Ben eğitime devam etmek için karar verdim.I've decided to continue studying.
Partiye gitmeyeceğime karar verdim.I've decided that I won't go to the party.
Sorulara doğru yanıtlar verdim.I gave the correct answers to the questions.
Yememiz için bir şey yapmaya karar verdim.I've decided to make something for us to eat.
Çaldığım bütün paraları geri vermeye karar verdim.I've made up my mind to give back all the money I stole.
Gitmeye karar verdim.I've made up my mind to go.
Arp çalmayı öğrenmeye karar verdim.I've made up my mind to learn how to play the harp.
Onun geceyi evimde geçirmesine izin verdim.I let him spend the night in my house.
Ben kediye süt verdim.I gave the milk to the cat.
Beni öldürmekle tehdit ettiler bu yüzden cüzdanımı onlara verdim.They threatened to kill me so I gave them up my wallet.
Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.I've decided to join the volunteer fire department.
Tom'un beni affetmesini rica etmek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Tom to forgive me.
Mary'nin benimle evlenmesini istemek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Mary to marry me.
O bana para verdi ama hemen onu ona geri verdim.He gave me money, but I gave it back to him immediately.
Ona bir kitap ödünç verdim ama o hala geri vermedi.I lent him a book, but he has not yet given it back.
Ona bir kitap ödünç verdim fakat onu hâlâ geri vermedi.I lent him a book, but he has not given it back yet.
Üzerimde bulunan tüm parayı dilenciye verdim.I gave the beggar all the money I had on me.
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.
Uykuna son verdim.I ended your sleep.
Arabanı verdim.I gave your car.
Ona söylememek için söz verdim.I promised not to tell him.
Arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim.I decided to ask my friend for help.
Ben köpeklere biraz su verdim.I gave some water to the dogs.
Sadece yeni bir deneyim kazanmak için Esperanto öğrenmeyi denemeye karar verdim.I decided to try to learn Esperanto, just to make a new experience.
Hacılarla gitmeye karar verdim.I decided to go away with the pilgrims.
Ona sadece tavsiye vermedim ayrıca bir bisiklet de verdim.I didn't only give him advice, but a bicycle as well.
Tatoeba'da günde 20 tane cümle yazmaya karar verdim.I decided to write 20 sentences a day on Tatoeba.
Ben kedinin içeri girmesine izin verdim.I let the cat in.
Ona gitmesi için izin verdim.I said it was OK for him to go.
Ben sana hayatımı verdim.I gave you my life.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.I have decided to keep a diary this year.
Bu yıl bir günlük tutmak için karar verdim.I have made a resolution to keep a diary this year.
Arkadaşıma biraz para ödünç verdim.I lent my friend some money.
Ben burada kalmaya karar verdim.I decided to stay here.
Ben kırmızı kapaklı bir kitap buldum ve onu ödünç almaya karar verdim.I found a book with a red cover and decided to borrow it.
Bugün Esperantoca öğrenmeye karar verdim.Today I decided to learn Esperanto.
Ne kadar zor olursa olsun, işi yapmak için kararımı verdim.I made up my mind to do the work no matter how hard it might be.
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Ben kendim gitmeye karar verdim.I resolved myself to go.
Bu filmi önceden izlememe rağmen, onu tekrar izlemeye karar verdim.Even though I already saw this movie, I decided to see it again.
Temyize gitmemeye karar verdim.I've decided not to appeal.
Bütün kalan paramı kuaföre verdim.I gave all the money I had left to the hairdresser.
Stenografi okumaya karar verdim.I decided to study stenography.
Ona uzun bir ömür dileyerek kızıma Nairu ismini verdim.I named my daughter Nairu wishing her long life.
Şimdiye kadar ilk kez bir misal verdim.This is the first time I've ever given an example.
Tom'a Almanya hakkında bir kitap ödünç verdim.I lent Tom a book about Germany.
Onu Tom'a dün verdim.I gave it to Tom yesterday.
Sence kilo verdim mi?Do you think I've lost weight?
Tom'a benimle çalışması için bir şans verdim.I gave Tom a chance to work with me.
Onu atmayı düşündüm ama onu saklamaya karar verdim.I thought about throwing it away, but decided to keep it.
Onun üzerinde düşündüm ve gitmemeye karar verdim.I thought it over and decided not to go.
Onun üzerinde düşündüm ve Tom'a her şeyi söylemeye karar verdim.I thought it over and decided to tell Tom everything.
Ben İngilizce yazmayı durdurmaya karar verdim.I have decided to stop writing in English.
Arkadaşlığımızı bitirmeye karar verdim.I've decided to end our friendship.
Ona kimseye söylemeyeceğime söz verdim.I promised him not to tell anyone.
Dava açmamaya karar verdim.He decided not to press charges.
Tom ile yapmak için daha fazla bir şey istemediğine karar verdim.I decided I didn't want anything more to do with Tom.
Ben zaten kararımı verdim.I've already made up my mind.
Nihayet kararımı verdim.I've finally made up my mind.
Nihayet bir karar verdim.I've finally made a decision.