Tom'a bir şans daha verdim.I gave Tom another chance.
Tom'a istediği her şeyi verdim.I gave Tom everything he asked for.
Tom'a açık talimatlar verdim.I gave Tom explicit instructions.
Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.I gave Tom Mary's phone number.
Tom'a pazartesi izin verdim.I gave Tom Monday off.
Tom'a onun hakkında Mary ile konuşmayacağıma söz verdim.I gave Tom my word that I wouldn't talk to Mary about that.
Tom'a biraz para verdim.I gave Tom some money.
Tom'a öğleden sonra izin verdim.I gave Tom the afternoon off.
Tom'a günlük izin verdim.I gave Tom the day off.
Tom'a sabah izin verdim.I gave Tom the morning off.
Tom'a gece izini verdim.I gave Tom the night off.
Tom'a daha önce Mary'ye verdiğim aynı nasihatı verdim.I gave Tom the same advice that I'd already given Mary.
Tom'a istediği şeyleri verdim.I gave Tom the things he wanted.
Tom'a istediği silahları verdim.I gave Tom the weapons he wanted.
Tom'a istediğini verdim.I gave Tom what he asked for.
Tom'a adresini verdim.I gave Tom your address.
Sana bir fırsat verdim ama onu almadın.I gave you a chance, but you didn't take it.
Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.I gave you an extra hour and you still didn't finish the job.
Sana istediğini verdim.I gave you what you asked for.
İstediğini sana verdim.I gave you what you wanted.
Onu almak için şansım vardı ama almamaya karar verdim.I had the chance to buy that, but I decided not to.
Ben yüzüğünü ona geri verdim.I gave him back his ring.
Tom'a zaten bir hediye verdim.I've already given Tom a present.
Tom'a zaten bilgiyi verdim.I've already given Tom the information.
İşi bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
Bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
Tom'a dava açmamaya karar verdim.I've decided not to sue Tom.
İş teklifini kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept the job offer.
Tom'u affetmeye karar verdim.I've decided to forgive Tom.
Siyasete girmeye karar verdim.I've decided to get into politics.
Politikaya girmeye karar verdim.I've decided to get into politics.
Öğretmenliğe başlamaya karar verdim.I've decided to get into teaching.
Öğretmenlik işine girmeye karar verdim.I've decided to get into teaching.
Kendi işimi yürütmeye karar verdim.I've decided to go into business for myself.
Diyete başlamaya karar verdim.I've decided to go on a diet.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave Boston.
Boston'u terketmeye karar verdim.I've decided to leave Boston.
Tom'la evlenmeye karar verdim.I've decided to marry Tom.
İşimi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
İşi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
Burada kalmaya karar verdim.I've decided to remain here.
İstifa etmeye karar verdim.I've decided to resign.
Emekliye ayrılmaya karar verdim.I've decided to retire.
Evet demeye karar verdim.I've decided to say yes.
Sadece ithal şarap sunmaya karar verdim.I've decided to serve only imported wine.
Yalnızca ithal şarap sunmaya karar verdim.I've decided to serve only imported wine.
Kalmaya karar verdim.I've decided to stay.
Bir roman yazmaya karar verdim.I've decided to write a novel.
Roman yazmaya karar verdim.I've decided to write a novel.
Şu ana kadar istediği her şeyi Tom'a verdim.I've given Tom everything he's ever asked for.
Tom'a yiyecek bir şey verdim.I've given Tom something to eat.
Sana istediğin her şeyi verdim.I've given you everything you wanted.
Sana istediğin bilgiyi verdim.I've given you the information you asked for.
Ben sana çok şans verdim.I've given you too many chances.
Bir karar verdim.I've made a decision.
Bazı kararlar verdim.I've made some decisions.
Kararım hakkında Tom'a bilgi verdim.I informed Tom of my decision.
Onu atmaya karar verdim.I'd decided to throw that away.
Ben sadece eve erken gelmeye karar verdim.I just decided I'd come home early.
Az önce kan verdim.I just gave blood.