Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››ואמר להם למי זהב התפרקו ויתנו לי ואשלכהו באש ויצא העגל הזה׃
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››فقلت لهم من له ذهب فلينزعه ويعطيني. فطرحته في النار فخرج هذا العجل.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們 說 、 凡 有 金 環 的 、 可 以 摘 下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我 把 金 環 扔 在 火 中 、 這 牛 犢 便 出 來 了
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們說 、 凡 有 金環 的 、 可以 摘下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我把 金 環 扔在 火中 、 這牛犢便 出 來了
Benim yeteneğim ve potansiyelim. Ve bana, görebildiğimi söylemeye karar verdiler.És úgy döntöttek, hogy azt mondják nekem, hogy látok.
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.A oni: "Wiesz, to będzie w Internecie".
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler. Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Et ils ont dit,"Et bien, vous savez, c'est internet." et j'ai dit : "qu'est-ce que j'ai comme place?"
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler."Hát, tudod, ez az interneten lesz."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.그들은, " 이게 인터넷이란걸 아시잖아요 " 라고 했습니다.
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Mi hanno detto: "È su internet..."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Și mi-au răspuns: "Păi, știi, o să fie pe Internet."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Und dann haben sie gesagt "Na ja, es ist schließlich das Internet."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Và họ nói "Chà, cô biết đấy, đó là Internet mà."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Y ellos decían, "Bueno, ya sabes, es la Internet"
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.Zij zeiden: "Nou, weet je, het is het internet."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.А они говорят: "Ну, это же Интернет".
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.А те отговориха: "Ами, нали знаете, това е интернет."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler.הם אמרו, "טוב, את יודעת, זה האינטרנט."
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler." وقالوا : "حسنا ، انها شبكة الإنترنت
"Bilirsin işte, bu internet" diye yanıt verdiler."でも どれくらい使えるの?" と尋ねると
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Eu sei que alguns de vocês já decidiram que querem uma boa carreira.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Ich weiß, einige unter Ihnen haben bereits entschieden, dass Sie eine gute Karriere wollen.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Ik weet dat sommigen al besloten hebben dat ze een goede carrière willen.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Jeg ved, at nogle af jer allerede har besluttet jer for, at I vil have en god karriere.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Je sais que certains d'entre vous ont déjà décidé que vous voulez une bonne carrière.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.저는 여러분들 중 몇분은 이미 대단한 경력을 갖고 싶어하기로 정한 것으로 알고 있어요.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Saya tahu beberapa sudah memutuskan hanya ingin karir yang bagus.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Sé que algunos de ustedes ya han decidido que quieren una buena carrera.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.So che qualcuno di voi ha già deciso di voler fare una buona carriera.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Ştiu că unii aţi hotărât deja că vreţi o carieră bună.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Tiedän, että jotkut teistä ovat jo päättäneet haluavansa hyvän uran.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Tôi biết một số bạn đã quyết tâm tạo dựng sự nghiệp vĩ đại.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Tudom, néhányan közületek már eldöntötték, hogy jó karriert akarnak.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Viem, že niektorí ste sa už rozhodli, že chcete dobrú kariéru.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Vím, že někteří z vás se již rozhodli, že budou mít dobrou kariéru.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Wiem, że niektórzy zdecydowali się na dobrą karierę.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Ξέρω ότι μερικοί από εσάς έχετε είδη αποφασίσει ότι θέλετε μία καλή κεριέρα.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Знам, че някои от вас вече са решили, че искат добра кариера.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Я знаю, что некоторые уже решили, что хотят хорошей карьеры.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.Я певний, деякі з вас вже вирішили, що хочуть мати добру кар'єру.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.אני יודע שכמה מכם כבר החלטתם שאתם רוצים קריירה טובה.
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.أعرف أن البعض منكم قد قرر أنه يريد وظيفة جيدة
Biliyorum ki, bazılarınız çoktan harika bir kariyer istediklerine karar verdiler.そこそこのキャリアでいい と言う方もいるでしょう それだって失敗するでしょうけど—
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.A oni odpovídali: "Nevíme, ale jsou to jen rituály, které nám poskytují význam."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.A oni odpowiedzieli: "Nie wiemy, ale to są po prostu rytuały, które dają nam poczucie sensu".
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Dan mereka bilang, "kami tidak tahu, itu adalah ritual yang memberi kami suatu makna."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.E eles respondiam: "Não sabemos, são apenas rituais que nos conferem significado." E eu dizia:
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.E loro rispondevano "Non lo sappiamo ma è un semplice rituale che ci dà uno scopo."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Erre ők azt mondták, hogy "Fogalmunk sincs, de ezek a rituálék adnak az életünknek értelmet."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Et ils répondaient, "On ne sait pas, mais c'est juste des rituels qui nous donnent du sens."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.In so mi odgovorili: "Ne vemo, toda ti rituali nam dajejo pomen."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Ja he vastasivat: "Emme me tiedä, mutta se vain on rituaali, joka antaa meille merkityksen."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.그러자 그들이 말했죠. "저희도 모릅니다. 다만 의식 그 자체에 의미를 두는 겁니다."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Och de svarade: - Vi vet inte. - Men det är helt enkelt ritualer som ger oss mening.
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Și ei să-mi răspundă, "Nu știm, dar sunt ritualuri care ne oferă sens."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Und sie sagten, "Wissen wir nicht, aber es sind nur Rituale die uns Sinn geben".
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Và họ nói,"Chúng tôi không biết, nhưng đó chỉ là một nghĩ lễ mang lại cho chúng tôi niềm tin."
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Και είπαν, "Δεν ξέρουμε, απλώς είναι τελετουργικά που μας δίνουν νόημα".
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.А они отвечали, что они не знают, что это просто ритуалы, которые придают жизни смысл.
"Bilmiyoruz, ama bize anlam veren zaten butun bu ayinler" diye yanit verdiler.Те отговориха, "Не знаем, но това са ритуали, които ни дават смисъл."