Ana içeriğe geç
Sözlük

verdin ile cümle

verdin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir uzay şirketi kurmaya karar verdin.وقررت بناء شركة فضاء،
Bir uzay şirketi kurmaya karar verdin.よりにもよって なんでまた そんなことを?
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Dajcie nam narzędzia. Dajcie rolnikom narzędzia.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Dateci attrezzi. Dateci attrezzi per coltivare la terra.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Daţi-ne unelte. Daţi fermierilor unelte.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Deem-nos ferramentas.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Des outils. Des outils pour les agriculteurs.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Đưa chúng tôi công cụ. Đưa nông dân những nông cụ cần thiết cho họ.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Geef ons gereedschap. Geef de boeren gereedschap.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Gib uns Werkzeuge. Gib den Bauern Werkzeuge.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.우리에게 도구를 주세요. 농부들에게 연장을 주세요.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Mi lennék? Én! Ha Emma nem mentett volna meg?
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.Дайте ни инструменти. Дайте на фермерите инструменти.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.תנו לנו כלים. תנו לחקלאים כלים.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.قدموا لنا معدات. قدموا معدات للمزارعين.
Bize araçlar verdiniz, çiftçilere yardım ettiniz.雨が降れば食物が育つ土地はあるのだから
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?C'est pour ça que tu nous as amenées ici et que tu nous as couvertes de cadeaux ?
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?Ezért hoztál ide minket és halmoztál el ajándékokkal?
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?Μας κάλεσες εδώ και μας έδωσες δώρα για να μας πεις αυτό;
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?هل اتصلت بنا لتعطينا الهداية, وهكذا يمكنك اخبارنا بهذا؟
Böyle bir işte çalışmaya nasıl karar verdin ki?C'est son enterrement demain.
Bugün sıradan politika için değil, eylem için oy verdiniz.Ce soir vous avez voté pour l'action, pas pour les politiques d'habitude.
Bugün sıradan politika için değil, eylem için oy verdiniz.Esta noche, ustedes votaron a favor de la acción, no a favor de la política de siempre.
Bugün sıradan politika için değil, eylem için oy verdiniz.Heute Abend wählten Sie handeln, nicht die Politik wie gewohnt.
Bugün sıradan politika için değil, eylem için oy verdiniz.Απόψε ψηφίσατε υπέρ της δράσης, όχι απλά της πολιτικής.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Aber das Ergebnis ist: Sie lagen falsch.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.A kettő kombinációja azt eredményezi, valami olyat, hogy rosszul válaszoltak.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz. Bu nasıl olabilir?La combinazione di ciò produce qualcosa che è difatti, il fatto che vi siete sbagliati.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Cette combinaison produit quelque chose qui est en fait, vous vous êtes trompés.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Combinaţia acestor lucruri produce ceva ce e de fapt, aţi greşit chestia asta.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.그 조합의 결과는 실제로 여러분이 이 문제를 틀렸다는 사실입니다.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Kombinacja ta wywołała coś co jest nieprawdą.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Kombinationen av detta skapar någonting som gör att ni fattar fel.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.La combinación de eso produce algo que es que, de hecho os habéis confundido.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Maar toch hebben velen dit mis.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.Вследствие на тази комбинация всъщност сгрешихте тук.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.И в результате всего этого получается, что вы дали неверный ответ.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.הקומבינציה הזאת יוצרת משהו שהוא למעשה, הבנתם זאת לא נכון.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.مزيج ذلك ينتج شئ ما هو في الحقيقة ،إنك حصلت على هذا الشئ خطئاً.
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.実際に皆さんは 間違った答えをしてしまうということです どうしてそのようなことが起こるのでしょうか?
Bu mantıklı değil mi? Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.Безумовно, так сталось, що ця конференція відбулася, але ж ви, хлопці, вирішили її реалізувати.
Bunun için oy verdin mi?Ai votat pentru asta?
Bunun için oy verdin mi?Apakah Anda memilih untuk itu?
Bunun için oy verdin mi?Hai votato per questo?
Bunun için oy verdin mi?Hast du dafür gestimmt?
Bunun için oy verdin mi?¿Has votado por ello?
Bunun için oy verdin mi?Вие ли гласувахте за това?
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Es ist einfach sagt Ihnen, gut, sagen wir Ihnen beschlossen nicht zu kaufen das Haus.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Jen vám říká, řekněme, že jste se rozhodli dům nekoupit.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Σας λέει το εξής. Έστω ότι αποφασίζετε να μην αγοράσετε το σπίτι.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.言うだけです。 あなたの仮定を全て出しましょう、この時あなたの銀行口座に、
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?어떻게 그런 어려운 상황속에서 신문사를 이어받겠다는
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?אז איך את הגעת לידיי ההחלטה ולקחת את האחריות של לנהל עיתון,
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?فكيف استطعت ان تمسكي بزمام الامور وتتولي المسؤوليات المتعلقة بادارة تلك الصحيفة
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?決定を下し 責任を引き受け 新聞を続けているのですか 特にこの難しい情勢のなかで
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Anh bảo, "Anh không biết phải bảo với em làm sao, nhưng em đã cho anh món quà lớn nhất bởi vì anh sắp chết."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Azt mondta, "Nem tudom, hogy mondjam el neked ezt, de a leszebb ajándékot adtad nekem, mert meg fogok halni."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.El a spus: "Nu ştiu cum să-ţi spun asta, dar mi-ai dat cel mai mare dar, fiindcă voi muri."
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Él dijo, "No sé como decirte esto, pero me diste el regalo más grandioso porque voy a morir".
"Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ama bana en büyük hediyeyi verdin çünkü öleceğim.", demiş.Il a dit, " Je ne sais pas comment te dire, que tu m'as offert le plus beau cadeau parce que je vais mourir. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod