Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.Але я вирішив дізнатися про Біблію і свою релігію якомога більше і зважився жити так, як вчить Біблія.
Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.Однако я решил изучить Библию и мою религию методом погружения, пытаясь жить в полном соответствии с ней.
Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.אבל החלטתי ללמוד על התנ"ך והמורשת שלי על ידי צלילה בעצם ונסיון לחיות ולעטוף את עצמי בה.
Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.ولكني قررت أن ادرس الانجيل و تراثي عن طريق الغوص فيه ومحاولة العيش تبعاُ له و زج نفسي في طياته
Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.実際に その中に飛び込み 宗教にどっぷりとつかろうとしました そこで聖書に書かれているすべてのルールに従おうとしました
Ama İncil ve kültürümü öğrenmek adına içine dalıp, onu yaşamak ve kendimi vermeye karar verdim.我決定要通過親身經歷 嚟學習《聖經》 同埋我嘅民族歷史。
Ama kötü adam olmaya karar verdim.Hanem mert eldöntöttem, hogy rossz fiú leszek.
Ama kötü adam olmaya karar verdim.سأصبح فتى سيء
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Egal wie oft ich darüber nachdenke,dass ist das einzige was ich machen will.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Hoelang ik er ook over nadenk dit is de enige ding dat ik wil doen.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.아무리 생각해도 이거밖에 없어
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Mais plus j'y pense, plus je veux le faire.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Nhưng nghĩ đi nghĩ lại thì đấy là điều duy nhất em muốn.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Nie ważne jak długo o tym myślę, to jedyne co chaiałabym robić.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Oricat de mult m-as gandi, acesta este singurul lucru pe care mi-l doresc.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim. Sana işinde yardımcı olmak!Pa če še toliko razmišljam, samo to bi rada počela. pomagala Baek Seung Joju pri njegovem delu.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Spelar ingen roll hur mycket jag än tänker på det, detta är vad jag vill.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Tidak peduli seberapa banyak aku memikirkannya, ini adalah satu-satunya hal yang kuinginkan.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Όσο και να το σκέφτηκα, είναι το μοναδικό πράγμα που θέλω να κάνω.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.Неважно, сколько я думаю об этом, это единственное, чего я хочу.
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.مهما يكن قد فكرت فى هذا ولكن هذا اكثر شى اريد ان افعله
Ama o kadar düşündükten sonra, istediğim tek şeyin bu olduğuna karar verdim.ペク・スンジョの仕事を助ける仕事
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Ale potom, jsem se rozhodl zdokonalovat svou duši.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Ale potom som sa rozhodol popracovať na duši.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Ampak zatem sem se odločil za delo na duhu.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Danach entschied ich mich zur Arbeit am Geist.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.De ezután elhatároztam, hogy a lélek lesz a következő.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.După asta, am decis să lucrez la spirit.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.하지만 그 이후에, 저는 정신에 대해 하기로 했습니다.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Luego de eso, decidí trabajar mi espíritu.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Maar daarna besloot ik aan de geest te werken.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Ma dopo avere finito di leggerla, decisi di lavorare sullo spirito.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Mais après cela, j'ai décidé de travailler sur l'esprit.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Mas depois disso, decidi trabalhar o espírito.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Men efter det bestämde jag mig för att jobba med själen.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Namun setelah itu, saya memutuskan untuk mencoba pada jiwa.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Następnie wziąłem się za duszę. Następnie wziąłem się za duszę.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Nhưng sau đó, tôi quyết định chuyển sang mảng tinh thần.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Αλλά μετά από αυτό, αποφάσισα να δουλέψω με το πνεύμα.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Както споменах миналата година, аз израснах без религия.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.Опісля я вирішив попрацювати над своїм духом.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.После этого я решил поработать над душой.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.אבל אחרי זה, החלטתי לעבוד על הנשמה.
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.ولكن بعد هذا قررت ان انتقل الى الروح
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.不過之後 我確定要開始我嘅精神提升。
Ama ondan sonra, ruhum üzerinde çalışmaya karar verdim.精神の向上に取り組みました 昨年言及しましたが
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Aber ich entschied, dass ich dorthin gehen und versuchen wollte, Änderungen herbeizuführen.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Ale uznałem, że chcę spróbować i sprawdzić, czy mogę tam coś zmienić.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Dar am decis că vreau să mă duc şi să văd dacă pot face vreo schimbare acolo.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Decidí que quería ir y ver si podía influir en el cambio allí.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Kemudian saya memutuskan bahwa saya ingin ke sana dan melihat apakah saya bisa membuat perubahan dari dalam.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.그러나 저는 그 곳에서 얼마나 변화시킬 수 있을지 알아보기로 결심했습니다.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Maar ik besloot het toch te doen om hopelijk iets te kunnen veranderen.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Ma avevo deciso che volevo vedere se fossi riuscito a stimolare dei cambiamenti.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Mais j'ai décidé que je voulais aller voir si je pouvais y initier un changement
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Mas decidi que queria ir e ver se podia induzir mudanças ali.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Αλλά αποφάσισα ότι ήθελα να πάω και να δω, αν μπορούσα να επιφέρω αλλαγή εκεί μέσα.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Но накрая реших, че искам да отида и да проверя дали не мога да допринеса промяна там.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.Я решил пойти и посмотреть, удастся ли мне повлиять на ход событий.
Ama oraya gitmeye ve bir değişiklik yapıp yapamayacağımı görmek istediğime karar verdim.אבל החלטתי שאני רוצה ללכת ולראות אם אוכל לבצע שם שינויים.