Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Há um grupo de cientistas, engenheiros e astronautas que se designam por Fundação B612.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Létezik egy tudósokból, mérnökökből és űrhajósokból alakult csoport, a B612 Alapítvány.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Die beiden Brüder beschlossen eines Tages, um die Wette zu rennen, und zwar dreimal um die Welt.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.I due fatelli un giorno decisero di gareggiare, girando tre volte intorno al mondo,
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kakak beradik itu suatu hari memutuskan untuk berlomba, tiga kali mengelilingi dunia.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya. De twee broers besloten op een dag een wedstrijd te houden drie keer rond de wereld.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya. Într-o zi, cei doi frați s-au hotărât să se întreacă, mergând de trei ori în jurul lumii.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeyaovi. Tito dva bratři se jednou rozhodli, že se utkají v závodě třikrát kolem světa.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikról. A fivérek egy nap versenyre keltek, a világot háromszor megkerülni.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.두 형제는 어느 날 세계를 세 바퀴 도는 경주를 벌이기로 했습니다.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Một ngày nọ 2 anh em họ quyết định thi tài chu du khắp thế giới ba vòng.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Os dois irmãos um dia decidiram fazer uma corrida, três vezes à volta do mundo.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Pewnego razu dwaj bracia postanowili się ścigać - trzy razy dookoła świata.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Un jour, les deux frères décidèrent de faire une course, trois fois autour du monde.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Τα δύο αδέλφια αποφάσισαν μια μέρα να πάνε σε έναν αγώνα δρόμου, τρεις φορές τον γύρο του κόσμου.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Картикея скочил върху пауна си и прелетял около континентите, планините и океаните.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Однажды два брата решили устроить гонку, кто быстрее обойдёт трижды вокруг мира.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.יום אחד, החליטו שני האחים לערוך מירוץ בינהם, להקיף את העולם שלוש פעמים.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.في يوم من الأيام قرر الأخوان ان يخوضا سباقا ثلاث مرات حول العالم
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.世界を三周するのです カルティケヤは彼の孔雀に乗り
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,Dopo queste cose, ad Abramo fu portata questa notizia: «Ecco Milca ha partorito figli a Nacor tuo fratello»
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,După aceste lucruri, i s'a spus lui Avraam: ,,Iată, Milca a născut şi ea copii fratelui tău Nahor,
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,Efter disse Begivenheder meldte man Abraham: "Også Milka har født din Broder Nakor Sønner:
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,En tid härefter blev så berättat för Abraham: »Se, Milka har ock fött barn åt din broder Nahor.»
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,I stało się potem, iż oznajmiono Abrahamowi, mówiąc: Oto narodziła i Melcha synów Nachorowi, bratu twemu.
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,이일 후에 혹이 아브라함에게 고하여 이르기를 밀가가 그대의 동생 나홀에게 자녀를 낳았다 하였더라
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,Nogen tid derefter kom det nogen og sa til Abraham: Din bror Nakor og Milka har også fått sønner:
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,А след тия събития, известиха на Авраама, казвайки: Ето, и Мелха роди чада на брата ми Нахор:
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,После сих происшествий Аврааму возвестили, сказав: вот, и Милка родила Нахору, брату твоему, сынов:
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,ויהי אחרי הדברים האלה ויגד לאברהם לאמר הנה ילדה מלכה גם הוא בנים לנחור אחיך׃
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,وحدث بعد هذه الامور ان ابراهيم أخبر وقيل له هوذا ملكة قد ولدت ايضا بنين لناحور اخيك.
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,這 事 以 後 、 有 人 告 訴 亞 伯 拉 罕 說 、 密 迦 給 你 兄 弟 拿 鶴 生 了 幾 個 兒 子
Bir süre sonra İbrahime, ‹‹Milka, kardeşin Nahora çocuklar doğurdu›› diye haber verdiler,這事 以 後 、 有人 告訴 亞伯拉罕說 、 密 迦給 你 兄弟 拿 鶴生 了 幾個 兒子
Bir sürü ölüm gördüler. Bu soruya nasıl cevap verdiler?그들은 많은 죽음을 보았습니다. 그들이 이 질문에 뭐라고 대답을 할까요?
Bir sürü ölüm gördüler. Bu soruya nasıl cevap verdiler?Как они отвечают на этот вопрос?
Bir sürü ölüm gördüler. Bu soruya nasıl cevap verdiler?Как отговарят на този въпрос?
Bir sürü ölüm gördüler. Bu soruya nasıl cevap verdiler?הן ראו המון מיתות. איך הן עונות לשאלה הזאת?
Bir sürü ölüm gördüler. Bu soruya nasıl cevap verdiler?لقد رأين الكثير من القتلى. كيف يمكن لهن الإجابة على هذا السؤال؟
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.-1을 대입하면, 3의 값을 얻을 수 있어요.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.Dajesz mi minus 1 a ja przekształcam to w 3.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.Dosadíme -1 a vyjde nám 3.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.Je geeft me min 1 en deze wordt overgezet naar 3.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.Você me dá -1 e eu o levarei para o 3.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.اعطيتني -1 ويمثل على 3
Bize bir şapka ve çanta verdiler... ...ve tramvay kondüktörü yaptılar.Dali nám čepici a brašnu a udělali z nás průvodčí v tramvaji.
Bize bir şapka ve çanta verdiler... ...ve tramvay kondüktörü yaptılar.Μας έδωσαν ένα καπέλο και μια τσάντα,... ...και μας έβαλαν να επικοινωνούμε με τα τραμ.
Bize bir şapka ve çanta verdiler... ...ve tramvay kondüktörü yaptılar.Те ни дадоха една чанта и един каскет... ...и ни направиха кондуктори на трамваите.
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler. 1.5 ton olduğu söylendi.Viene dato un peso massimo espresso in "t". peso max = (1 + 1/2) t
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.A maximum súlyt tonnában adták meg nekünk.
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.Entonces nos dan el máximo peso en términos de toneladas cortas
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.엘리베이터의 최대 수용 무게는 톤의 개념으로 제시됬습니다
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.Vi har altså fået maksvægten at vide i ton.
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.Дадено ни е максималното количество в рамките на тонове.
Bize maksimum ağırlığı ton cinsinden verdiler.لقد اعطينا الحد الاقصى للوزن بوحدة الطن
Bizi bir yerde topladılar ve orada bize farklı konularda eğitim verdiler.Ci rinchiusero in una struttura, dove ci istruirono in ogni genere di materia.
Bizi bir yerde topladılar ve orada bize farklı konularda eğitim verdiler.Meidät koottiin yhteen ja meille opetettiin monenlaista:
Bizi bir yerde topladılar ve orada bize farklı konularda eğitim verdiler.Nos reunieron a todos en un mismo lugar, donde nos dieron formación en varias disciplinas.
Bizi bir yerde topladılar ve orada bize farklı konularda eğitim verdiler.Reuniram-nos todos num lugar onde nos deram formação sobre variados assuntos.
Bizi bir yerde topladılar ve orada bize farklı konularda eğitim verdiler.Vi blev alle ført et sted hen og uddannet på forskellige områder.