İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Am primit o bursă militară peste două săptămâni şi mi-a permis să merg.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Da jeg fik et militært stipendie to uger senere, lod min familie mig tage afsted.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Dos semanas después conseguí una beca militar y me admitieron.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Due settimane dopo, avendo ottenuto una borsa di studio militare, mi hanno concesso di andarci.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Když jsem o dva týdny později dostal armádní stipendium, dovolili mi jít.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Keď som potom o 2 týždne dostal vojenské štipendium, dovolili mi ísť.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Ketika saya mendapat beasiswa militer dua minggu kemudian, keluarga saya mengijinkan saya.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Khi nhận được học bổng quân sự 2 tuần sau đó, tôi đã thành công !
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Men jag fick ett stipendium, och de lät mig börja.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Quand j'ai reçu une bourse militaire, deux semaines plus tard, ils m'ont admis.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Twee weken later kreeg ik een militaire studiebeurs.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Wkrótce dostałem wojskowe stypendium i mnie puścili.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Όταν πήρα στρατιωτική υποτροφία δύο εβδομάδες μετά, μου επέτρεψαν να πάω.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Когато получих военната стипендия две седмици по-късно, те ми позволиха да се запиша.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Коли через два тижні я отримав військову стипендію, мені дозволили іти вчитися.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Но через 2 недели мне дали стипендию, и я поехал туда.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.כשקיבלתי מלגה צבאית שבועיים מאוחר יותר, הם הרשו לי ללכת.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.عندما حصلت على منحة دراسية عسكرية بعد أسبوعين , مكنوني من الذهاب
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.突然 可能性のなかったことが現実になったのです
"İmparatorluk"un ilk örneklerini verdiler.그리고 또한 스타워즈 역사, 그 제국에 대한 것도 말이죠.
"İmparatorluk"un ilk örneklerini verdiler.וגם בהיסטוריה של מלחמת הכוכבים, האימפריה.
İnsanlara gözetim olmadan güç verirseniz bu istismarın reçetesidir. Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Ak dáte ľuďom moc bez dohľadu, je to recept na jej zneužitie.
İnsanlara gözetim olmadan güç verirseniz bu istismarın reçetesidir. Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Wenn man Leuten Macht ohne Aufsicht gibt, ist das ein Freifahrschein für Missbrauch.
İnsanlara gözetim olmadan güç verirseniz bu istismarın reçetesidir. Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Они это знали, и допустили, чтобы это случилось.
İnsanlara gözetim olmadan güç verirseniz bu istismarın reçetesidir. Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Якщо ви дасте людям силу без нагляду, це вірний шлях для зловживань.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Die Menschen gaben den Robotern Namen.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.사람들은 로봇에 이름을 붙일 것입니다.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.La gente dava nomi ai robot,
İnsanlar robotlara isimler verdiler.La gente le da nombre a los robots.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Les gens ont donné des noms aux robots.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Lidé dávali robotům jména.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Ludzie dawali robotom imiona.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Mensen gaven de robots een naam.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Người ta đặt tên cho người máy.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Oamenii au pus nume roboţilor.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Orang-orang menamai robot ini.
İnsanlar robotlara isimler verdiler. Robotları giydirdiler.As pessoas dão um nome ao robô, vestem o robô.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Οι συμμετέχοντες έδιναν όνομα στο ρομπότ τους.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Люди давали роботам имена.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Люди називали роботів.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.Хората наименуваха роботите.
İnsanlar robotlara isimler verdiler.אנשים נתנו לרובוט שם
İnsanlar robotlara isimler verdiler.الناس سمت الروبوتات
İnsanlar robotlara isimler verdiler.彼らはロボットに服を着せます
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.De mensen besloten denk ik dat ze hun stropdas gewoon niet zouden kreuken.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Gondolom az emberek eldöntötték, hogy nem gyűrik össze a nyakkendőiket.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Ich denke, die Leute entschieden einfach, ihre Krawatten nicht zu zerknittern.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Immagino che le persone decisero di non spiegazzare le loro cravatte.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.제 생각에 당시 사람들은 넥타이는 다리지 않기로 마음을 먹었나 봅니다.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Les gens, j'imagine, ont décidé qu'ils ne froisseraient pas leurs cravates.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Ludzie, jak sądzę, postanowili nie gnieść krawatów.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Me imagino que la gente decidió no arrugar sus corbatas.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Předpokládám, že si lidé řekli, že své kravaty nebudou mačkat.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Presupun că oamenii au decis că nu şi-ar călca cravatele.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Явно хората решили, че не биха си мачкали вратовръзките.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.Я полагаю, что люди решили не мять галстуки.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.אנשים,אני מנחש,החליטו שהם לא יקמטו את העניבות שלהם.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.الناس - وهذا تخميني - قرروا أنهم لن يقوموا بتجعيد رابطات عنقهم.
İnsanlar, sanırım, kravatlarını buruşturmamaya karar verdiler.一度もヒットしませんでした
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.A Ježiš im riekol: Či ste porozumeli tomuto všetkému? A oni mu povedali: Áno, Pane.