Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.Filip 2. af Makedoniens militære magt.
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.마케도니아의 필리포스 왕의 무력에 대항하기로 결정합니다
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.la forza militare di Filippo il Macedone.
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.Macht des Philipp von Mazedonien auflehnen wollten.
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.החליטו שהם רוצים להתנגד
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.أن يقوما بالتّصدي للقوة العسكريّّة لفيليب المقدوني.
Filip'in askeri gücüne karşı koymaya karar verdiler.立ち向かいました そしてアテネとテーベはマケドニア王フィリッポスと 戦うことになりました
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.A Filip prišiel a povedal to Andrejovi, a zase Andrej a Filip to povedali Ježišovi.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Felipe foi dizê-lo a André, e então André e Felipe foram dizê-lo a Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Felipe fue y se lo dijo a Andrés. Andrés y Felipe se lo dijeron a Jesús
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filip gre in pove to Andreju, in Andrej in Filip povesta Jezusu.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filip kommer og sier det til Andreas; Andreas og Filip kommer og sier det til Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filip kommer og siger det til Andreas, Andreas og Filip komme og sige det til Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filippo andò a dirlo ad Andrea, e poi Andrea e Filippo andarono a dirlo a Gesù
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filippus gick och sade detta till Andreas; Andreas och Filippus gingo och sade det till Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filippus meni ja sanoi sen Andreaalle; Andreas ja Filippus menivät ja sanoivat Jeesukselle.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filippus vertelde het aan Andreas en samen gingen zij naar Jezus om het Hem te vragen.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Filip s'a dus şi a spus lui Andrei; apoi Andrei şi Filip au spus lui Isus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.빌립이 안드레에게 가서 말하고 안드레와 빌립이 예수께 가서 여짜온대
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Megy vala Filep és szóla Andrásnak, és viszont András és Filep szóla Jézusnak.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Phi-líp đi nói với Anh-rê ; rồi Anh-rê với Phi-líp đến thưa cùng Ðức_Chúa_Jêsus .
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Phi-líp đi nói với Anh-rê; rồi Anh-rê với Phi-líp đến thưa cùng Ðức Chúa Jêsus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Philippe alla le dire à André, puis André et Philippe le dirent à Jésus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Philippus kommt und sagt es Andreas, und Philippus und Andreas sagten's weiter Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Přišel Filip a pověděl Ondřejovi, Ondřej pak a Filip pověděli Ježíšovi.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Przyszedł Filip i powiedział Andrzejowi, a Andrzej zasię i Filip powiedzieli Jezusowi.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Ερχεται ο Φιλιππος και λεγει προς τον Ανδρεαν, και παλιν ο Ανδρεας και ο Φιλιππος λεγουσι προς τον Ιησουν.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Ако не бях дошъл и не бях им говорил, грях не биха имали; сега, обаче, нямат извинение за греха си.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Приходить Филип і каже Андреєві, а знов Андрей та Филип кажуть Ісусові.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Филипп идет и говорит о том Андрею; и потом Андрей и Филипп сказывают о том Иисусу.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.ויבא פילפוס ויגד זאת אל אנדרי ואנדרי ופילפוס הגידו אל ישוע׃
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.فأتى فيلبس وقال لاندراوس ثم قال اندراوس وفيلبس ليسوع.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.腓 力 去 告 訴 安 得 烈 、 安 得 烈 同 腓 力 去 告 訴 耶 穌
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.腓力 去 告訴安 得 烈 、 安 得 烈 同 腓力 去 告訴耶穌
French'in ve Gulden'in yaptığı gibi, 4 dolar almaya karar verdiler.프랑스와 네덜란드식으로 4달러를 받기로 했습니다.
French'in ve Gulden'in yaptığı gibi, 4 dolar almaya karar verdiler.כמו שפרנץ' וגולדן עשו, הם החליטו לדרוש ארבעה דולרים.
French'in ve Gulden'in yaptığı gibi, 4 dolar almaya karar verdiler.على طريقة فرينشز و جولدنز , قرروا هم تسعيرها بأربع دولارات.
French'in ve Gulden'in yaptığı gibi, 4 dolar almaya karar verdiler.そしてあのコマーシャル - ロールスロイスでグレープーポンを-
Gitmesine izin verdiler.Also ließen sie ihn gehen.
Gitmesine izin verdiler.Aşa că i-au dat drumul.
Gitmesine izin verdiler.Así que lo dejaron ir.
Gitmesine izin verdiler.Così lo hanno lasciato andare.
Gitmesine izin verdiler.Donc ils l'ont laissé partir.
Gitmesine izin verdiler.Dus lieten ze hem gaan.
Gitmesine izin verdiler.Então, deixaram-no sair.
Gitmesine izin verdiler.그를 풀어 주었죠.
Gitmesine izin verdiler.Nên họ cho anh ta đi.
Gitmesine izin verdiler.Szóval elengedték.
Gitmesine izin verdiler.Tak ho pustili.
Gitmesine izin verdiler.Więc go wypuścili.
Gitmesine izin verdiler.Κι έτσι τον άφησαν.
Gitmesine izin verdiler.Освободиха го.
Gitmesine izin verdiler.Так они его выпустили.
Gitmesine izin verdiler.Тож його відпустили.
Gitmesine izin verdiler.אז הם שחררו אותו.
Gitmesine izin verdiler.لذا تركوه يخرج.
Gitmesine izin verdiler.廊下で彼は言いました
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Aprozii au răspuns: ,,Niciodată n'a vorbit vreun om ca omul acesta.``
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng : Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy !
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng: Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod