Ana içeriğe geç
Sözlük

verdiler ile cümle

verdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
ABD ordusu ile ezmeye karar verdiler.في الشرق الأوسط وإفريقيا, وهذا لوحده سيء بما فيه الكفاية.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.A jeho rodičia im odpovedali a riekli: Vieme, že je to náš syn, aj to, že sa slepý narodil;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Cha mẹ người trả lời rằng: Chúng tôi nhìn biết là con trai chúng tôi nó đã mù từ thuở sanh ra;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Cha_mẹ người trả_lời rằng : Chúng_tôi nhìn biết là con_trai chúng_tôi nó đã mù từ thuở sanh ra ;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Då svarade han föräldrar och sade: »Att denne är vår son, och att han föddes blind, det veta vi.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Drept răspuns, părinţii lui au zis: ,,Ştim că acesta este fiul nostru, şi că s'a născut orb.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Felelének nékik annak szülei és mondának: Tudjuk, hogy ez a mi fiunk, és hogy vakon született:
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Hans Forældre svarede dem og sagde; "Vi vide, at denne er vor Søn, og at han, var født blind.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Hans foreldre svarte: Vi vet at dette er vår sønn, og at han er født blind;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Ibu bapak orang itu menjawab, "Memang ini anak kami; dan ia memang buta sejak lahir
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.I genitori risposero: «Sappiamo che questo è il nostro figlio e che è nato cieco
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.그 부모가 대답하여 가로되 이가 우리 아들인 것과 소경으로 난 것을 아나이다
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odgovore jim roditelji njegovi in reko: Vemo, da je ta sin naš in da se je slep rodil;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odpověděli jim rodičové jeho a řekli: Vímeť, že tento jest syn náš a že se slepý narodil.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odpowiedzieli im rodzice jego i rzekli: Wiemy, żeć to jest syn nasz, i że się ślepo narodził;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Responderam seus pais: Sabemos que este é o nosso filho, e que nasceu cego;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Respondieron sus padres y dijeron: --Sabemos que éste es nuestro hijo y que nació ciego
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Ses parents répondirent: Nous savons que c`est notre fils, et qu`il est né aveugle;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Zijn ouders antwoordden: "Dit is onze zoon en hij is blind geboren.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Відказали їм родителї його, й казали: Знаємо, що син наш, і що слїпим родив ся;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Родители его сказали им в ответ: мы знаем, что это сын наш и что он родилсяслепым,
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.ויענו אתם יולדיו ויאמרו ידענו כי זה הוא בננו וכי נולד עור׃
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.اجابهم ابواه وقالا نعلم ان هذا ابننا وانه ولد اعمى.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.他 父 母 回 答 說 、 他 是 我 們 的 兒 子 、 生 來 就 瞎 眼 、 這 是 我 們 知 道 的
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.他 父母 回答 說 、 他 是 我 們 的 兒子 、 生來 就 瞎眼 、 這是 我 們 知道 的
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.A tak oni będąc odprawieni, przyszli do Antyjochyi, a zgromadziwszy mnóstwo, oddali list.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.A tak oni súc prepustení prišli dolu do Antiochie a shromaždiac množstvo podali list.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Azok annakokáért elbocsáttatván, elmenének Antiókhiába; és egybegyûjtvén a sokaságot, átadák a levelet.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Da diese abgefertigt waren, kamen sie gen Antiochien und versammelten die Menge und überantworteten den Brief.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Da nu disse var sendt avsted, kom de til Antiokia, og de samlet hele menigheten og gav dem brevet.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Ei deci, şi-au luat rămas bun dela Biserică, şi s'au dus la Antiohia, unde au dat epistola mulţimii adunate.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Então eles, tendo-se despedido, desceram a Antioquia e, havendo reunido a assembléia, entregaram a carta.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Essi allora, congedatisi, discesero ad Antiochia e riunita la comunità consegnarono la lettera
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.저희가 작별하고 안디옥에 내려가 무리를 모은 후에 편지를 전하니
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Poslanci so torej, ko so jih bili odpravili, prišli v Antiohijo; pa zbero množico in izroče pismo.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Så lod man dem da fare, og de kom ned til Antiokia og forsamlede Mængden og overgave Brevet.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Tedy oni propuštěni jsouce, přišli do Antiochie, a shromáždivše množství, dali jim list.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Vậy , khi các người đó đã từ_giã Hội_thánh , xuống thành An-ti-ốt , nhóm hết_thảy anh_em lại và trao thơ cho .
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Vậy, khi các người đó đã từ giã Hội thánh, xuống thành An-ti-ốt, nhóm hết thảy anh em lại và trao thơ cho.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Ουτοι μεν λοιπον απολυθεντες ηλθον εις Αντιοχειαν, και συναξαντες το πληθος ενεχειρησαν την επιστολην.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Итак, отправленные пришли в Антиохию и, собрав людей, вручили письмо.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.И те, като го прочетоха, зарадваха се за успокоението що им даваше.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Послані ж прийшли в Антиохию і, зібравши громаду, подали посланнє.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.וישלחו האנשים ויבאו אל אנטיוכיא ויקהילו את העם ויתנו להם את האגרת׃
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.فهؤلاء لما أطلقوا جاءوا الى انطاكية وجمعوا الجمهور ودفعوا الرسالة‎.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.他 們 既 奉 了 差 遣 、 就 下 安 提 阿 去 、 聚 集 眾 人 、 交 付 書 信
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.他 們既 奉 了 差遣 、 就 下 安提阿 去 、 聚集眾人 、 交付 書信
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.De sa att de hette bröderna Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.De sagde, de hed brødrene Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Dicen que son los hermanos Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Dizem que são os irmãos Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Hanno detto di chiamarsi fratelli Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.He ovat Elricin veljekset.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Mówią, że są braćmi Elric.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Λένε ότι είναι οι αδερφοί Έλρικ.
Adlarını Elric karde,sler olarak verdiler.Они назвали себя братьями Элрик.
Afrikan-Amerikan bir adayın başkanlığına oy verdiler.아프리카계 미국 흑인 대통령 후보에 투표를 했습니다.
Afrikan-Amerikan bir adayın başkanlığına oy verdiler.בחרה מתמודד אפרו אמריקאי לנשיא.
Afrikan-Amerikan bir adayın başkanlığına oy verdiler.صوتت لمرشح أفريقي-امريكي للرئاسة.
Afrikan-Amerikan bir adayın başkanlığına oy verdiler.実際オバマはかなりよくやりました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod