Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Brugger und seine Kollegin Christine Mohr, verabreichten ihren Probanden L-DOPA.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Brugger và cộng sự của anh là Christine Mohr, đã cho L-DOPA cho các chủ thể thử nghiệm.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Brugger y su colega, Christine Mohr, le administraron L-dopa a un grupo de personas.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Ο Μπρύγκερ και η συνάδερφός του, η Κριστίν Μορ, χορήγησαν στα άτομα L-DOPA.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Бръгър и колегата му - Кристин Мор, дават на участниците в експеримента L-DOPA.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.Брюггер и его коллега, Кристин Мор, давали испытуемым леводопу.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.ברוגר ושותפתו קריסטין מור נתנו לנבדקים L-DOPA.
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.بروغير و زميلته كريستين مور اعطو اشخاصا ال-دوبا
Brugger ve meslekdaşı Christine Mohr, deneklere L-DOPA verdiler.被験者にL-ドーパを与えました L−ドーパはパーキンソン病の治療薬です
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.그리고 누이들이 저희 부부에게 토지를 넘겨주기로 마음 먹었지요.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Samen hadden ze besloten om het land aan Léila en mij over te dragen.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Sie haben zusammen beschlossen, das Land mir und Léila zu übertragen.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.והם החליטו יחדיו להעביר את האדמה לליילה ולי.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.ومعاً اتخذوا القرار لنقل ملكية هذا الأرض إلى (ليليّ) و لي أنا.
Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.継ぐことになりました 譲り受けた時 土地は 私同様 死につつありました
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Cepivo je bilo obljubljeno državam v razvoju.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Des vaccins ont été promis aux pays en voie de développement.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Entwicklungsländern wurden Impfstoffe versprochen.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.백신들은 개발도상국들에게도 약속되었습니다.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Obiecano szczepionki dla krajów rozwijających się.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Se prometieron vacunas para los países en desarrollo.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Sono stati promessi vaccini ai Paesi in via di sviluppo.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Vaccins werden beloofd aan ontwikkelingslanden.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Vaccinurile au fost promise țărilor în curs de dezvoltare.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Vaksin dijanjikan untuk negara-negara berkembang
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Υποσχέθηκαν εμβόλια στις αναπτυσσόμενες χώρες.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Ваксините бяха обещани за развиващи се страни.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Вакцини були обіцяні для країн, що розвиваються.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.Вакцины были обещаны для развивающихся стран.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.חיסונים הובטחו למדינות מתפתחות.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.تعهدوا بإيصال اللقاح للدول النامية.
Bu aşıları gelişmekte olan ülkelere vermeye söz verdiler.数億ドルを費やして
Bu büyük bir başarıydı. Ve kızlar bunu her yıl yapmaya karar verdiler.Es war ein gewaltiger Erfolg, und die Mädchen beschlossen, es zu einer alljährlichen Veranstaltung zu machen.
Bu büyük bir başarıydı. Ve kızlar bunu her yıl yapmaya karar verdiler.Hatalmas siker volt, és a lányok elhatározták, hogy évente megrendezik ezt az eseményt.
Bu insalar, bunu bir yarışma şeklinde düzenleyen üç gazete ve dergiye yazarak cevap verdiler.9천명이 적어낸, 정말 아름다운 자료입니다.
Bu insalar, bunu bir yarışma şeklinde düzenleyen üç gazete ve dergiye yazarak cevap verdiler.לשלושה עיתונים וכתבי-עת שערכו תחרות.
Bu insalar, bunu bir yarışma şeklinde düzenleyen üç gazete ve dergiye yazarak cevap verdiler.ل3 جرائد و مجلّات كانت بها مسابقات.
Bu insalar, bunu bir yarışma şeklinde düzenleyen üç gazete ve dergiye yazarak cevap verdiler.参加者は好きな数字を投稿し
-bulunanları ödüllendirmeyi önemli buldukları için destek verdiler.Sino los derechos de privar a otros de hacer eso.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Ce credeţi?`` Ei au răspuns: ,,Este vinovat să fie pedepsit cu moartea.``
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.che ve ne pare?». E quelli risposero: «E' reo di morte!»
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Chúng trả lời rằng: Nó đáng chết!
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Chúng trả_lời rằng : Nó đáng chết !
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Čo sa vám zdá? A oni odpovedali a riekli: Vinný je smrti.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Co se vám zdá? A oni odpovídajíce, řekli: Hodenť jest smrti.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Cóż się wam zda? A oni odpowiadając, rzekli: Winien jest śmierci.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.De mannen van de Hoge Raad schreeuwden allemaal: "Hij moet ter dood gebracht worden!"
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Hvad tykkes eder? De svarte og sa: Han er skyldig til døden.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Hvad tykkes eder?" Og de svarede og sagde: "Han er skyldig til Døden."
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Ils répondirent: Il mérite la mort.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Kaj se vam zdi? Oni pa odgovore in reko: Smrti je vreden.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.생각이 어떠하뇨 대답하여 가로되 저는 사형에 해당하니라 하고
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Miten teistä on?" He vastasivat sanoen: "Hän on vikapää kuolemaan".
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Mit gondoltok? Azok pedig felelvén mondának: Méltó a halálra.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.¿Qué os parece? Y ellos respondiendo dijeron: --¡Es reo de muerte
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Que vos parece? Responderam eles: É réu de morte.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Sekarang bagaimana pendapat kalian?" Mereka menjawab, "Dia bersalah, dan harus mati.
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Vad synes eder?» De svarade och sade: »Han är skyldig till döden.»
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.Was dünkt euch? Sie antworteten und sprachen: Er ist des Todes schuldig!
Buna ne diyorsunuz?›› ‹‹Ölümü hak etti!›› diye karşılık verdiler.τι σας φαινεται; Και εκεινοι αποκριθεντες ειπον Ενοχος θανατου ειναι.