Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsrailliler bu kentleri otlaklarıyla birlikte Levililere verdiler.Так дали сыны Израилевы левитам города и предместья их.
İsrailliler bu kentleri otlaklarıyla birlikte Levililere verdiler.ויתנו בני ישראל ללוים את הערים ואת מגרשיהם׃
İsrailliler bu kentleri otlaklarıyla birlikte Levililere verdiler.فاعطى بنو اسرائيل اللاويين المدن ومسارحها.
İsrailliler bu kentleri otlaklarıyla birlikte Levililere verdiler.以 色 列 人 將 這 些 城 與 其 郊 野 、 給 了 利 未 人
İsrailliler bu kentleri otlaklarıyla birlikte Levililere verdiler.以色列人 將這 些 城與 其 郊野 、 給 了 利未人
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.이스라엘 족속이 그 이름을 만나라 하였으며 깟씨 같고도 희고 맛은 꿀 섞은 과자 같았더라
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.Men Israeliterne kaldte det Manna; det lignede hvide Korianderfrø og smagte som Honningkager.
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.ויקראו בית ישראל את שמו מן והוא כזרע גד לבן וטעמו כצפיחת בדבש׃
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.ودعا بيت اسرائيل اسمه منّا. وهو كبزر الكزبرة ابيض وطعمه كرقاق بعسل
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.這 食 物 、 以 色 列 家 叫 嗎 哪 . 樣 子 像 芫 荽 子 、 顏 色 是 白 的 、 滋 味 如 同 攙 蜜 的 薄 餅
İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.這 食物 、 以色列 家 叫 嗎哪 . 樣子 像 芫荽子 、 顏色 是 白 的 、 滋味 如同 攙蜜 的 薄餅
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Mereka membalas kebaikanku dengan kejahatan, dan kasihku dengan kebencian
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.(108:5) воздают мне за добро злом, за любовь мою – ненавистью.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.A skladajú na mňa zlé za dobré a odplácajú mi nenávisťou za moju lásku.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Chúng nó lấy dữ trả lành, Lấy ghét báo thương.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Chúng_nó lấy dữ trả lành , Lấy ghét báo thương .
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.de gør mig ondt for godt, gengælder min Kærlighed med Had.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.De hava bevisat mig ont för gott och hat för min kärlek.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Ei îmi întorc rău pentru bine, şi ură pentru dragostea mea.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.He kostavat minulle hyvän pahalla ja rakkauteni vihalla.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Ils me rendent le mal pour le bien, Et de la haine pour mon amour.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.In plaats van goed spreken zij kwaad over mij en geven mij haat als beloning voor al mijn liefde.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.in vračajo mi hudo za dobro in sovraštvo za ljubezen mojo.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.저희가 악으로 나의 선을 갚으며 미워함으로 나의 사랑을 갚았사오니
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Me han devuelto mal por bien, y odio por amor
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Mi rendono male per bene e odio in cambio di amore
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Oddawają mi złem za dobre; a nienawiścią za miłość moję.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Odplacují se mi zlým za dobré, a nenávistí za milování mé.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Og de la ondt på mig til lønn for godt og hat til lønn for min kjærlighet.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Retribuem-me o mal pelo bem, e o ódio pelo amor.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Roszszal fizetnek nékem a jóért, és gyûlölséggel az én szeretetemért.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Sie beweisen mir Böses um Gutes und Haß um Liebe.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.Και ανταπεδωκαν εις εμε κακον αντι καλου, και μισος αντι της αγαπης μου.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.И въздадоха ми зло за добро, И омраза за любовта ми.
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.וישימו עלי רעה תחת טובה ושנאה תחת אהבתי׃
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.‎وضعوا علي شرا بدل خير وبغضا بدل حبي
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.他 們 向 我 以 惡 報 善 、 以 恨 報 愛
İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler.他 們向 我 以 惡報 善 、 以 恨報愛
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.Die Frauen bezeugten, das Malcolm sie zur Teilnahme an den Einbrüchen gezwungen hatte.
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.Eh bien, insécurité, si pas malheureuse.
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.여자는 말 콤은 강도에 참여 하도록 강요 했다 증언 했다.
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.Οι γυναίκες κατέθεσαν ότι ο Μάλκολμ τις είχε αναγκάσει να πάρουν μέρος στις διαρρήξεις.
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.النسوة شهدوا أن مالكوم أجبرهم أن يشاركوا في السطو
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Auf dem Weg zur richtigen Lösung passierten einige Fehler.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Dopustili se pár chyb.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Dovolili si po ceste aj pár omylov.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.He sallivat itselleen muutamia erehdyksiä työn edetessä.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Họ tự cho phép mình phạm vài lỗi nhỏ trong suốt quá trình.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Ils se sont permis quelques erreurs en chemin.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.도중에 저지른 몇몇 실수를 보존하기도 했습니다.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Lungo il percorso si sono concessi qualche errore.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Még néhány hibát is megengedtek maguknak.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Pozwolili sobię na pare błędów.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Şi-au îngăduit câteva greşeli pe parcurs.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Y se permitieron algunos errores en el trayecto.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Ze stonden zichzelf onderweg een paar fouten toe.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Κατά τη διάρκεια της διαδικασίας υπήρξαν λάθη.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Вони дозволили собі зробити кілька помилок в процесі.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Они позволили себе несколько ошибок в процессе.
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.Те са си позволили да направят няколко грешки в процеса на работа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod