Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.(43:3) Ты рукою Твоею истребил народы, а их насадил; поразил племена и изгнал их;
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.(44:3) De ta main tu as chassé des nations pour les établir, Tu as frappé des peuples pour les étendre.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Bože, svojimi ušami sme slýchali, naši otcovia nám rozprávali. Dielo si vykonal za ich dní, za dávnych dní.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Con tu mano echaste a las naciones para plantarlos a ellos; abatiste a los pueblos y los arrojaste
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Cu mîna Ta, ai izgonit neamuri, ca să -i sădeşti pe ei, ai lovit popoare, ca să -i întinzi pe ei.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Folk drev du bort, men plantede hine, Folkeslag knuste du, men dem lod du brede sig;
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.주께서 주의 손으로 열방을 쫓으시고 열조를 심으시며 주께서 민족들은 괴롭게 하시고 열조는 번성케 하셨나이다
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Ti si z roko svojo izgnal poganske narode in naselil njé, zatrl si ljudstva in razširil njé.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Συ δια της χειρος σου εξεδιωξας εθνη και εφυτευσας αυτους κατεθλιψας λαους και απεδιωξας αυτους.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.Ти си изгорил с ръката Си народите, а тях си насадил; Съкрушил си племена, а тях си разпространил.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.אתה ידך גוים הורשת ותטעם תרע לאמים ותשלחם׃
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.انت بيدك استأصلت الامم وغرستهم. حطمت شعوبا ومددتهم.
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.你 曾 用 手 趕 出 外 邦 人 、 卻 栽 培 了 我 們 列 祖 . 你 苦 待 列 邦 、 卻 叫 我 們 列 祖 發 達
Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.你 曾用手 趕出 外邦人 、 卻 栽培 了 我 們 列祖 . 你 苦待列邦 、 卻叫 我 們 列祖 發達
Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.오늘 이 자리에 오신 것도 여러분 자신이 결정하신 거잖아요, 물론 제가 귀띔을 해줘서
Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.Tak, my zorganizowaliśmy tę konferencję, ale to wy zdecydowaliście się na nią przyjść.
Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.نعم فقد صادف إن عقد هذا المؤتمر لكنكم قررتم أن تحضروه . ربما قام شخص بإعطائكم تلميح بأنه من
Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.中には私のあと押しが必要だった人もいるけどね 私が言いたいのは
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Aj, učívals mnohé, a rukou opuštěných jsi posiloval.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Banyak orang telah kauberi pelajaran, dan mereka yang lemah telah kaukuatkan
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,De multeori tu ai învăţat pe alţii, şi ai întărit mînile slăbite.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Du har selv talt mange til Rette og styrket de slappe Hænder,
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Du har selv vist mange til rette, og maktløse hender styrket du;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Ecco, tu hai istruito molti e a mani fiacche hai ridato vigore
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Eis que tens ensinado a muitos, e tens fortalecido as mãos fracas.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Glej, mnoge si učil in trudne roke si krepčal.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,He aquí, tú instruías a muchos y afirmabas las manos debilitadas
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Hľa, učieval si mnohých a zomdlené ruky si posilňoval;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Ímé sokakat oktattál, és a megfáradott kezeket megerõsítetted;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Katso, monta sinä olet ojentanut, ja hervonneita käsiä olet vahvistanut;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Kìa , ông đã dạy_dỗ nhiều người , Và làm cho tay yếu_đuối ra mạnh_mẽ ;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Kìa, ông đã dạy dỗ nhiều người, Và làm cho tay yếu đuối ra mạnh mẽ;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,전에 네가 여러 사람을 교훈하였고 손이 늘어진 자면 강하게 하였고
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Otoś ich wiele uczył, i ręceś mdłe potwierdzał.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Se, många har du visat till rätta, och maktlösa händer har du stärkt;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Siehe, du hast viele unterwiesen und lässige Hände gestärkt;
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Voici, tu as souvent enseigné les autres, Tu as fortifié les mains languissantes,
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Ιδου, συ ενουθετησας πολλους και χειρας αδυνατους ενισχυσας.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Вот, ты наставлял многих и опустившиеся руки поддерживал,
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,Ето, ти си научил мнозина, И немощни ръце си укрепил.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,הנה יסרת רבים וידים רפות תחזק׃
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,ها انت قد ارشدت كثيرين وشددت ايادي مرتخية.
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,你 素 來 教 導 許 多 的 人 、 又 堅 固 軟 弱 的 手
Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,你 素來教 導許 多 的 人 、 又 堅固 軟弱 的 手
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.Díky kterému v podstatě poskytnete informace výměnou za ochranu vaší osoby před stíháním.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- En la cual básicamente entregabas información a cambio de protección, para evitar una demanda.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.En vertu duquel vous leur donnez des informations en échange d'une protection contre toutes poursuites.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- In pratica, gli davi delle informazioni in cambio dell'immunità dall'indagine.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.-Σε τι αφορούσαν οι πληροφορίες που δώσατε με αντάλλαγμα την προστασία από τη δίωξη;
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.-В, который вы в основном передал информацию по им в обмен на защиту от судебного преследования.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.شريطة الحماية من الادعاء.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- 情報の受け渡しではありませんでした。 ─少なくとも、そういう風には思えません。
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Agora, pois, Senhor Jeová, tu és Deus, e as tuas palavras são verdade, e tens prometido a teu servo este bem.
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Ahora pues, oh Señor Jehovah, tú eres Dios, y tus palabras son verdad, y has prometido este bien a tu siervo
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Derfor, Herre, HERRE, du er Gud, og dine Ord er Sandhed! Du har givet din Tjener denne Forjættelse,
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.주 여호와여 오직 주는 하나님이시며 말씀이 참되시니이다 주께서 이 좋은 것으로 종에게 허락하셨사오니
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Och nu, Herre, HERRE, du är Gud, och dina ord äro sanning; och du du har lovat din tjänare detta goda,
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Og nu, Herre, Herre, du er Gud, og dine ord skal bli sannhet, og du har lovt din tjener denne lykke.
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Ora, Signore, tu sei Dio, le tue parole sono verità e hai promesso questo bene al tuo servo
Ey Egemen RAB, sen Tanrısın! Sözlerin gerçektir ve kuluna bu iyi sözü verdin.Teraz tedy, Panie Boże, tyś sam Bóg, a słowa twe są prawdą, i rzekłeś do sługi twojego te dobre rzeczy.