vereceğim ile cümle

vereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.Jij bent het cadeau. Je mag het concert opnemen. Ik geef je de muziek.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim."내 공연을 녹음할 수 있게 할 참일쎄." "자네한테 내가 음악을 줄테니까"
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim."Nem, te vagy az ajándék, és hozzájárulok, hogy felvedd a koncertet, és neked adom a zenét.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.To ty jesteś darem. Zamierzam pozwolić ci nagrać ten koncert i ofiaruję ci prawa do mojej muzyki.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.Tú eres el regalo. Y te voy a permitir grabar el concierto y te voy a dar la música.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.Tu eşti cadoul. Îţi ofer posibilitatea să înregistrezi concertul, şi îţi voi da muzica.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.Подарок — это вы.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.Ти си подаръка. и ти имаш моето позволение да запишеш концерта и аз ще ти дам музиката.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim."ואני מרשה לך להקליט את הקונצרט, "ואתן לך את המוזיקה.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.و ساسمح لك بتسجيل الحفل الموسيقي، وساقدم لك الموسيقى.
Hediye sensin. ve senin bu konseri kaydetmene de izin veriyorum, ve sana müziği vereceğim.それを君にプレゼントするよ それを売るなら 同意書にサインしなくちゃだめだよ
Hemen birkaç örnek vereceğim.Ich gebe Ihnen ein paar Beispiele.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Ik zal enkele voorbeelden geven.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Je vous donnerai juste quelques exemples.
Hemen birkaç örnek vereceğim.제가 몇가지 예에 대해서 말씀드릴게요
Hemen birkaç örnek vereceğim.Les daré unos ejemplos.
Hemen birkaç örnek vereceğim.O să vă dau doar câteva exemple.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Przytoczę wam kilka przykładów.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Tôi sẽ cho bạn một vài ví dụ.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Vi mostro qualche esempio.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Ще ви дам само няколко примера.
Hemen birkaç örnek vereceğim.Я просто приведу несколько примеров.
Hemen birkaç örnek vereceğim.أنا سوف أعطيكم أمثلة قليلة.
Hemen birkaç örnek vereceğim.このすばらしいインスタレーションは
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Beh, non posso analizzarli tutti, ma vi farò un esempio.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Ich kann sie nicht komplett darstellen, aber Ihnen ein Beispiel geben.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Ik kan ze niet allemaal overlopen, maar ik geef je een voorbeeld.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Je ne peux pas vous parler de tout, mais je vais vous donner un exemple.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.모두 다 소개는 못하겠지만, 예를 하나 말씀드리지요.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Não posso percorrê-los todos, mas vou dar-vos um exemplo.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Nemůžu vám říct o všech, ale dám vám jeden příklad.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Nie mogę omówić ich wszystkich ale dam wam przykład.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.No puedo examinarlos todos, pero os daré un ejemplo.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Nu pot să le trec pe toate în revistă, dar vă voi da un exemplu.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Δεν μπορώ να επιμείνω σε όλα, αλλά θα σας δώσω ένα παράδειγμα.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Не мога да прегледам всичките, но ще ви дам пример.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.Я не успею объяснить все тонкости, но я дам вам пример.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.לא אוכל לעבור על כולם, אך אתן לכם דוגמה.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.لا يمكن أن تمر عبرهم جميعاً، لكني سأقدم لكم مثالاً.
Hepsini burada sayamam ama bir tane örnek vereceğim.最初に 地中から資源をとる方法です-
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.A dám ju do ruky cudzozemcov za lúpež a bezbožníkom zeme za korisť, a poškvrnia ju.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.E entregá-la-ei nas mãos dos estrangeiros por presa, e aos ímpios da terra por despojo; e a profanarão.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.És adom azt az idegenek kezébe zsákmányul, és a föld hitetleninek prédául, hadd fertéztessék meg.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.In dam jih v roko tujcem za plen in brezbožnim v deželi za rop, in jih ognusijo.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.I podam je w ręce cudzoziemców na rozchwycenie, i niezbożnych w ziemi na łup, którzy ją splugawią;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ja minä annan sen vieraitten käsiin ryöstettäväksi ja maan jumalattomien saaliiksi, ja ne häpäisevät sen.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.외인의 손에 붙여 노략하게 하며 세상 악인에게 붙여 그들로 약탈하여 더럽히게 하고
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.li darò in preda agli stranieri e in bottino alla feccia del paese e lo profaneranno
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Nebo vydám ji v ruku cizozemců k rozchvátání, a bezbožným na zemi za loupež, kteříž poškvrní jí.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Og jeg vil gi det i de fremmedes hånd som rov og til jordens ugudelige som hærfang, og de skal vanhellige det;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.O voi da de jaf în mînile străinilor, şi ca pradă nelegiuiţilor pămîntului ca s'o pîngărească.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.и отдам его в руки чужим в добычу и беззаконникам земли на расхищение, и они осквернят его.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ще го предам в ръцете на чужденци за плячка, И на нечестивите на земята за корист; И те ще го омърсят;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.ונתתיו ביד הזרים לבז ולרשעי הארץ לשלל וחללה׃
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.اسلمها الى ايدي الغرباء للنهب والى اشرار الارض سلبا فينجسونها.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必 將 這 殿 交 付 外 邦 人 為 掠 物 、 交 付 地 上 的 惡 人 為 擄 物 、 他 們 也 必 褻 瀆 這 殿
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必將這 殿 交付 外邦人 為掠物 、 交付 地上 的 惡人為 擄物 、 他們也必褻 瀆這殿
Her birinize bir şırınga vereceğim.Dám vám jeden, injekcia.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Dám vám jeden: injekční stříkačkou.
Her birinize bir şırınga vereceğim.Egyet megadok: a fecskendő.

İlgili Sayfalar