Ona bir dil bilgisi kitabı verdim.I gave him a grammar book.
Ona iki kek verdim ve sordum, "onların her ikisini de yiyecek misin?"I gave him two cakes and asked, "Are you going to eat them both?"
Karar verdim.I've decided.
Söz verdim.I promised.
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Onlara yıl dönümü kutlaması için bir hediye verdim.I gave them a present for their anniversary.
Sana söz verdim.I gave you my word.
Kanji çalışmaya karar verdim.I've decided to study kanji.
Zaten sipariş verdim.I already ordered.
Ebeveynlerime içmeyeceğime söz verdim.I promised my parents I wouldn't drink.
Arkadaşımın ev ödevimi kopyalamasına izin verdim.I let my friend copy my homework.
Biramın birazını Tom'un içmesine izin verdim.I let Tom drink some of my beer.
Tom'un beyzbol eldivenimi ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my baseball glove.
Tom'un evde kalmasına izin verdim.I let Tom in the house.
Tom'u yalnız bırakacağıma söz verdim.I promised to leave Tom alone.
Ben yalnız bırakılmam için emirler verdim.I gave orders I was to be left alone.
Telefon numaramı ona verdim.I gave him my phone number.
Bütün gece boyunca çalışmaya karar verdim.I decided to study all night long.
Biraz heyecan arıyordum bu yüzden kelepçeleri getirmeye karar verdim.I was looking for some excitement so I decided to bring the handcuffs.
Silahlarımı hediye verdim.I gave my weapons away.
Tom'a iş verdim.I hired Tom.
Tom'a söz verdim.I promised Tom.
Onlara rüşvet verdim.I bribed them.
Zaten karar verdim.I've already decided.
Ben söz verdim.I gave my word.
Numaranı önceden Tom'a verdim.I already gave Tom your number.
Telefona cevap verdim.I answered the phone.
Ben senin sorularına cevap verdim. Şimdi sana birkaç soru sorayım.I answered your questions. Now let me ask you a few.
Koleje gidebilirdim ama gitmemeye karar verdim.I could have gone to college, but I decided not to.
Ben biraz daha kalabilirdim ama yoruluyordum bu yüzden gitmeye karar verdim.I could have stayed a while longer, but I was getting tired, so I decided to leave.
Onu yapmada aleyhte karar verdim.I decided against doing that.
Riski almak zorunda olduğuma karar verdim.I decided I had to take the risk.
Riski göze almaya karar verdim.I decided I'd take a chance.
Onun iyi bir fikir olduğuna karar verdim.I decided it was a good idea.
Eve gelme zamanı olduğuna karar verdim.I decided it was time to come home.
Bostona geri gitmemeye karar verdim.I decided not to go back to Boston.
Fransızca çalışmamaya karar verdim.I decided not to study French.
Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdim.I decided to ask Mary out.
Yüzmeye gitmeye karar verdim.I decided to go swimming.
Tom'u bir şey yapmasını ikna etmeye çabalamayı durdurmaya karar verdim.I decided to stop trying to convince Tom to do anything.
Sahip olduğum tüm parayı dilenciye verdim.I gave the beggar all the money I had.
Sonunda gitmeye ve Tom'u görmeye karar verdim.I finally decided to go and see Tom.
Evsiz bir adama yirmi dolar verdim.I gave a homeless man twenty dollars.
Onu geri verdim.I gave it back.
Onu Tom'a verdim.I gave it to Tom.
Eski ceketimi Tom'a verdim.I gave my old coat to Tom.
Ben de Tom'a bir tane verdim.I gave one to Tom, too.
Eski giysilerimden bazılarını Selamet Ordusu'na verdim.I gave some of my old clothes to the Salvation Army.
Bu sabah o kitabı Tom'a verdim.I gave that book to Tom this morning.
O siparişi altı saat önce verdim.I gave that order six hours ago.
Tom'a bir battaniye verdim.I gave Tom a blanket.
Tom'a bir şans verdim.I gave Tom a chance.
Konserim için Tom'a birkaç bilet verdim.I gave Tom a couple of tickets for my concert.
Tom'a direkt bir emir verdim ama umursamadı.I gave Tom a direct order, but he ignored it.
Tom'a sahte bir adres verdim.I gave Tom a fake address.
Raporunu bitirmesi için Tom'a biraz daha para verdim.I gave Tom a little more time to finish his report.
Tom'a hafif bir yatıştırıcı verdim.I gave Tom a mild sedative.
Tom'a bir yatıştırıcı verdim.I gave Tom a sedative.
Tom'a bütün paramı verdim.I gave Tom all my money.
Yanımdaki bütün parayı Tom'a verdim.I gave Tom all the money I had on me.