Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Quindi ho spezzato l'ago. E ho fatto sembrare come se fosse stato Hulk a romperlo.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Thế nên tôi bẻ cây kim. Và làm nó trở nên như thể là Hulk đã bẻ gãy nó.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Złamałem więc ją tak, aby wydawało się, że to Hulk ją złamał.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Zlomil som ihlu a naaranžoval ju tak, akoby ju zlomil Hulk.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Затова счупих иглата. И придадох на иглата вид, като че ли Хълк я е счупил.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.Ну, я сломал иголку. А сделал так, чтобы выглядело, как будто это сломал Халк.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.אז שברתי את המחט, וגרמתי למחט להראות כאילו הענק שבר אותה.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.فكسرت الإبرة وجعلتها تبدو وكأن اﻟ"الهَلْك" هو من كسرها.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.いかにもハルクが 折ったようにした 足を入れるために
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Also beschloss ich, ich werde mir das Malen selbst beibringen.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Aşa că am decis că voi învăţa singur cum să pictez.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Así que decidí aprender a pintar por mi cuenta.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Così decisi di imparare a dipingere da solo.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Donc j'ai décidé que j'allais apprendre à peindre par moi même
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Dus besloot ik om me zelf te leren schilderen.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Elhatároztam, hogy megtanulok magamtól festeni.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.그래서 스스로 그림 그리는 법을 배우기로 했습니다.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Postanowiłem więc, że samodzielnie nauczę się malować.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Saya pun memutuskan, saya akan belajar melukis sendiri.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Затова реших, че ще се науча да рисувам живопис сам.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.Поэтому я решил, что сам научусь писать красками.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.אז החלטתי, אני הולך ללמוד לצייר בעצמי.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.لذا قررت، سأتعلم الرسم بنفسي.
Bende kendi kendime resim yapmayı öğrenmeye karar verdim.私がどんな風に描いたか
Ben de Londra'ya gitmeye ve insani yardım sektöründe tekrar çalışmaya karar verdim.Così decisi di partire per Londra dove iniziai a lavorare di nuovo nel settore umanitario.
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Họ sẽ không để cho tôi yên cho đến khi tôi tặng họ một thứ, nhưng đó cũng không phải là thứ tốt."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."그들은 제가 이 작품 중 하나를 줄 때까지 저를 내버려 두지 않았어요. 물론 제가 준 그 작품은 썩 좋은 작품은 아니었죠."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi.""Não me deixaram em paz enquanto eu não lhes dei uma peça, "mas não era lá muito boa."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nem hagytak békében, amíg nem adtam nekik egy alkotást, de az nem volt valami jó példány."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nenechali ma na pokoji, až kým som im nedal jeden z kusov. Ale ten nestál za to."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nie zostawią mnie w spokoju, dopóki nie pozwolę im posiadać części, lecz to nie było uprzejme."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."No me quisieron dejar tranquilo hasta que les entregué una pieza, pero no era una muy buena".
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Non mi hanno lasciato in pace finché non gli ho fatto avere un pezzo, ma non gli ho dato uno di quelli buoni."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nu au renunţat până nu le-am cedat o piesă, dar nu a fost cea mai bună."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Sie wollten nicht nachgeben, bis ich ihnen ein Stück überließ, aber es war kein gutes."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Ze lieten me niet met rust tot ik hen een stuk gaf, maar het was geen goed stuk."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Δε με άφηναν στην ησυχία μου μέχρι που τους χάρισα ένα κομμάτι, αλλά δεν άξιζε και πολλά."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Не искаха да ме оставят на мира, докато не им дам нещо, но така или иначе не беше толкова ценно."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Они не оставляли меня в покое, пока не получили один экспонат из коллекции, но я дал им не самый ценный."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."הם לא עזבו אותי לנפשי עד שנתתי להם כלי, אבל הוא לא היה טוב."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."لم يدعني وشأني حتى أعطيته قطعه لكنها لم تكن فكرة جيدة
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."大した品ではなかったがね」 (笑) そこで博士を ウォフォードに招待して 講義をしてもらおうと思いたちました
Ben de ona bir söz verdim.Alors je lui ai fait une promesse.
Ben de ona bir söz verdim.A tak jsem mu dal svůj slib.
Ben de ona bir söz verdim.Dan jadi saya membuatnya janji
Ben de ona bir söz verdim.E così gli feci una promessa
Ben de ona bir söz verdim.En dus heb ik hem een belofte gemaakt
Ben de ona bir söz verdim.Então eu prometi a ele
Ben de ona bir söz verdim.Estamos sólos, nadie se hace cargo de nosotros
Ben de ona bir söz verdim.És tettem neki egy ígéretet.
Ben de ona bir söz verdim.그래서 나는 그에게 약속했습니다
Ben de ona bir söz verdim.Och så lovade jag honom en sak
Ben de ona bir söz verdim.Og så jeg gjorde ham et løfte
Ben de ona bir söz verdim.Şi aşa l-au făcut o promisiune
Ben de ona bir söz verdim.Và vì vậy tôi làm cho anh ta một lời hứa
Ben de ona bir söz verdim.「彼らを止めるため、出来うること全てをやるよ。」
Ben de ona bir söz verdim.所以我對他許下了一個承諾
Ben de onlara 6 GCSE sorusu verdim.Aku memberi mereka 6 pertanyaan GCSE.
Ben de onlara 6 GCSE sorusu verdim.Dałem im 6 pytań z egzaminu GCSE.
Ben de onlara 6 GCSE sorusu verdim.Gli do 6 domande GSCE