Dang hastalığının erken evrelerinde bütün bu testler negatif sonuç verebilir.Na wczesnym etapie choroby wszystkie badania mogą wyjść ujemnie.
Hop, üç günde yazı yazıp verebilirim" ifadelerini kullanmıştır.Jak sam powiedział: Mogłem skomponować kawałek w ciągu trzech minut.
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.Do żadnego z obiektów nie prowadzi szlak turystyczny, a odszukanie ich może przysporzyć trudności.
İnançlarına göre totem olan hayvana ne zarar verebilir, ne de öldürebilir.Urban Legends Can Kill To, w co nie wierzysz, nie może Cię zabić. (ang.)
Bu formun bireysel olarak zarar verebilirliği çok düşüktür ancak sürüleri yüzlerce sayıdan oluşur.Bydło to jest słabej jakości, gdyż liczy się tylko ich liczba.
Bu aşamada kasaba sakinleri sehpaya çıkarmak istedikleri kişiye oy verebilirler.Zamknięto w ten sposób drogę do miasta tym, którzy chcieli się tam wedrzeć.
Onlara bir şekilde ters düşmüş kişilere acı çektirebilir, hastalık verebilir, hatta öldürebilirler.Mogą nawet sprowadzić chorobę lub śmierć, dlatego składa się im ofiary.
Bir ağaç yaklaşık 15 kg kadar meyve verebilir.Jedno drzewo może dać do 450 kg owoców w ciągu roku.
Başkan gerekli görürse, dosyayı raporu düzenlemek üzere bir üyeye de verebilir.Zapytaj prowadzącego - Uczestnik może poprosić prowadzącego o podpowiedź.
Eski program ve sürücüler hata verebilir.Pasażerowie oraz kierowca wyglądają podejrzanie.
Bana bu sözlüğü verebilir misiniz?Mógłbyś mi podać słownik?
Bana bu sözlüğü verebilir misiniz?Czy mogłabyś podać mi słownik?
Rektal sıcaklık ölçümü ölüm zamanıyla ilgili işaretler verebilir.Den rektala temperaturen kan ge en indikation på tiden då döden inträffat.
Her jüri 1'den 10'a kadar puan verebilir.Varje jurymedlem kan ge mellan 0,0 och 10,0 poäng.
Bu izinleri inceledikten sonra, kullanıcı, uygulamanın yüklenip yüklenmeyeceğine karar verebilir.Efter att ha sett villkoren kan användaren bestämma om den vill installera applikationen eller inte.
Cehennem Köpekleri'ne komut verebilir.Detta kan till och med kosta hundarna livet.
Alkolün su içerisinde çözünmesi olayını örnek olarak verebiliriz.Drickande av alkohol är ett exempel.
Aynı zamanda bu ayrımlar örgütsel ilişkilere de zarar verebilir.Utbrytningar kan även ske inom organisationer.
Çok iştahlı olan bu tırtıllar ağaçlara büyük zararlar verebilirler.Rätt skötta kunde dessa ängar ge stora skördar.
Yaşam tarzında iki veya daha fazla değişikliğin birlikte yapılması ise daha iyi sonuçlar verebilir.Поєднанням двох або більше змін способу життя можна досягнути ще кращих результатів.
Görev verebilir.Можуть давати завдання.
Örneğin, 5-9 (5 nines) türünde bir sistem istatistiksel olarak 99.999% hizmet verebilirlik sağlayabilir.Наприклад, система п'яти дев'яток статистично забезпечує доступність на рівні 99.999%.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Грати можна руками й ногами.
Her üye en fazla beş sorun hakkında oy verebilirdi.Кожна держава може бути представлена в ній делегацією щонайбільше з п'яти осіб.
Simler, arabalarına isim verebilir.Зрештою сім зможе дати ім'я своїй автівці.
D-M Soundex algoritması, tek bir kelime için birbirinden bağımsız 32 sonuç verebilir.Алгоритм Д-M-Саундекс може повернути до 32 окремих фонетичних кодувань для одного імені.
Aynı zamanda kimliğin kanıtı olarak hizmet verebilir.Також клеймо може слугувати знаком якості.
Bir ağaç yaklaşık 15 kg kadar meyve verebilir.Одне дерево дає близько 50 грамів лаку.
Akdeniz bölgesinde yılda 9-15 döl verebilir.За сезон може розвинутись 9-15 поколінь.
O anki gereksinime ya da çok bildik konulara ilişkin alanlarda basit sorular sorabilir ve cevap verebilirim.Я можу ставити прості запитання і відповідати на них в рамках відомих мені тем.
Rakibi yakabilir, büyüsel dayanıklılık, görünmezleri görme gibi büyüler verebilir.У Мері виходить творити складні заклинання, такі як невидимість.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.Недавня черепно-мозкова травма може спричинити проникнення бактерій з носа до мозкових оболон.
Kendisine yöneltilen sorulara kısa sözcüklerle yanıt verebilir ya da baş sallayabilir.Він може відповісти на будь-які запитання з відповіддю так або ні.
Her jüri 1'den 10'a kadar puan verebilir.Кожен суддя міг виставити оцінку від 0 до 10.
Bazen bu çok kötü durumlara sebebiyet verebilir.To může někdy vést k zvláštním situacím.
H360F Üremeye zarar verebilir.H360F: Může poškodit reprodukční schopnost.
Bazen zarar verebilirler.Někdy mohou být uštěkané.
Bununla birlikte, kişiler bazılarına daha iyi yanıt verebilir.Jedinci však mohou lépe reagovat na jisté specifické triptany.
Bu performansı çok az sayıda aktör verebilir.Tím se mohla pochlubit jen málokterá firma.
Aslında, belki de bu tapınağın Semiramis'in işi olduğuna izin verebilirim.Přesto lze tvrdit, že právě tato hrobka položila základ mughalské pohřební architektuře.
Ama evdeki bireylerden sadece hizmetçi bu çağrıya yanıt verebilir.V jiných rodinách se směla vzdalovat pouze hospodyně.
İslam Çağımıza Yanıt Verebilir Mi?Jakou má církev úlohu v dějinách spásy?
Çıktıyı göstermek için bir veya daha fazla işleme giriş izni verebilir.Umožňuje opakovat jeden, nebo více příkazů.
Himalaya Dağları'ndaki buzulların erimesi, yüz milyonlarca insan için su sıkıntılarına yol verebilir.Topirea ghețarilor din Himalaya ar putea conduce la penuria apei pentru sute de milioane de oameni.
H360FD Üremeye zarar verebilir.H360Df: Poate dăuna fătului.
Bununla birlikte, kişiler bazılarına daha iyi yanıt verebilir.Cu toate acestea, este posibil ca anumite persoane să răspundă mai bine la anumiți triptani.
Yaşam tarzında iki veya daha fazla değişikliğin birlikte yapılması ise daha iyi sonuçlar verebilir.Combinarea mai multor modificări ale stilului de viață pot duce la rezultate chiar mai bune.
Aynı zamanda kimliğin kanıtı olarak hizmet verebilir.O medalie poate servi și drept document de identitate.
Bu hastalık sol kalp içi boşluğunda kalınlaşmaya sebep olur, bazı durumlarda ani ölüme sebebiyet verebilir.Șarpele ar fi mușcat-o în dreptul inimii, ceea ce ar fi provocat moartea rapidă.
Seramik içeren topların parçalanması makina parçalarına zarar verebilir.Folosirea unor piese ”pe moarte” pot avaria grav motorul mașinii.
Yem olarak ise dip yemi verebilirsiniz.Din partea mea puteți să crăpați.
Bana biraz para verebilir misin?Îmi poți da niște bani?
Başka birisi cevap verebilir mi?Poate altcineva să dea un răspuns?
Başka birisi cevap verebilir mi?Poate să răspundă altă persoană?
Birisi telefona cevap verebilir mi?Poate cineva să răspundă la telefon?
Sen değişim için oy verebilirsin.Poți vota pentru schimbare.
Yaşam tarzında iki veya daha fazla değişikliğin birlikte yapılması ise daha iyi sonuçlar verebilir.Két vagy több életmódbeli változtatás kombinálásával még jobb eredményeket lehet elérni.
Geçmişten ve gelecekten haber verebilir.Ismeri a múltat és jövőt.
Her an herhangi bir Arap ülkesine karşı saldırı hareketi patlak verebilir.Bármikor robbanhat a szemétbomba Libanonban.
Beyaz tüylerini dikerek, bu şekilde birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için işaret verebilirler.Hangos csettegő kiáltással figyelmeztetik egymást a veszélyre.