Ana içeriğe geç
Sözlük

verdim ile cümle

verdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Acele içinde bitirdiğimden dolayı bunun kötü olduğuna karar verdim.저는 너무 다급하게 마친 것이 좋지 않은 강의였다는 것을 깨달았습니다
Acele içinde bitirdiğimden dolayı bunun kötü olduğuna karar verdim.בשתי הדקות האחרונות, ושמתי לב שזה לא בסדר ללמד ככה, כי אז אני רץ.
Acele içinde bitirdiğimden dolayı bunun kötü olduğuna karar verdim.دقيقتين من الفيديو اللي فات, بس لقيت انه دة أسلوب سيئ في التعليم عشان بجري بسرعة في الحل
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Dan saya memutuskan untuk mengamati pergerakan ini dengan mengubah pohon menjadi artis.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Decidí explorar ese movimiento convirtiendo a los árboles en artistas.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Decidi explorar esse movimento e transformar árvores em artistas.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.En ik besloot die beweging te onderzoeken door de bomen in kunstenaars te veranderen.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Ho deciso di esplorare questo movimento trasformando gli alberi in artisti.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Ich entschloss mich, diese Bewegung zu untersuchen, indem ich Bäume in Künstler verwandelte.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Jag bestämde mig för att utforska denna rörelse genom att göra om träd till konstnärer
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.J'ai décidé d'explorer ce mouvement en transformant les arbres en artistes.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.저는 나무를 예술로 승화시켜 이 운동을 조사하기로 결심했었습니다.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Päätin tutkia tätä liikettä muuttamalla puut taiteilijoiksi.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Postanowiłam zgłębić ten ruch zmieniając drzewa w artystów.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Rozhodla som sa preskúmať tento pohyb premenou stromov na umelcov.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Şi am decis să explorez această mişcare transformând copacii în artişti.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Úgy döntöttem, hogy feltárom ezt a mozgást úgy, hogy a fákból művészeket csinálok.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Và tôi quyết định khám phá những chuyển động này bằng cách biến cây cối thành những nghệ sĩ.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Αποφάσισα να μελετήσω αυτή την κίνηση μετατρέποντας τα δέντρα σε καλλιτέχνες.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.И аз реших да изследвам това движение, като превърна дървета в артисти.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.И я решила исследовать это движение, превратив деревья в художников.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.Я вирішила дослідити цей рух, перетворити дерева в художників.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.ואני החלטתי לחקור את התופעה הזו ע"י הפיכת עצים לאמנים.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.وقررت استكشاف هذه الحركة من خلال تحويل الأشجار إلى فنانين.
Ağaçları birer artiste dönüştürerek bu hareketi keşfetmeye karar verdim.木を芸術家にしました 単純に 小枝に筆の先端を結びました
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.ani som neuhnul od prikázania jeho rtov; nad svoj stanovený diel pokrmu som schoval reči jeho úst.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Aniž od přikázaní rtů jeho uchýlil jsem se, nýbrž ustaviv se na tom, schované jsem měl řeči úst jeho.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Az õ ajakinak parancsolatától sem tértem el; szájának beszédeit többre becsültem, mint életem táplálékát.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.dai comandi delle sue labbra non mi sono allontanato, nel cuore ho riposto i detti della sua bocca
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.fra hans Læbers Bud er jeg ikke veget, hans Ord har jeg gemt i mit Bryst.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Fra hans lebers bud vek jeg ikke; fremfor min egen lov* aktet jeg på hans munns ord. / {* RMR 7, 23.}
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Från hans läppars bud har jag icke gjort något avsteg; mer än egna rådslut har jag aktat hans muns tal.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Je n`ai pas abandonné les commandements de ses lèvres; J`ai fait plier ma volonté aux paroles de sa bouche.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.내가 그의 입술의 명령을 어기지 아니하고 일정한 음식보다 그 입의 말씀을 귀히 여겼구나
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.N'am părăsit poruncile buzelor Lui; mi-am plecat voia la cuvintele gurii Lui.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.No me he apartado del mandamiento de sus labios; en mi seno he guardado los dichos de su boca
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Nunca me apartei do preceito dos seus lábios, e escondi no meu peito as palavras da sua boca.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Od przykazania ust jego nie odchylałem się; owszem, postanowiłem u siebie zachować słowa ust jego.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.od zapovedi njegovih usten se nisem umaknil; bolj nego lastno postavo sem hranil ust njegovih besede.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Perintah-perintah Allah selalu kutaati, kehendak-Nya kuikuti, dan bukan keinginanku sendiri
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Tôi chẳng hề lìa bỏ các điều răn của môi Ngài, Vẫn vâng theo lời của miệng Ngài hơn là ý muốn lòng tôi.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Tôi chẳng hề lìa_bỏ các điều răn của môi Ngài , Vẫn vâng theo lời của miệng Ngài hơn là ý_muốn lòng tôi .
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.und trete nicht von dem Gebot seiner Lippen und bewahre die Rede seines Mundes mehr denn mein eigen Gesetz.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.От заповеди уст Его не отступал; глаголы уст Его хранил больше,нежели мои правила.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.מצות שפתיו ולא אמיש מחקי צפנתי אמרי פיו׃
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.من وصية شفتيه لم ابرح. اكثر من فريضتي ذخرت كلام فيه.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.他 嘴 唇 的 命 令 、 我 未 曾 背 棄 . 我 看 重 他 口 中 的 言 語 、 過 於 我 需 用 的 飲 食
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.他 嘴唇 的 命令 、 我 未 曾 背棄 . 我 看重 他 口中 的 言語 、 過於 我 需用 的 飲食
Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.정말로 생각해봤어요. 무엇이 잘못되어가고 있었는지.. 지금까지 에어스팀이 만들어지고 있었던 동안에요...
Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.ובאמת להבין מה השתבש איפה שהוא לאורך ההיסטוריה של האיירסטרים.
Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.وأكتشف ما الخطأ الذي حدث في مكان ما في تاريخ الإير ستريمر
Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.解明することに決めました インテリアを見て気づいたことは
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Ho promesso ad Al che non avremmo usato una Pietra Filosofale per riottenere i nostri corpi.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jag lovade Al att jag inte skulle använda De Vises Sten- -för att återställa oss.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jeg lovede Al, at jeg ikke ville bruge De Vises Sten - - til at få vores kroppe tilbage.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Le prometí a Al que no usaría una Piedra Filosofal para recuperar nuestros cuerpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Lupasin Alille, että emme käyttäisi Viisasten kiveä- -saadaksemme ruumiimme takaisin.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Obiecałem Alowi, że nie użyję Kamienia Filozoficznego do odzyskania naszych ciał.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Prometi ao Al que não usaríamos uma Pedra Filosofal para recuperar os nossos corpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Υποσχέθηκα στον Αλ ότι δεν θα χρησιμοποιήσουμε Λίθο για να πάρουμε πίσω τα σώματά μας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod