Ana içeriğe geç
Sözlük

verdin ile cümle

verdin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Da quando vivi, hai mai comandato al mattino e assegnato il posto all'aurora
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;De cînd eşti, ai poruncit tu dimineţei? Ai arătat zorilor locul lor,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Depuis que tu existes, as-tu commandé au matin? As-tu montré sa place à l`aurore,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Desde que começaram os teus dias, deste tu ordem � madrugada, ou mostraste � alva o seu lugar,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Hai Ayub, pernahkah engkau barang sekali, menyuruh datang dinihari
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Har du i dine dager befalt morgenen å bryte frem, har du vist morgenrøden dens sted,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Har du i din tid bjudit dagen att gry eller anvisat åt morgonrodnaden dess plats,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Har du nogen Sinde kaldt Morgenen frem, ladet Morgenrøden vide sit Sted,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Hast du bei deiner Zeit dem Morgen geboten und der Morgenröte ihren Ort gezeigt,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Hebt u ooit een nieuwe morgen opgeroepen en de zonsopgang in het oosten laten verschijnen?
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Izażeś za dni twoich rozkazywał świtaniu, i ukazałeś zorzy miejsce jej?
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;네가 나던 날부터 아침을 명하였었느냐 새벽으로 그 처소를 알게 하여
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Oletko eläissäsi käskenyt päivän koittaa tahi osoittanut aamuruskolle paikkansa,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Parancsoltál-é a reggelnek, a mióta megvagy? Kimutattad-é a hajnalnak a helyét?
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Từ khi ngươi sanh , ngươi há có sai_khiến buổi_sáng , Và phân_định chỗ cho hừng đông ,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Từ khi ngươi sanh, ngươi há có sai khiến buổi sáng, Và phân định chỗ cho hừng đông,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Zdaž jsi kdy za dnů svých rozkázal jitru? Ukázal-lis záři jitřní místo její,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Προσεταξας συ την πρωιαν επι των ημερων σου; εδειξας εις την αυγην τον τοπον αυτης,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Давал ли ты когда в жизни своей приказания утру и указывал ли заре место ее,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;Откак започнаха дните ти заповядал ли си ти на утрото И показал на зората мястото й,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;המימיך צוית בקר ידעתה שחר מקמו׃
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;هل في ايامك امرت الصبح. هل عرّفت الفجر موضعه
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;你 自 生 以 來 、 曾 命 定 晨 光 、 使 清 晨 的 日 光 知 道 本 位
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;你 自生 以來 、 曾 命定 晨光 、 使 清晨 的 日光 知道 本位
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?그럼 당신은 통계숫자중 하나를 보여 줄겁니다, 5,000인가요?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Anh mới vừa đưa lên, 1 trong các con số của anh, 5,000 - đúng không nhỉ?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Antes nos mostraste, una de esas cifras, esos 5.000, ¿es esa la cifra?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Hai appena indicato, in uno dei tuoi punti là, che 5.000 - è quella la cifra?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Je bracht net in je statistieken die 5.000 ter sprake.
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Man zeigt einfach eine der Zahlen dort, die 5.000 - ist das die Zahl?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?On met juste, comme l'un de vos chiffres là, ces 5000 - c'est ça ?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Tu ai menționat un număr de 5.000 -- ăsta-i numărul?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Ty wspomniałeś o liczbie 5 tys., tak? Ty wspomniałeś o liczbie 5 tys., tak?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Απλώς το ανέχεσαι, ένας ακόμη αριθμός, αυτό το 5.000-- αυτό είναι το νούμερο;
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Вы только что рассказали, вот, одна из цифр у вас была, Эти 5 000 — такое было число?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?Току що ни показа едно от числата, 5000 - това ли е бройката?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?ואתה הראית עכשיו, כאחד המספרים שלך שם, ש- 5,000...זה המספר הנכון?
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?كنت قد وضعت للتو، أحد أرقامك التي كانت هناك، ذلك هو 5,000 -- أهذا هو الرقم؟
Sen şuan, kendine göre bir sayı verdin, o 5,000 -- sayı buydu dimi?あなたは先ほど5,000人という数字を 出しましたね-- これで合ってますか? ジェイミー・ドラモンド: 毎日救える命の数です
Sen yüz verdin buna, sen.Ти си виновна.
Sen yüz verdin buna.Εσύ...
Sen yüz verdin buna.Ти го разглези.
Şeref verdiniz.Тож, це була честь для нас.
Şeref verdiniz.Aşa cǎ a fost o onoare. Vǎ mulţumim, Murray Gell-Mann (Aplauze)
Şeref verdiniz.Bilo nam je v čast.
Şeref verdiniz.Bolo nám cťou.
Şeref verdiniz.Byla to pro nás čest.
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.Et donc ce fut un honneur.
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.더 많이 알고 계신 듯 하네요. 감사합니다
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.Приятно вас видеть.Спасибо большое Murray Gell-Mann
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.זה היה לנו לכבוד. תודה מארי גל-מאן.
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.لذا كان هذا شرفا. شكرا لك موراي جيل-مان
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.(会場拍手)
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.所以好榮幸(可以請到你過來)。多謝你
Şeref verdiniz.Det har varit en ära.
Şeref verdiniz.E' stato un onore.
Şeref verdiniz.Es war eine Ehre.
Şeref verdiniz.Foi uma honra.
Şeref verdiniz.Ha sido un honor.
Şeref verdiniz.Het was een eer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
verdin ile cümle - Sayfa 37 - verdin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App