Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaChúa đã ban cho người điều lòng người ước_ao , Không từ_chối sự gì môi người cầu_xin .
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaConcedeste-lhe o desejo do seu coração, e não lhe negaste a petição dos seus lábios.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaDu gibst ihm seines Herzens Wunsch und weigerst nicht, was sein Mund bittet. (Sela.)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaEngkau telah memenuhi keinginan hatinya, dan memberi apa yang dimintanya
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHERE, de koning verheugt zich over Uw macht. Met vreugde spreekt hij over het heil dat U geeft.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHerra, sinun voimastasi kuningas iloitsee; kuinka suuresti hän riemuitseekaan sinun avustasi!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHerre! Kongen gleder sig over din makt, og hvor høit han fryder sig ved din frelse!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHERRE, över din makt gläder sig konungen; huru fröjdas han icke högeligen över din seger!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHospodine, v síle tvé raduje se král, a v spasení tvém veselí se přenáramně.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHospodine, v tvojej sile sa raduje kráľ a jako veľmi plesá v tvojom spasení!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHvad hans Hjerte ønskede, gav du ham, du afslog ikke hans Læbers Bøn. - Sela.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaI-ai dat ce -i dorea inima, şi n'ai lăsat neîmplinit ce -i cereau buzele.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela그 마음의 소원을 주셨으며 그 입술의 구함을 거절치 아니하셨나이다 (셀라)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaLe has concedido el deseo de su corazón, y no le has negado la petición de sus labios. (Selah
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaPanie! w mocy twojej raduje się król, a w zbawieniu twojem wielce się weseli.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaSignore, il re gioisce della tua potenza, quanto esulta per la tua salvezza
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaUram, a te erõsségedben örül a király, és a te segítségedben felette örvendez.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaŽeljo srca njegovega si mu dal in prošnje ustnic njegovih mu nisi odrekel. (Sela.)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaИзпълнил си желанието на сърцето му, И от молбата на устните му не си го лишил. (Села).
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaתאות לבו נתתה לו וארשת שפתיו בל מנעת סלה׃
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaشهوة قلبه اعطيته وملتمس شفتيه لم تمنعه. سلاه.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela他 心 裡 所 願 的 、 你 已 經 賜 給 他 . 他 嘴 唇 所 求 的 、 你 未 嘗 不 應 允 。 〔 細 拉
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela他 心裡所願 的 、 你 已 經賜給 他 . 他 嘴唇 所 求 的 、 你 未嘗不應允 。 〔 細拉
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(88:45) отнял у него блеск и престол его поверг на землю;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(89:45) Tu as mis un terme à sa splendeur, Et tu as jeté son trône à terre;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ai pus capăt strălucirii lui, şi i-ai trîntit la pămînt scaunul de domnie;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Áno, odvrátil si ostrie jeho meča a nedal si mu obstáť v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực rỡ người mất đi, Ném ngôi người xuống đất,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực_rỡ người mất đi , Ném ngôi người xuống đất ,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.du vristed ham Staven af Hænde og styrted hans Trone til Jorden,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Du zerstörst seine Reinigkeit und wirfst seinen Stuhl zu Boden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.fizeste cessar o seu esplendor, e arrojaste por terra o seu trono;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Hai smussato il filo della sua spada e non l'hai sostenuto nella battaglia
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Has hecho cesar el cetro de su esplendor, y has echado su trono por tierra
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.I ostrze miecza jego stępiłeś, a nie ratowałeś go w bitwie.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ja, du har låtit hans svärdsegg vika tillbaka och icke hållit honom uppe i striden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Kauakhiri kuasanya yang semarak, takhtanya Kaucampakkan ke tanah
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.저의 영광을 그치게 하시고 그 위를 땅에 엎으셨으며
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Még fegyverének élét is elvetted, és nem segítetted õt a harczban.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Og du lot hans skarpe sverd vike og lot ham ikke holde stand i striden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ook zijn zwaard gaf hem geen overwinning en hij moest zich in de oorlogen gewonnen geven.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Sinä olet kääntänyt takaisin hänen miekkansa terän etkä ole sodassa pitänyt häntä pystyssä.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Storil si, da je minila bleščoba njegova, in prestol njegov si zvrnil na tla.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ztupils i ostří meče jeho, aniž jsi dal jemu, aby ostáti mohl v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Επαυσας την δοξαν αυτου και τον θρονον αυτου ερριψας κατα γης.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Направил си да престане блясъкът му, И тръшнал си престола му на земята.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.השבת מטהרו וכסאו לארץ מגרתה׃
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.ابطلت بهاءه والقيت كرسيه الى الارض.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止 息 、 將 他 的 寶 座 推 倒 於 地
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止息 、 將 他 的 寶座 推倒 於地
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Con đã đưa chocolate cho nó chưa?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, dałaś mu czekoladki?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, gav du honom chokladen?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, gli hai dato i cioccolatini?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, hast du ihm die Schokolade gegeben?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, heb je hem die chocolaatjes gegeven?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, i-ai dat bomboanele de ciocolata?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, lui as-tu donné tes chocolats ?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Ha Ni, sudahkah kau memberinya coklat?
Ha Ni, çikolataları ona verdin mi?Χα Νι, του έδωσες τα σοκολατάκια;