Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Ei au ştiut şi totuşi au lăsat să se întâmple.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.He tiesivät sen, ja antoivat tapahtua.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Ils le savaient et ont laissé faire.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Lo sabían y dejaron que sucediera.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Lo sapevano e lo hanno lasciato succedere.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Tudták, mégis hagyták, hogy megtörténjen.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Věděli to a přesto to dopustili.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Zij wisten dat en lieten het gebeuren.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Το ήξεραν αυτό και το άφησαν να συμβεί.
Bunu biliyorlardı, ve buna izin verdiler.Те знаели това и са го допуснали да се случи.
Bunun tasarımına yardımcı olması için işi bir imalat atölyesine verdiler ve işte bu ilk bağımsız kopya.Они наняли производственный цех для помощи в проектировании, и это первый независимый опыт дублирования.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Am sugerat asta și lumea a zis: "Nu, nu, nu. Uită-te la elefant.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Én ezt javasoltam, és azt mondták erre: "Nem, nem, nem. Nézd meg az elefántot !
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Eu sugeri-o e as pessoas disseram: "Não! Não!
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Ich wies darauf hin und die Leute sagten: "Nein, nein, nein. Denken Sie doch mal an den Elefanten.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Ik stelde het voor, en mensen zeiden: "Nee, nee. Kijk maar naar de olifant.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Jeg foreslog det, men man sagde: "Nej nej nej. Hvad med elefanten?
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."J'en ai discuté et les gens m'ont dit "Non, non et non. Regardez l'éléphant. Vous oubliez l'éléphant?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Když jsem to navrhla, lidé říkali: "Ne ne ne, podívej se přece na slona. Úplně jsi zapomněla na slony, že?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Kiedy to zasugerowałam, odpowiedziano: "Nie! A słonie?
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."제가 그렇게 말하자 사람들은 "아냐 아냐. 코끼리를 한 번 봐. 코끼리를 다 잊어버렸어?"하고 말했습니다.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Lo sugerí así y la gente dijo: "No, no, no. Es decir, miren los elefantes.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Το πρότεινα και ο κόσμος είπε: "Όχι όχι όχι. Εννοώ, κοίτα τον ελέφαντα.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Предложих го и хората казаха, "Не не не. Имам предвид, виж слона. Всичко си забравила за слона, нали?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Я предложила эту идею и люди сказали: "Нет, нет, нет. Например, посмотрите на слона.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."אני הצעתי זאת ואנשים אמרו, "לא לא לא. אני מתכוון תסתכלי על הפיל. שכחת לגמרי מהפיל, לא?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."لقد اقترحت انا ذلك، ولكن الناس رفضوا ذلك ما عنيه، انظروا الى الفيلة نسيتوا كل ما يتعلق بالفيلة، اليس كذلك؟
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz.""違う違う!ゾウを見てよ ゾウの事を忘れちゃったんでしょ" 1982年に私はゾウの祖先は
Buradaki izleyiciler kibar olacaklarını ve konuşmacıları ilgiyle dinleyeceklerine dair söz verdiler.هنا امامنا باَداب المناقشة .. ممنوع التهليل ولا التزمجر من اي نوع.
"bu sahte bir belgedir" dedi. "O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."ez téves riasztás volt, nem észak-koreai."
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Come rispondono alla domanda?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Comment peuvent-elles répondre à cette question ?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Cum răspund ele la întrebare?
Bu soruya nasıl cevap verdiler? Hindistan'da %35 ila %50 "azaltırım" dedi.En India del 35 al 50% dicen "reducir".
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Hoe beantwoorden ze deze vraag?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Hogyan válaszolnak erre a kérdésre?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Hur besvarar de frågan?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Jak odpowiedziały na pytanie ?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?Wie also beantworten sie diese Frage?
Bu soruya nasıl cevap verdiler?インド人の35%から50%が「減らす」と答えました
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.de som følelsesløse har overgitt sig til skamløshet, så de driver all urenhet tillikemed havesyke.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.de, som jo følesløse have hengivet sig til Uterligheden, til at øve al Urenhed i Havesyge.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.ki so se, ko so postali brezčutni, vdali razuzdanosti, da strežejo sleherni nečistosti z lakomnostjo.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.저희가 감각 없는 자 되어 자신을 방탕에 방임하여 모든 더러운 것을 욕심으로 행하되
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Kteřížto zoufavše sobě, vydali se v nestydatost, aby všelikou nečistotu páchali s chtivostí.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.ktorí, keď otupeli do bezcitnosti, oddali sa nestudatosti páchať každú nečistotu nenasytnou žiadosťou.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Którzy zakamieniawszy, udali się na rozpustę ku popełnianiu wszelakiej nieczystości z chciwością.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.welche ruchlos sind und ergeben sich der Unzucht und treiben allerlei Unreinigkeit samt dem Geiz.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.οιτινες αναισθητουντες, παρεδωκαν εαυτοις εις την ασελγειαν, δια να εργαζωνται πασαν ακαθαρσιαν ακορεστως.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Вони, зробившись безчувственними, оддали себе розпусту, щоб робити всяку нечистоту в зажерливости.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.нито давайте място на дявола.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.Они, дойдя до бесчувствия, предались распутству так, что делают всякую нечистоту с ненасытимостью.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.אשר השמינו ויתנו את נפשם לזמה לעשות כל תועבה באהבת הבצע׃
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.الذين اذ هم قد فقدوا الحس اسلموا نفوسهم للدعارة ليعملوا كل نجاسة في الطمع.
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.良 心 既 然 喪 盡 、 就 放 縱 私 慾 、 貪 行 種 種 的 污 穢
Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak üzere kendilerini sefahate verdiler.良心 既然 喪盡 、 就 放縱 私慾 、 貪行種種 的 污穢
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Alla de äldste och allt folket sade till honom: »Hör icke på honom och gör honom icke till viljes.»
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Alle de Ældste og alt Folket svarede ham: "Hør ham ikke; du må ikke give efter!"
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.A všetci starší mu povedali aj všetok ľud: Neposlúchni ani neprivoľ.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.Các trưởng lão và cả dân sự đều tâu với vua rằng: Ðừng nghe, và chớ chịu chi hết.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod