Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"B612 Foundation" adını verdiler.مؤسسة B612. ومن منكم
"B612 Foundation" adını verdiler.同埋太空人
"B612 Foundation" adını verdiler."星の王子様"を読んだ事があれば
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Dostałem wsparcie i zbudowałem je.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.그리고 그들은 저를 약간 도와주었고, 전 이곳을 지었죠
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Mi aiutarono un po', e ho costruito questo.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Si m-au sprijinit putin, si am contruit asta.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Und mit der erhaltenen Unterstützung baute ich dies.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Và họ phần nào ủng hộ tôi, và tôi đã xây nơi này.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Y me apoyaron un poco, y construí ésto.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Ze steunden me een beetje en ik bouwde dit.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Мне помогали немного, и я восстановил гербарий.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.Те ме подкрепиха малко и аз построих това.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.והם תמכו בי קצת, ובניתי את זה.
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.لقد دعموني قليلا, وقمت ببناء هذه .
Bana birazcık destek verdiler ve bende bunu inşa ettim.現在、若いコンゴ人の訓練の場所です
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.Dostałam też wtedy książeczkę opisującą moje prawa i warunki pracy.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.저는 그때 도공으로서의 저의 권리 및 작업조건이 기재된
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler. O kitapçığı hala saklarım.Ook kreeg ik toen een werkboek waarin mijn rechten en werkcondities werden uitgelegd, dat heb ik nog steeds.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler. O kitapçığı hala saklarım.Ricevetti anche un libretto che spiegava i miei diritti e le mie condizioni di lavoro.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler. O kitapçığı hala saklarım.Също така получих книга, която обясняваше правата ми и условията за работа, която пазя до ден днешен.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.Πήρα επίσης ένα μικρό βιβλιαράκι που εξηγούσε τα δικαιώματά μου και τις συνθήκες εργασίας μου.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.Саме тоді я також отримала свою трудову книжку, яка пояснювала мені мої права та мої умови праці.
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.גם קיבלתי באותו הזמן חוברת שהסבירה את זכויותי
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.حصلت كذلك في ذلك الوقت على كتاب التعليمات الذي يشرح حقوقي
Bana bir de haklarımı ve çalışma koşullarımı açıklayan bir kitapçık verdiler.労働環境の取り決めが説明してあって まだ この基準書を持っています
Bana dinle emri verdiler, Şimdi bir yol olduğunu biliyorum ve gitmem gerektiğini biliyorum.J'étais assez mature pour écouter maintenant, il existe un moyen, et je le sais je dois partir.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Dali mi tu vložku, ale bez soustruhu, tak je z ní zámek.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Deram-me a lingueta, mas não me deram o torno, por isso fizemos dela uma fechadura.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.És nekem adták a rácsot, de nem adták hozzá a gépet, úgyhogy csináltunk belőle egy reteszt.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.기계는 없이 울타리만 주었기에, 잠금쇠를 만들었습니다.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Me dieron el seguro, pero no me dieron el torno, así que hicimos un cerrojo.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Mi-au dat ghidajul, dar nu mi-au dat şi strungul, aşa că am făcut un zăvor din el.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.On m'a donné la clôture, mais pas la scie, et nous en avons donc fait un pêne dormant.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Sie haben mir den Rahmen gegeben, aber nicht den Hobler. Also haben wir einen Türriegel daraus gemacht.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Và họ đưa cho tôi cái hàng rào, nhưng không đưa cho tôi cái khuôn, và chúng tôi lấy ổ khoá ra khỏi nó.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Więc podarowali mi płot, ale nie dali mi hebla, więc zrobiłem z niego zasuwę.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Ze gaven me het hek, maar niet de shaper, dus hebben we het slot ervan gebruikt.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Дадоха ми решетката, без да ми дадат банцига, така че направихме резе от нея.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Мені дали тільки косинець, але не сам верстат, і ми вирішили зробити з нього засув.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.Мне дали только угольник, но не сам станок, и мы решили сделать из него засов.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.והם נתנו לי את הגדר, אבל הם לא נתנו לי את מכונת ההקצעה, אז עשינו מזה מנעול משוריין.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.وقد أعطونى السياج ولكن لم يعطونى القالب، لذلك قمنا بعمل المزلاج منها.
Bana parmaklığı verdiler ama frezeciyi vermediler, biz de ondan sürgü yaptık.そこからかんぬきを取り外しました 凶暴な象でも壊すことはできません
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Họ có những nguyên vật liệu cơ bản, đặt chúng vào một bình đơn và đốt cháy chúng và cho nhiều điện cực đi qua.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.그들은 기본적인 재료를 가지고, 그것들을 하나의 단지에 넣어 불을 붙였고 많은 전력을 통과시켰습니다
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Mereka mengambil bahan dasarnya, memasukkannya ke dalam wadah dan menyalakannya dan memberi tegangan tinggi.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Vették az alapanyagokat, berakták egy üvegbe, begyújtották őket, és jó sok feszültséget vezettek át rajtuk.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Vzali základní ingredience, dali je do jedné nádoby a zažhnuli je a dali tam vysoké napětí.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Wzięli podstawowe składniki, umieścili je w jednym naczyniu zapalili, i podłączyli je do wysokiego napięcia.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Ze namen de basisingrediënten, deden ze in een kolf, verwarmden dat en lieten er elektrische vonken op los.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Πήραν τα βασικά συστατικά τα έβαλαν σε ένα δοχείο και τα πυροδότησαν και εξάσκησαν υψηλή ηλεκτρική τάση.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Они взяли базовые составляющие, поместили их в один сосуд, зажгли, и пропустили сквозь них высокое напряжение.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.Те взеха основните съставки, сложиха ги в един буркан и ги възпламениха, и пуснаха през тях доста волтове.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.הם נטלו את המרכיבים הבסיסיים, שמו אותם בכד, הציתו אותם וחיברו לזה מתח מאוד גבוה.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.لقد أخذا المكونات الأساسية، وقاما بوضعها فى إناء واحد ثم قاما بقدحها وتمرير تيار كهربى عالى الجهد من خلالها.
Basit bileşenleri alıp, tek bir kavanoza koydular ve tutuşturdular ve büyük miktarda elektrik verdiler.これに点火し 高電流を流しました そしてスープの中身を調べたところ
Başka not da vermiş olabilirler tabii belki de A verdiler, bilmiyorum şu anda. .Albo wiecie co, nie ważne co im powiedzieli. Może to było samo A.
Başka not da vermiş olabilirler tabii belki de A verdiler, bilmiyorum şu anda. .Ja?
Başka not da vermiş olabilirler tabii belki de A verdiler, bilmiyorum şu anda. .Nebo cokoli jim řekli. Třeba to bylo A.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod