Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Die Knechte antworteten: Es hat nie ein Mensch also geredet wie dieser Mensch.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Felelének a szolgák: Soha ember úgy nem szólott, mint ez az ember!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler."Het is zo bijzonder wat die Man zegt", antwoordden de tempeldienaars. "Zoiets hebben wij nog nooit gehoord."
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.하속들이 대답하되 그 사람의 말하는 것처럼 말한 사람은 이때까지 없었나이다 하니
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Les huissiers répondirent: Jamais homme n`a parlé comme cet homme.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Los guardias respondieron: --¡Nunca habló hombre alguno así
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpověděli služebníci: Nikdy tak člověk nemluvil, jako tento člověk.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpowiedzieli oni słudzy: Nigdy tak nie mówił człowiek jako ten człowiek.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Palvelijat vastasivat: "Ei ole koskaan ihminen puhunut niin, kuin se mies puhuu".
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Pengawal-pengawal itu menjawab, "Wah, belum pernah ada orang berbicara seperti Dia!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Responderam os guardas: Nunca homem algum falou assim como este homem.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Risposero le guardie: «Mai un uomo ha parlato come parla quest'uomo!»
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Sluhovia odpovedali: Nikdy tak nehovoril človek ako tento človek.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Služabniki odgovore: Nikoli noben človek ni tako govoril.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjänarna svarade: »Aldrig har någon människa talat, som den mannen talar.»
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjenerne svarede: "Aldrig har noget Menneske talt således som dette Menneske."
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Tjenerne svarte: Aldri har noget menneske talt således som denne mann.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Απεκριθησαν οι υπηρεται Ουδεποτε ελαλησεν ανθρωπος ουτω, καθως ουτος ο ανθρωπος.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Відказали слуги: Ніколи так не говорив чоловік, як Сей чоловік.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Всички, които са дошли преди Мене, са крадци и разбойници; но овцете не ги послушаха.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Служители отвечали: никогда человек не говорил так, как Этот Человек.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.ויענו העבדים מעולם לא דבר איש כאיש הזה׃
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.اجاب الخدام لم يتكلم قط انسان هكذا مثل هذا الانسان.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.差 役 回 答 說 、 從 來 沒 有 像 他 這 樣 說 話 的
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.差役 回答 說 、 從來沒 有 像 他 這樣說 話的
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.A venit la clinică și i-au dat antibiotice, apoi au trimis-o acasă.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Dirigiu-se à clínica, deram-lhe antibióticos e mandaram-na para casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.È andata in clinica e le hanno dato degli antibiotici, bene, e poi l'hanno mandata a casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Fue a la clínica y le dieron antibióticos. Bien, y la mandaron a casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.그녀는 병원에 갔고 병원은 바로 그녀에게 항생제를 주고 그녀를 집으로 보냈습니다.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Przyszła do kliniki, dali jej antybiotyki i posłali do domu.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Sie ging ins Krankenhaus und bekam Antibiotika, und wurde nach Hause geschickt.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Ze ging naar de kliniek, ze gaven haar antibiotica en stuurden haar naar huis.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Когда она попала в клинику,ей назначили антибиотики и отправили домой.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Отишла в клиниката, дали й антибиотици и я изпратили вкъщи.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.הלכה למרפאה, נתנו לה אנטיביוטיקה, יופי, ושלחו אותה הביתה.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.عند ذهابها للعيادة اعطوها مضادات حيوية و أرسلوها للبيت
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.そして帰宅 ところが熱は下がらず 10日後 再び病院へ行くと
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:- elles ont réagi comme nous esperons tous que nous réagirions dans de telles circonstances effrayantes:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:— odpowiedzieli wszyscy nadzieję, że możemy reagować w takich okolicznościach przerażające:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:Respondieron del mismo modo que esperamos nosotros lo hubiéramos hecho en tales circunstancias aterrorizantes:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:Они поступили так, как, надеюсь, поступили бы все мы в этих ужасных обстоятельствах:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:- تجاوبوا كما عهدنا بهم في تلك الظروف المرعبة:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:他們表現得如我們所期望自己,在如此恐懼的情況下會表現的一樣
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:勇気と愛をもって 託された子供を守るために 命を捧げました
Her neyse, birlikçiler bize bir ev verdiler... ...biz de kendimizi düzene koyduk.Bolje je kot prej, saj ni nikogar, ki bi nam ukazoval.
Her neyse, birlikçiler bize bir ev verdiler... ...biz de kendimizi düzene koyduk.Jest lepiej niż przedtem, nikt nam nie przewodzi.
Her neyse, birlikçiler bize bir ev verdiler... ...biz de kendimizi düzene koyduk.Lidi z odborů nám každopádně dali dům a my jsme se tam usadily.
Her neyse, birlikçiler bize bir ev verdiler... ...biz de kendimizi düzene koyduk.Τέλος πάντων η ένωση ανδρών μας έδωσε ένα σπίτι... ...και έχουμε φτιάξει τους εαυτούς μας.
Her neyse, birlikçiler bize bir ev verdiler... ...biz de kendimizi düzene koyduk.Всеки случай, съюзът на момчетата ни даде една къща... ...и ние се нанесохме там.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Ale po prostu zaufali im.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Jen věřili jejich slovům.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Mas eles só teve sua palavra para ela.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Pero acaba de tomar su palabra para ella.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Αλλά όπως και να έχει τους πιστέψανε.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.Але вони просто взяли з нього слово.
Her neyse, hangi notu verdilerse onlar da buna güvendiler.そして、投資家は7%、もしくは6%のお金を、
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Amikor kaptam egy katonai ösztöndíjat két héttel később, hagyták, hogy menjek.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.2주 후 저는 군사 장학금을 받았고, 학교에 입학 할 수 있었습니다.
İki hafta sonra askeri burs kazandığımda gitmeme izin verdiler.Als ich zwei Wochen später ein Stipendium vom Militär bekam, durfte ich hin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod