Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.как вам кажется? Они же сказали вответ: повинен смерти.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.як вам здаеть ся? Вони ж, озвавшись, сказали: Винен єсть смерти.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.מה דעתכם ויענו ויאמרו איש מות הוא׃
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.ماذا ترون. فاجابوا وقالوا انه مستوجب الموت.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.你 們 的 意 見 如 何 . 他 們 回 答 說 、 他 是 該 死 的
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.你 們 的 意見 如何 . 他 們回答 說 、 他 是 該死的
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Assim, estavam determinados a se tornar a sua voz
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Do đó, họ đã xác định để trở thành tiếng nói của họ
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Ei au fost determinat astfel încât să devină vocea lor
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Ezért eltökélten a hangjukká váltak. Rájöttek, hogy ezek az afrikai gyerekek és családok
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler."Ils étaient donc déterminés à devenir leur voix."
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Jadi mereka bertekad untuk menjadi suara para korban perang ini. anak-anak
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.그렇기에 그들은 아이들의 목소리가 되기로 한겁니다.
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Rozhodli se, že se stanou jejich hlasem.
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Så de var fast beslutna att bli deras röst
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Så var de besluttede på at blive deres stemme
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Zo waren zij vastbesloten te worden hun stem
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.Това ги накара да се превърнат в техния глас.
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.אז הם היו נחושים להיות להם קול
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.لذا قرروا أن يكونوا صوتهم
Bu nedenle onların sesi olmaya karar verdiler.このアフリカの子供たちと家族は、ワシントンの政策決定者からは
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Aceştia s'au dus de au spus lucrul acesta celorlalţi, dar nici pe ei nu i-au crezut.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.A ci szedłszy opowiedzieli drugim; i tym nie uwierzyli.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Aj tí odišli a zvestovali to ostatným, ale ani tým neverili.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Anch'essi ritornarono ad annunziarlo agli altri; ma neanche a loro vollero credere
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.A ti šedše, pověděli jiným. Ani těm nevěřili.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Ellos fueron y lo anunciaron a los demás, pero tampoco a ellos les creyeron
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Ezek is elmenvén, megjelenték a többieknek; ezeknek sem hivének.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Hai người nầy đi báo tin cho các môn đồ khác, nhưng ai nấy cũng không tin.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Hai người nầy đi báo tin cho các môn_đồ khác , nhưng ai_nấy cũng không tin .
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Hekin menivät ja veivät sanan toisille; mutta nämä eivät uskoneet heitäkään.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Ils revinrent l`annoncer aux autres, qui ne les crurent pas non plus.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.In ona odideta in oznanita drugim, ali tudi njima niso verovali.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Jadi mereka kembali dan memberitahukan hal itu kepada yang lain-lainnya. Tetapi mereka tidak percaya
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.두 사람이 가서 남은 제자들에게 고하였으되 역시 믿지 아니하니라
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Också dessa gingo bort och omtalade det för de andra; men icke heller dem trodde man.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Og disse gik hen og forkyndte de andre det. Ikke heller dem troede de.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Også disse gikk bort og fortalte det til de andre; heller ikke dem trodde de.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.os quais foram anunciá-lo aos outros; mas nem a estes deram crédito.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Und die gingen auch hin und verkündigten das den anderen; denen glaubten sie auch nicht.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Ze gingen terug om het aan de anderen te vertellen. Maar die geloofden het ook nu nog niet.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.Και εκεινοι υπηγαν και απηγγειλαν προς τους λοιπους αλλ' ουδε εις εκεινους επιστευσαν.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.И те, возвратившись, возвестили прочим; но и им не поверили.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.И те отидоха и известиха на другите; но нито на тях повярваха.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.І вони, пійшовши, сповістили других, та й тим не поняли віри.
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.והם הלכו ויגידו לאחרים וגם להם לא האמינו׃
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.وذهب هذان واخبرا الباقين فلم يصدقوا ولا هذين
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.他 們 就 去 告 訴 其 餘 的 門 徒 . 其 餘 的 門 徒 、 也 是 不 信
Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.他 們 就 去 告訴其餘 的 門徒 . 其餘 的 門徒 、 也是 不信
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.Ale povolili, aby zapudili ženy své. A ti, kteříž provinili, obětovali skopce z stáda za vinu svou.
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.Chúng hứa đuổi vợ mình , và dâng một con_chiên đực làm của lễ chuộc lỗi mình .
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.Chúng hứa đuổi vợ mình, và dâng một con chiên đực làm của lễ chuộc lỗi mình.
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.dînd mîna, să-şi izgonească nevestele şi să aducă un berbece ca jertfă pentru vină;
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.És kezöket adák, hogy elbocsátják feleségeiket és egy kos áldozására ítéltetének vétkükért;
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.저희가 다 손을 잡아 맹세하여 그 아내를 보내기로 하고 또 그 죄를 인하여 수양 하나를 속건제로 드렸으며
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.ויתנו ידם להוציא נשיהם ואשמים איל צאן על אשמתם׃
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.واعطوا ايديهم لاخراج نسائهم مقرّبين كبش غنم لاجل اثمهم.
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.他 們 便 應 許 必 休 他 們 的 妻 . 他 們 因 有 罪 、 就 獻 群 中 的 一 隻 公 綿 羊 贖 罪
Bunlar karılarını kovacaklarına söz verdiler. İşledikleri suç için suç sunusu olarak sürüden bir koç sundular.他 們便應許 必 休 他 們的妻 . 他 們因 有罪 、 就 獻群 中 的 一 隻 公綿 羊贖罪
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.De vidste det, og lod det ske.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod