Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Arabští i všecka knížata Cedarská kupčívali tobě k ruce v beranech a skopcích i kozlích, tím kupčívali v tobě.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.De Arabieren en Kedars rijke handelskoningen brengen u lammeren, rammen en geiten.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.아라비아와 게달의 모든 방백은 네 수하에 상고가 되어 어린 양과 수양과 염소들 그것으로 너와 무역하였도다
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.L'Arabia e tutti i prìncipi di Kedàr mercanteggiavano con te: trafficavano con te agnelli, montoni e capri
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Orang Arab dan penguasa tanah Kedar membeli barang-barangmu dengan anak domba, domba jantan dan kambing
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Аравия и все князья Кидарские производили мену с тобою: ягнят и баранов и козлов променивали тебе.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.Аравия и всичките кидарски първенци бяха търговци в тебе, и търгуваха с тебе с агнета, овце и козли.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.ערב וכל נשיאי קדר המה סחרי ידך בכרים ואילים ועתודים בם סחריך׃
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.العرب وكل رؤساء قيدار هم تجار يدك بالخرفان والكباش والاعتدة. في هذه كانوا تجارك.
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.亞 拉 伯 人 、 和 基 達 的 一 切 首 領 、 都 作 你 的 客 商 . 用 羊 羔 、 公 綿 羊 、 公 山 羊 、 與 你 交 易
Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi, Mallarına karşılık Sana kuzu, koç, teke verdiler.亞拉伯人 、 和 基達 的 一切 首 領 、 都 作 你 的 客商 . 用 羊羔 、 公綿羊 、 公山羊 、 與 你 交易
Ara verdiler, gelmedi daha..The window is open, come here do not know me !I do not know where he went.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela(82:9) И Ассур пристал к ним: они стали мышцею для сынов Лотовых.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela(83:9) L`Assyrie aussi se joint à eux, Elle prête son bras aux enfants de Lot. Pause.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaA Gebaliták, Ammoniták és Amálekiták, a Filiszteusok Tyrus lakosaival együtt.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaAsiria se uneşte şi ea cu ei, şi îşi împrumută braţul ei copiilor lui Lot. -(Oprire).
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaA-si-ri cũng hiệp với chúng nó, Mà giúp đỡ cơ cấu Lót.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaA-si-ri cũng hiệp với chúng_nó , Mà giúp_đỡ cơ_cấu Lót .
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaAssur hat sich auch zu ihnen geschlagen; sie helfen den Kindern Lot. (Sela.)
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaDe Gebalieten, Ammonieten en Amalekieten; en ook de Filistijnen, samen met de inwoners van de stad Tyrus.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebal, Ammon a Amalech, Filištea s obyvateľmi Týru.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebal, Ammon e Amalek la Palestina con gli abitanti di Tiro
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebal, Ammon ja Amalek, Filistea ynnä Tyyron asukkaat.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebal och Ammon och Amalek, filistéerna tillika med dem som bo i Tyrus;
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebal og Ammon og Amalek, Filistea tillikemed innbyggerne av Tyrus.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGebálští a Ammonitští, a Amalechitští, Filistinští s obyvateli Tyrskými.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaGiebalczyków, i Ammonitczyków, i Amalekitczyków, także Filistyóczyków z tymi, którzy mieszkają w Tyrze;
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaJuga Asyur telah bergabung dengan mereka, menjadi kaki tangan keturunan Lot
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela앗수르도 저희와 연합하여 롯 자손의 도움이 되었나이다(셀라)
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaogså Assur har sluttet sig til dem, Lots Sønner blev de en Arm. - Sela.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaTambém a Assíria se ligou a eles; eles são o braço forte dos filhos de Ló.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaTambién los asirios se han juntado con ellos y sirven de brazo a los hijos de Lot. (Selah
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelatudi Asirec se jim je pridružil v pomoč so bili sinovom Lotovim. (Sela.)
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaΚαι αυτος ο Ασσουρ ηνωθη μετ' αυτων εβοηθησαν τους υιους του Λωτ. Διαψαλμα.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaОще и Асирия се съедини с тях, Станаха помощници на Лотовите потомци. (Села.)
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSelaגם אשור נלוה עמם היו זרוע לבני לוט סלה׃
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela‎اشور ايضا اتفق معهم. صاروا ذراعا لبني لوط. سلاه‎.
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela亞 述 也 與 他 們 連 合 . 他 們 作 羅 得 子 孫 的 幫 手 。 〔 細 拉
Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. _iSela亞述 也 與他們連合 . 他 們作羅 得 子孫 的 幫手 。 〔 細拉
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.(73:7) предали огню святилище Твое; совсем осквернили жилище имени Твоего;
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Au pus foc sfîntului Tău locaş; au dărîmat şi au pîngărit locuinţa Numelui Tău.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa, Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng_nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa , Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất .
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De har satt ild på din helligdom; like til grunnen har de vanhelliget ditt navns bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De hava satt eld på din helgedom och oskärat ända till grunden ditt namns boning.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Hanno dato alle fiamme il tuo santuario, hanno profanato e demolito la dimora del tuo nome
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.He pistivät sinun pyhäkkösi tuleen, he häväisivät, panivat maan tasalle sinun nimesi asumuksen.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Ils ont mis le feu à ton sanctuaire; Ils ont abattu, profané la demeure de ton nom.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.주의 성소를 불사르며 주의 이름이 계신 곳을 더럽혀 땅에 엎었나이다
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Lançaram fogo ao teu santuário; profanaram, derrubando-a até o chão, a morada do teu nome.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Mereka membakar Rumah-Mu sampai musnah; dan menajiskan tempat Engkau disembah
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.På din Helligdom satte de Ild, de skændede og nedrev dit Navns Bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Podpálili tvoju svätyňu; zrútiac ho na zem poškvrnili príbytok tvojho mena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Sie verbrennen dein Heiligtum; sie entweihen und werfen zu Boden die Wohnung deines Namens.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Szent helyedet lángba borították; neved hajlékát földig megfertõztették.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Uvrhli oheň do svatyně tvé, na zem zřítivše, poškvrnili příbytku jména tvého.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Założyli ogieó w świątnicy twojej, a obaliwszy na ziemię, splugawili przybytek imienia twego.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zažgali so svetišče tvoje, do tal so oskrunili prebivališče tvojega imena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zij hebben de tempel in brand gestoken en Uw woning helemaal platgebrand; nu is het geen heilige plaats meer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod