Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.قررت الذهاب الى الشركة والنظر فيما اذا كنت سأحدث اي تغيير هناك.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.実際に取り組んでみたかったのです 30年たった今振り返ると
Ama sen evlenmek üzeresin ve herkes için daha kötü bir... ...hale getirmeden çekilmeye karar verdim.Je gaat trouwen en het leek me beter dat niemand het over ons ter ore kwam.
Ama sen evlenmek üzeresin ve herkes için daha kötü bir... ...hale getirmeden çekilmeye karar verdim.و لكن لديك مشاريع للزواج و فكرت أنه من الأفضل أن أوقف أي شيء قبل أن يؤدي لوضع سيء للجميع
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.Dar în cele din urmă, am decis că ce ar trebui să fac de fapt e să nu lupt cu ce sunt, ci s-o accept.
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.하지만 결국 이런 결정을 하게 됬어요. 내가 진정 해야 할 일은 "나"라는 사람을 부정할 게 아니라
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.Maar uiteindelijk besloot ik dat ik niet meer moest bevechten wie ik ben, maar het omarmen.
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.Pero al final, decidí que lo que realmente tenía que hacer era no luchar contra lo que soy, sino aceptarlo.
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.Но, в конце концов я решил, что не нужно сражаться с собой, нужно принять себя. И решил:
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.אבל בסופו של דבר, החלטתי שאני לא צריך להילחם במי שאני,
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.لكن أخيراً، قررت أن مايتوجّب عليّ فعله حقاً ليس محاربة ماهيتي،
Ama sonunda olduğum kişiyle savaşmamaya ve kendimi olduğum gibi kucaklamaya karar verdim.僕は決断した 僕が本当にすべきことは 僕が誰であるかを追及するのではなく ただ自分自身をありのまま 認めるべきだってことさ
Ama TED için burada olduğum için, konuşmamı daha modern bir şekilde yapmaya karar verdim,하지만 제가 테드에 온 이상, 테드 정신에 따라 좀 더 현대적인 방법으로
Ama TED için burada olduğum için, konuşmamı daha modern bir şekilde yapmaya karar verdim,Maar hier voor TED vond ik dat mijn praatje wat moderner moest ogen.
Ama TED için burada olduğum için, konuşmamı daha modern bir şekilde yapmaya karar verdim,TEDの精神に則り、スライドを用意してきました
Ama TED için burada olduğum için, konuşmamı daha modern bir şekilde yapmaya karar verdim,אך מכיוון שאני ב-TED, החלטתי להרצות בצורה מודרנית יותר
Ama TED için burada olduğum için, konuşmamı daha modern bir şekilde yapmaya karar verdim,ولكن حيث إنني هنا في تيد، قررت أن أقدم حديثي هنا بطريقة أكثر حداثة
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Aber trotzdem,ich habe es versprochen.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.그래도 약속했는데
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Maar toch, ik heb het beloofd.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Ma comunque, ho promesso.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Mais quand-même, j'ai promis.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Men ändå, jag lovade.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Mimo wszystko, obiecałam.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Nhưng mà con đã hứa.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Si totusi, am promis.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Tapi tetap...aku berjanji.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Αλλά και πάλι, το υποσχέθηκα.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.Но ведь я обещала.
Ama yine de.. ben bir söz verdim.بالرغم من ذلك, لقد قطعت وعداً
Ama yine de.. ben bir söz verdim.あんな約束がある? 自分で勝手にしただけじゃない
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ampak odločil sem se proti temu posegu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Dar m-am hotărât să nu fac acest tratament.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Aber ich habe mich gegen diese Behandlung entschieden.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale rozhodol som sa nepodniknúť túto liečbu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale stejně jsem se rozhodl tuto léčbu nepodstoupit.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale zdecydowałem nie poddawać się temu leczeniu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.De elhatároztam, hogy nem kérem ezt a kezelést.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.그러나 전 이 치료를 받지 않기로 했습니다.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ma ho deciso di non fare questo intervento.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Mais j'ai décidé de ne pas suivre ce traitement.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Mas decidi não fazer este tratamento.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Men jeg bestemte mig for ikke at få behandlingen.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Mutta päätin olla ottamatta tätä hoitoa.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Namun saya memutuskan untuk tidak melakukan perawatan ini.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Nhưng tôi đã quyết định không theo phương pháp này.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Pero decidí no seguir este tratamiento.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Toch besloot ik deze behandeling niet te doen.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Αλλά αποφάσισα να μην κάνω αυτή την θεραπεία.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Все ж я вирішив не робити цього.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Но аз реших да не се подлагам на това лечение.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Но всё же я решил отказаться от этой процедуры.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.אבל החלטתי לא לעבור את הטיפול הזה.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.لكنني قررت عدم الخضوع لهذا العلاج.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.彼の代理人に聞きました「何がどうしたんだ?」
Ama yine de, feminizm Afrikalı olmadığı için bu kez kendime "mutlu Afrikalı feminist" demeye karar verdim.Da Feminismus unafrikanisch war, beschloss ich, mich "glückliche afrikanische Feministin" zu nennen.
Ama yine de, feminizm Afrikalı olmadığı için bu kez kendime "mutlu Afrikalı feminist" demeye karar verdim.Dar cum feminismul nu era pur african, am hotărât să mă numesc "o feministă africană fericită".
Ama yine de, feminizm Afrikalı olmadığı için bu kez kendime "mutlu Afrikalı feminist" demeye karar verdim.어쨌든, 페미니즘이 비아프리카적이라 저는 이제 스스로를 이렇게 부르기로 했습니다. '행복한 아프리카 페미니스트'
Ama yine de, feminizm Afrikalı olmadığı için bu kez kendime "mutlu Afrikalı feminist" demeye karar verdim.Но так как феминизм не был в почёте в Африке, я решила называть себя "счастливой феминисткой из Африки".
Ama yine de, feminizm Afrikalı olmadığı için bu kez kendime "mutlu Afrikalı feminist" demeye karar verdim.عموما بما أن الحركة النسوية غير أفريقية، قررت أن أطلق على نفسي نسوية أفريقية سعيدة