal je er een poosje over laten denken.
Her halikarda, biraz düşünmenize izin vereceğim.Joka tapauksessa, annan sinun ajatella sitä hetken aikaa.
Her halikarda, biraz düşünmenize izin vereceğim.Все же, я позволю вам подумать об этом побольше
Her halikarda, biraz düşünmenize izin vereceğim.على أية حال، ٍاتركك تفكر بالموضوع
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Ich weiß nicht, ob es irgendwelche Fragen gibt aber ich würde dem Publikum gerne eine Chance geben.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Je ne sais pas s'il y aura des questions mais je voulais que les gens aient la possibilité d'en poser.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Nem tudom, lesz-e kérdés de gondoltam, adjunk egy esélyt.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.No sé si van a haber algunas preguntas pero pensé que le daría oportunidad a la gente.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Saya tidak tahu apakah akan ada sesi tanya jawab tapi saya rasa saya akan memberikan kesempatan.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Zobaczymy, czy publiczność przygotowała jakieś pytania.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Не знам дали ще има въпроси, но реших да дам възможност на хората.
Herhangi bir soru olacak mı bilmiyorum Fakat insanlara bir şans vereceğimi düşünüyorum.Не знаю, будут ли вопросы, но думаю дать людям шанс.
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz. Bu arada yakında ona bir isim vereceğim."Jeszcze nie odkryliście tego pierwiastka, ale w międzyczasie dam mu już nazwę".
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz. Bu arada yakında ona bir isim vereceğim.우린 아직 이 원소를 발견하지 못했어. 당분간은 난 이렇게 부르기로 했어.
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz. Bu arada yakında ona bir isim vereceğim.Ni har inte upptäckt alla grundämnen än, men tillsvidare tänker jag ge dem namn.
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz. Bu arada yakında ona bir isim vereceğim.אתם חברה עוד לא גיליתם את היסוד הזה עדיין. בינתיים אני אתן לו שם.
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz. Bu arada yakında ona bir isim vereceğim.صحيح أن العالم لم يكتشف بعد هذا العنصر حتى اليوم ، ولكني سوف اسميه
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Je ferai plus loin des exemples dans lesquels on retrouve des parenthèses....
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.예제를 몇 개 해볼게요
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Mache ich ein paar Beispiele mit Klammern.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Nós não temos nenhum parêntese aqui - Vou fazer alguns exemplos que têm parênteses;
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Uvedu i několik příkladů se závorkami.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Vi skal nok lave nogle eksempler med parenteser senere.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Ще направя и примери, които имат скоби.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.Я зроблю кілька прикладів, де є дужки.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.אני אעשה בהמשך דוגמאות שלהן יש סוגריים.
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.وسأقوم بحل بعض الامثلة التي تحتوي على اقواس
İçinde parantezler olan bazı örnekler vereceğim.ここには指数もありません.
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim. Bilgisayar yok, kendi aralarında konuşmak yok.leur donnerais un test papier, pas d'ordinateur, pas de discussions entre eux, etc..
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim. Bilgisayar yok, kendi aralarında konuşmak yok.le voi da un test,fara computere,fara sa vorbeasca unii cu altii etc..
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim. Bilgisayar yok, kendi aralarında konuşmak yok.Wróciłem po 2 miesiącach, rozdałem im testy, papierowe, zero komputerów, zero rozmów ze sobą itd...
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim. Bilgisayar yok, kendi aralarında konuşmak yok.Ще се върна след 2 месеца, ще им дам тест без използване на компютър, без да говорят помежду си и т.н.
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim. Bilgisayar yok, kendi aralarında konuşmak yok.コンピュータとグループ討議を利用したときの平均は76%。
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim.Eu disse: "bem... vamos tentar!"
İki ay sonra geleceğim ve onlara yazılı bir sınav vereceğim.Les dije: "probemos..."
İki örnek vereceğim.Dal vam bom dva primera.
İki örnek vereceğim.Dám vám dva příklady.
İki örnek vereceğim.Dám vám dva príklady.
İki örnek vereceğim.Dou dois exemplos.
İki örnek vereceğim.Hierzu zwei Beispiele.
İki örnek vereceğim.Ik geef twee voorbeelden.

İlgili Sayfalar