Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Donc, j'avais décidé d'essayer d'écrire quelque chose de plus amusant.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Dus besloot ik te proberen iets leukers te schrijven.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Jadi saya mencoba menulis sesuatu yang lebih menyenangkan
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Jag bestämde mig för att skriva något roligare.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Joten päätin tehdä jotain hauskempaa.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.그래서 좀 더 재미있는 것을 써보기로 했습니다.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Rozhodol som sa teda skúsiť napísať niečo zábavnejšie.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Tak jsem se rozhodl, že se pokusím napsat něco více zábavného.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Úgy gondoltam, inkább írok valami szórakoztatóbbat.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Vì thế tôi quyết định thử viết một cái gì đó vui vẻ hơn
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Zato sem se odločil napisati nekaj bolj zabavnega.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Οπότε, αποφάσισα να προσπαθήσω να γράψω κάτι πιο ευχάριστο.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.А потому я решил попытаться написать что-либо в своё удовольствие.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.Затова реших да напиша нещо по-забавно.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.אז החלטתי לנסות לכתוב משהו יותר מהנה.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.لذا فقد قررت محاولة شيئاً ما أكثر متعة.
Ben de şansımı daha eğlenceli birşeyler yazmakta denemeye karar verdim.それで 料理の本を書こうと思いつきました
Ben de su yapmaya karar verdim.Dan saya memutuskan untuk membuat air.
Ben de su yapmaya karar verdim.Ed io decisi di creare l'acqua.
Ben de su yapmaya karar verdim.E eu decidi fazer água.
Ben de su yapmaya karar verdim.Et j'ai décidé de faire de l'eau.
Ben de su yapmaya karar verdim. (Kahkahalar)Y decidí hacer agua (Risas)
Ben de su yapmaya karar verdim.물을 만들려고 했거든요.
Ben de su yapmaya karar verdim.Şi am decis să fac apă.
Ben de su yapmaya karar verdim.Tôi quyết định mình sẽ tạo ra nước.
Ben de su yapmaya karar verdim.Zdecydowałem się zrobić wodę.
Ben de su yapmaya karar verdim.А аз реших да правя вода.
Ben de su yapmaya karar verdim.והחלטתי לייצר מים.
Ben de su yapmaya karar verdim.وقررت بأن أصنع الماء
Ben de su yapmaya karar verdim.(笑)
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.E ho deciso che dovevo fare qualcosa di più che disegnare aerei di fantasia.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Et j'ai décidé de me rapprocher plus que de me contenter de dessiner des avions imaginaires.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Ik besloot dat ik dichterbij moest komen dan alleen maar nep-vliegtuigen tekenen.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.그래서 저는 이 로맨스에 좀 더 가까이 다가가고자 환상속의 비행기들을 그려내려 했습니다.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Por lo que decidí que debía acercarme un poco más que simplemente dibujar aeroplanos de fantasía.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Și am decis că trebuie să mă implic mai mult decât doar desenând avioane fantezie.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Und mir wurde klar, dass ich da näher herankommen musste, als nur erfundene Flugzeuge zu malen.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Và tôi quyết định là mình phải tiến gần hơn là chỉ vẽ những chiếc máy bay theo trí tưởng tượng.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Zdecydowałem się pójść dalej niż byłem rysując wymyślone samoloty.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.И реших, че трябва да се приближа повече от това само да рисувам измислени самолети.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Я решил, что должен делать нечто большее, чем просто рисовать выдуманные самолёты.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.והחלטתי שעלי להתקרב יותר מאשר סתם לצייר מטוסים דימיוניים.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.وقررت الاقتراب اكثر من مجرد رسم طائرات خيالية
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.満足できなくなったのです 実際に設計したくなりました
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Amikor megnősültem, megígértem a feleségemnek, hogy úgy fogom hallgatni minden nap, mintha először hallanám.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Când m-am căsătorit, i-am promis soției că o voi asculta în fiecare zi ca și cum ar fi pentru prima dată.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Cuando me casé con mi esposa le prometí que la escucharía cada día como si fuese la primera vez.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Gdy brałem ślub obiecałem żonie, że będę jej słuchał każdego dnia tak, jak za pierwszym razem.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Když jsem si bral svou ženu, slíbil jsem jí, že jí budu naslouchat každý den, jako by to bylo poprvé.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Keď som si bral moju ženu, sľúbil som jej, že jej budem načúvať každý deň tak, ako v ten prvý.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Khi tôi cưới vợ, tôi hứa là tôi sẽ luôn lắng nghe cô ấy mỗi ngày như những ngày đầu mới quen.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.제가 제 아내와 결혼할때 매일 귀 기울여 들어주겠다고 약속했어요, 마치 처음처럼.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Quand j'ai épousé ma femme, je lui ai promis de l"écouter tous les jours comme si c"était la première fois.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Quando eu me casei com minha mulher, eu prometi-lhe que a ouviria todos os dias como se fosse a primeira vez.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Όταν παντρεύτηκα τη γυναίκα μου, της υποσχέθηκα ότι θα την ακούω κάθε μέρα σαν να ήταν η πρώτη φορά.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Когато се ожених за съпругата си, й обещах, че ще я слушам всеки ден, като че ли за първи път.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Когда я женился, я обещал своей жене, что буду слушать её каждый день, как будто в первый раз.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.Коли я одружився, я обіцяв дружині, що буду слухати її щодня, наче в перший раз.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.כשהתחתנתי עם אישתי, הבטחתי לה שאקשיב לה בכל יום כמו היתה זו הפעם הראשונה.
Ben eşimle evlendiğim zaman, ona her gün onu, sanki ilk kezmiş gibi, dinleyeceğime söz verdim.عندما تقدمت الى زوجتي وعدتها ان استمع إليها كل يوم كما لو كنت استمع إليها لاول مرة