Ana içeriğe geç
Sözlük

vere ile cümle

vere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
La sesini verebilmek için, trompetçi si sesini çalar, ama duyuluşu la sesidir.The master then hears a trumpet sound, which his servant does not hear.
Bir kişi organlarını bağışlayarak birçok insana yaşama şansı verebilir.Many organs can be extracted, and many lives can be saved by one body.
Ekilmiş alanlarda meydana geldiğinde ürünlere zarar verebilir.Because it occurs in cultivated areas it is likely able to tolerate disturbance.
Tüketici ise bir müşteri, çalışan veya NPS anketine cevap veren kimse olabilir.The consumer is the customer, employee, or respondent to an NPS survey.
Time dergisi Rihanna'ya performansı için A notu vererek "Rihanna asla hayal kırıklığına uğratmaz.Time magazine graded the performance with an A, saying that "Rihanna never disappoints.
Sağlık ocağı vardır ancak şu an hizmetli olmadığı için hizmet verememektedir.Serving is no serving till it pains to serve.
Estonya Tiyatrosu Tallinn’de opera binası ve konser salonu olarak hizmet veren bir binadır.The Estonia Theatre is an opera house and concert hall in Tallinn, Estonia.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Additional interdisciplinary programs are offered as well.
Java MIDlet'leri destekleyen yazılım geliştirmeye izin veren gömülü bir yazılım sistemidir.It is an embedded software system that allows for software development supporting Java MIDlets.
Bilgisayar algoritmasına örnek verelim.Degrees in Computer System Engineering.
13 fakültesinde 40 farklı dalda eğitim verebilmektedir.Kasey teaches forty different learning skills.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Companies can give people more control, but they can also give them less control.
Şirketler, çalışanlarına ve müşterilerine daha çok ya da daha az denetim verebilir.Companies can give their employees and customers more control or less.
Ve tabii ki bana sorarsanız, size gerçekten iyimser bir bakış açısı vereceğim.And of course, if you ask me, I'm going to give you a really optimistic view.
Ve işte şimdi vereceğim örnekler, açıklayıcı olacaktır.And these particular examples are good ones to make their case.
Ve bu pozu veren çocukların, aslında kurtarılan çocuklar olmadığını da.And it wasn't actually the kids who had been found.
Hatta size bunu nasıl yaptığımızı gösteren bir örnek vereceğim.I'm actually going to give you an example of how we do so.
Kan basıncı endişe verecek şekilde 230'a 170 idi.Her blood pressure was an alarming 230 over 170.
Bu videoda size bir sır vereceğim ve onun sırt kaslarını her gün aynada görebileceksiniz.Jeff Cavaliere, ATHLEANX.COM
Sırtını geriye vererek yükselmeye başlar.Narrator: When he arches his back, he gains altitude.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.The first task Planck faced was to predict how much light a hot filament gives off.
Beyaz bir orduya emir veren seni kastediyorum çok utanç verici!I mean you leading an army of white men? Disgraceful!
Karşınızdakinin dalağını koparabilir, karaciğerine zarar verebilir, kalbini ezebilirsiniz.You can rupture someone's spleen, you can damage their liver, you can bruise someone's heart.
Nasıl cevap vereceğimizi bilemedik. Kendisi cevapladı."what are you going to do if I die right now?"
Şimdi size şaşırtmacalı bir soru vereyim.Let me give you a trick problem.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var. Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.We happen to have number three and number four," we tell the subject.
"Dogbert'in teknik servisi. Sena nasıl zarar verebilirim?""My printer prints a blank page after every document."
Acaba kenarlarına yazıp çizmem için bana akademik yayınlar verecekler mi?Would they give me academic journals so I could scribble in the margins?
Size bir örnek vereyim.I'll give you one more example.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.I'll give you a couple of more examples on irrational decision-making.
Buraya 2'ye ve 7'ye birer sütun vererek bir kafes çiziyoruz.Just like that. We gave the four a row and we gave the eight a row.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Maybe place an ad in the newspapers.
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim. Ama birkaç arkadaşıma söyleyebilirim.I can't give you private lessons, I am your teacher, but I can recommend some of my colleagues.
- Telefona cevap veren oğlundu, değil mi?Your son answered the phone, wasn't it?
Bana biraz borç para verebilir misin?Could you lend me some money?
Bana borç verebilecek birini tanıyor musun?Do you know anyone who could lend me the money?
- Lütfen. Şu çocuğunun ameliyatı için ilan veren adam yardım istedi.That man asked for help for his child's operation.
Evimi elimden almak istiyordu. Yardım ettiğin sadece ben değilim, ama tek para veren benim.I'm not the only one you helped, but the only one paying.
Parayı veren kişiye borcun mu var?You owe that someone who transferred the money?
Aşağıda size iletişim bilgileri verecek bir kartvizit bulunmakta.So there's business cards down there that'll give you contact details.
Şöyle düşünme: 'Eğer bu şekilde devam edersem, bedenin ölmesine izin vereceğim.'Don't think, 'If I keep on going like that I'm going to let the body die.'
Neyse, şerit halindeki bir kağıtla pek çok hoş şey yapılabilir. Katlayarak şekiller verebilirsiniz.Anyway, there's lots of cool things you can do with a strip of paper.
İşlemin diğer tarafında, krediyi veren kişi var, yani ALACAKLI. ..On the other side of the transaction, you have the creditor.
Borçludan ziyade, kredi vereni korumaya dönük uygulamalardı. .They were actually more to protect the creditor than to protect the debtor.
Kimin kiminle evleneceğine siz karar veremezsiniz!- You can't tell another person who to marry!
Niçin bunları yasaklıyorlar anlam veremiyorum.- It used to be illegal for a black person to marry a white person.
Kadınlar oy veremiyordu örneğin. O zamandan bu yana çok geliştik.- Slavery wasn't abolished until Abraham Lincoln.
Şimdi benzer durum örnekleri daha vereceğim.Now, there are other kinds of situations we think of as tie-signs along those very
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.This is part of cybercrime which is a $2-trillion-a-year discontinuity in the global economy.
İsterseniz bunun nasıl faydalı bir şekilde çalıştığına dair birkaç örnek vereyim.Let me give you a couple of examples of how this works in a positive way.
Size başka bir örnek vereceğim, ve bu mesajı nasıl yayacağınızla ilgili.I'll give you another example, and it's how you move this message.
Enzimler de bir bakıma hamura tat veren sırlardan biri.And enzymes are the secret, kind of, ingredient in dough that brings out flavor.
Ve buna örnek olarak hayranlık uyandırıcı bir organ olan insan gözünü verebiliriz.And the example that tends to be given is the human eye, which truly is an awe-inspiring device.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Slowly ideas lead to ideology, lead to policies that lead to actions.
"Kağıt imzalayıp size vereceğim.""You have carte blanche."
"Ben birini vereceğini söylüyoruz benim krallık illerinde ki var fotoğraf. ""I tell you that I would give one of the provinces of my kingdom to have that photograph."
Geliri yaymaya söz verenler daima yalnızca yoksulluğu yaymada başarılı oluyor.Those who promise to spread the wealth around only ever succeed in spreading poverty around.
Ve bir neslin bir sonrakine daha da büyük borç bırakması adaletsizliğine son vereceğiz.And we will stop the unfairness of one generation passing larger and larger debts on to the next.
Ama cevap verebileceğini sanmıyorum.But I don't think he will call.
Yani kendimize bir hediye verebiliriz.So, we can give ourselves a gift.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod