Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kardeşleri Arsinoe'u kocasını öldürmekle suçlayarak Agapenor'a köle olarak verdiler.There they gave her as a slave to Agapenor, falsely accusing her of her husband's murder.
Acıdıkları için onu beraat ettirmeye karar verdiler.They decided to acquit her out of pity.[3]
1887'de Kazan'da konser verdiler.In 1887, they performed in Kazan.
Yunanlılar ve Romalılar Yemen'e Arabia Felix adını verdiler. [3]The Greeks and the Romans called Yemen Arabia Felix.[6]
Ona ve soyuna 30 yıl boyunca valilik verdiler.They gave him and his descendants the Wilayah for 30 years.
Müslümanlar ağır kayıplar verdiler.The Muslims sustained heavy losses.
Daha sonra evlenip oğulları Nuri'nin adını onun anısına verdiler.[1] [2]Later they married and named their son Nuri in his honor.[2][2]
Bu yemin nedeniyle bu kuyunun yerine Beerşeba adını verdiler.Because of this sworn oath, they called the place of this well: Beersheba.
Her ikisi de alaylarını Avusturya'ya götürmeye karar verdiler.Both decided to take their regiment into Austria.
Suriye Ulusal Konseyini kurmaya karar verdiler.They agreed to form the Syrian National Council.
Yıllar boyunca çeşitli bilim insanları konferanslar verdiler.Various scholars have given lectures over the years.
Ona Bacillus malariae adını verdiler.They gave it the name Bacillus malariae.
Grup üyeleri çalışmayı ciddiye aldılar ve ayrıca yerel olarak konserler verdiler.[1] [2]The band members took practice seriously, and they also played gigs locally.[1][5]
Mavi renkte giyinmiş kız bebeklere ise 'sert, güçlü, inatçı' vb. şekilde yanıt verdiler.Female babies in blue were called 'slugger, tough, strong, stubborn,' etc.
Fransız kuvvetleri bozguna uğradı ve 35'ten fazla kayıp verdiler.[1]The French forces were defeated and suffered more than 35 casualties.[1]
Nihayetinde Osmanlılar ona Hasan Corso adını verdiler ve Cezayir'e gönderdiler.At the end of these years, the Turkish gave him the name Hassan Corso, and sent him to Algiers.
Bunlar genellikle başarısız olsa da, ona işine yarayacak bir tarım bilgisi verdiler.Though these were generally unsuccessful, they gave him a working knowledge of agriculture.
Asurlular, Suriye ve Lübnan'daki kolonilerine Eber-Nari adını verdiler.The Assyrians named their colonies of Syria and Lebanon Eber-Nari.
Ruslar, Türkler ve Gürcüler ağır kayıplar verdiler.The Russians, Turks, and Georgians all incurred heavy losses.
Oğullarına John adı verdiler.Sie nannten ihren Sohn John.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Sie hatten beschlossen, die Hochzeit zu verschieben, bis ihr Bruder wieder aus dem Ausland zurückkommen würde.
Atilla Engin Group ve Danimarka Radyo Senfoni Orkestrası birlikte konser verdiler.Die Atilla Engin Group und das dänische Radio-Symphonie-Orchester haben zusammen ein Konzert gegeben.
1987 - 1989 yılları arasında Montpellier La Paillade Sports Club adı altında mücadele verdiler.Zwischen 1987 und 1989 spielten sie unter dem Namen Montpellier La Paillade Sport Club.
Bu güvenle derhal saldırı emri verdiler.Unverzüglich wurde der Angriff befohlen.
Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar verdiler.Am Abend ihres gemeinsamen Abschlusstages heirateten sie.
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.Die Verhandlungsführer Syriens und des Libanon verständigten sich auf eine gemeinsame Strategie.
Bundan sonra, intihar etmeye karar verdiler.Daraufhin entschloss sie sich zum Selbstmord.
1987'de ayrı yollardan devam etmeye karar verdiler ve αlabay, düzenli müzik yapmaya başladı.1987 trennten sich die beiden und αlabay fing an, strukturierte Musik zu machen.
Michael Douglas rolle ilgilenmeye başlamıştı ve rolü ona verdiler.Michael Douglas sei in Bestform und mache Spaß.
Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler.Diese erwiderten das Feuer.
Sonra da Alemdar'ın kalmakta olduğu Bâbıâli'yi bastılar, sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler.Und sie verkündeten die Zeiten und opferten Früchte der Ernte dem Feuer, mit der Schlauheit von Füchsen.
Warner Brothers" cevabı verdiler.Doch auf einmal hatte Warner Brothers etwas dagegen.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Die anderen Eiskunstläufer warnten ihn, dies nicht noch einmal zu tun.
Demir Muhafızlar 29 Aralık 1933'te Sinaia garında Duca'yı öldürerek yanıt verdiler.Daraufhin ermordeten drei Mitglieder der Eisernen Garde Duca am 29. Dezember 1933 im Bahnhof von Sinaia.
Çok kayıp verdiler.Es ging so viel verloren.
Bunlar, onu ziyâret etmeye karar verdiler.Sie versuchten, ihn zu erdrosseln.
Helvetler Sekuanlara rehineler verdiler.Die Engländer unternahmen Vergeltungsraubzüge.
1962 - The Rolling Stones topluluğu ilk konserlerini Londra'da Marquee Club de verdiler.1962: Die Rolling Stones haben ihren ersten Auftritt im Marquee Club in London (offizielle Bandgründung).
Türkmenler şehri almadılar ama ateşe verdiler.Die Turnhalle konnten sie nicht retten, sie brannte aus.
Bugüne kadar birçok konser verdiler.Eine Vielzahl von Konzerten wurden im Juz realisiert.
Yeni bir Kudüs Krallığı kurulmasına karar verdiler.Es wurde ein Königreich Jerusalem errichtet.
2007 yılı yazında Avrupa'da 15 tane konser verdiler.Außerdem fanden im Sommer 2005 Konzerte in Europa statt.
Barlarda konser verdiler ancak yeterli ilgili görmediler.Die Band spielte größtenteils in Pubs und hatte keinen nennenswerten Erfolg.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Die Polizei kommt zu dem Schluss, dass es Selbstmord war.
Protestocular akşam saatlerinde Kahire'deki NDP başkanlıklarından birini ateşe verdiler.Am frühen Abend wurde die Parteizentrale der Nationaldemokratischen Partei (NDP) in Kairo in Brand gesetzt.
Bu üç arkadaş düşüncelerini gerçekleştirmek amacıyla örgüt kurmaya karar verdiler.Auf diese Weise vollendet sie ihren Plan, die drei Freunde zu entzweien.
Eşimi benden ilaçsız aldılar, komada verdiler.Seine Frau wurde betäubt und hätte nichts weiter mitbekommen.
İtalya ve Almanya, Romanya'nın geri kalanı için bir garanti verdiler.Außerdem garantierten Deutschland und Italien die rumänischen Grenzen.
Onlar fakir olanlara tamamını verdiler."Sie befinden sich alle in kurzer Gehdistanz zueinander.
Bu dönemde grubun üyeleri bağımsız çalışmalarına ağırlık verdiler.Die Form der Arbeitsgemeinschaft beließ den Mitgliedern ihre volle Unabhängigkeit.
İkiz kardeşler, 18 yaşına geldiklerinde müzik yaşamlarına iki yıl ara verdiler.Die jüngere der beiden Schwestern ist seit ihrem achten Lebensjahr taub.
İkili 2013 yılı sonlarında birlikteliklerine son verdiler.Beide Seiten wurden Ende 2013 von ihm abgeschaltet.
Esav ve İsrail onu toprağa verdiler.Die SPD und die Wiedergutmachung gegenüber Israel.
Azerbaycan ve Amerika Birleşik Devletleri oylamada red oyu verdiler.Sie spielte gegen die USA und Aserbaidschan unentschieden.
O’na I. Dünya Savaşı’nda ölen amcasının adını verdiler.Er erhielt seinen Namen nach einem im Ersten Weltkrieg gefallenen Verwandten.
Geçmişin yaralarını aşmaya karar verdiler.Ils ont décidé de dépasser les blessures du passé.
Tom'a hak verdiler.Ils ont donné raison à Tom.
Ona araba verdiler.Elles lui ont donné la voiture.
Yazarlar, Bob'un tekrar tekrar geri gelip Bart'tan intikam almasına karar verdiler.Les auteurs ont décidé de faire revenir à maintes reprises Bob pour qu'il se venge de Bart.
Şirkete “Sout El-Hob” adını verdiler.Ils appelèrent la compagnie “Sout El-Hob”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod