Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.לאדם אחד לקלוט את כל הכמות, הנפח של האינפורמציה, ולנתח אותה כדי לקבל החלטות נכונות.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.لشخص واحد أن يستوعب هذا الكم الهائل .. من المعلومات ومن ثم يقوم بتحليلها ليتخذ القرارت المناسبة.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.適切な意思決定をするのは 不可能な話ですから 情報公開を要求する人が
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.a da nam isto povrnete (kakor svojim otrokom govorim), razširite se tudi vi.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Ale tú istú odplatu, jako deťom hovorím, rozšírte sa i vy!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Antakaa verta verrasta - puhun kuin lapsilleni - avartukaa tekin.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Faceţi-ne şi voi la fel: vă vorbesc ca unor copii ai mei-lărgiţi-vă şi voi!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Given oss då lika för lika -- om jag nu får tala såsom till barn -- ja, vidgen också I edra hjärtan.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Hãy báo đáp chúng tôi như vậy, tôi nói với anh em như nói với con cái mình, cũng hãy mở rộng lòng anh em!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Hãy báo_đáp chúng_tôi như_vậy , tôi nói với anh_em như nói với con_cái mình , cũng hãy mở_rộng lòng anh_em !
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Ich rede mit euch als mit meinen Kindern, daß ihr euch auch also gegen mich stellet und werdet auch weit.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Ik doe nu alsof u mijn eigen kinderen bent. Zet uw hart voor ons open en beantwoord onze liefde.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Io parlo come a figli: rendeteci il contraccambio, aprite anche voi il vostro cuore
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.내가 자녀에게 말하듯 하노니 보답하는 양으로 너희도 마음을 넓히라
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Men ligeså til Gengæld (jeg taler som til mine Børn), må også I udvide eders Hjerter!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Men like for like - jeg taler som til barn - utvid også I eders hjerter!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Ora, em recompensa disto (falo como a filhos), dilatai-vos também vós.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.O takovéžť odplaty žádám od vás, jakožto synům pravím: Rozšiřte se i vy.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.O wzajemną tedy nagrodę jako dziatkom mówię: Rozszerzcież się i wy.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Pues para corresponder del mismo modo, como a hijos os hablo: ¡Abrid vosotros también vuestro corazón
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Rendez-nous la pareille, -je vous parle comme à mes enfants, -élargissez-vous aussi!
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Sekarang, biarlah saya berbicara seperti kepada anak-anak saya sendiri. Bukalah juga hatimu terhadap kami
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Viszonzásul (mint gyermekeimnek szólok) tárjátok ki ti is szíveteket.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.την αυτην λοιπον αντιμισθιαν αποδιδοντες, ως προς τεκνα λαλω, πλατυνθητε και σεις.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.В равное возмездие, – говорю, как детям, - распространитесь и вы.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.Такою ж нагородою (кажу вам, як дїтям) розпросторітесь і ви.
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.והיה זה גמולי כמו אל בנים אנכי מדבר אם תרחיבו לבבכם גם אתם׃
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.فجزاء لذلك اقول كما لاولادي كونوا انتم ايضا متسعين
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.你 們 也 要 照 樣 用 寬 宏 的 心 報 答 我 . 我 這 話 正 像 對 自 己 的 孩 子 說 的
Bize aynı karşılığı verebilmek için -çocuklarıma söyler gibi söylüyorum- siz de yüreğinizi açın.你 們 也 要 照樣 用 寬宏 的 心報答 我 . 我 這話 正像對 自己 的 孩子 說 的
Buna cevap verebilmek için, bu noktada çukurluğun yönüne bakmalıyız. -Żeby to sprawdzić zobaczmy, czy mamy wklęsłość czy wypukłość w tym punkcie.
Buna cevap verebilmek için, bu noktada çukurluğun yönüne bakmalıyız. -ولكي نجد ذلك، حسناً، دعونا نرى اذا التقعر سيكون لأعلى او الى الاسفل على هذه النقطة
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Det er bare for at give jer en ide om målestoksforholdet.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Donc c'est juste pour donner un ordre de grandeur.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Então, isto é apenas para conseguir alguma sensação de escala.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Esto es solo para dar una idea de la escala.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.이러면 그게 대강 어떤 건지 알 수 있을 것 같네요.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Questo è solo per dare un senso delle proporzioni.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Sie sollen nur ein Gefühl für den Maßstab kriegen.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Tämä auttaa hahmottamaan mittakaavaa.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Więc tylko dla poczucia wymiarów.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Значи това е само, за да дам представа за мащаба.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.Это чтобы был понятен масштаб.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.זה רק כדי לתת קנה-מידה.
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.الهدف من هذا هو فقط إعطاؤك إحساساً بالأحجام،
Bu sadece ölçük duygusunu verebilmek için.ジョニー・キャッシュの 格好をした
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.Aby odpowiedzieć na te pytania musimy cofnąć się w czasie.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.Để bắt đầu trả lời cho những câu hỏi này chúng ta cần nhìn lại.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.이 질문에 대한 대답을 하려면 과거를 살펴보아야 합니다.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.Per cominciare a rispondere a queste domande dobbiamo fare un salto nel passato.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.Pour commencer à répondre à ces questions, nous devons regarder en arrière.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.Чтобы ответить на эти вопросы, нужно заглянуть в прошлое.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.כדי להתחיל עם השאלות האלו, אנחנו צריכים להביט אחורנית.
Bu sorulara cevap verebilmek için geçmişe bakmamız lazım.لكي نبدأ الإجابة على تلك الأسئلة، يجب علينا العودة للوراء.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.Abbiamo bisogno di un metodo per rispondere a queste domande.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.Aşadar aveam nevoie de o metodă socială pentru a descoperi răspunsul la aceste întrebări.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.그래서 우리는 이 질문들의 대답을 얻기 위해 사회적 토론이 필요했습니다.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.Necesitamos un método social para encontrar la solución.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.Potřebovali jsme tedy sociální metodu, jak na to najít odpověď.
Bu sorulara yanit verebilmek icin sosyal bir metoda ihtiyacimiz var.Społeczność musi mieć możliwość znajdowania odpowiedzi na takie pytania.