verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin ona verdiği kutuda ne olduğunu merak ediyordu.Tom wondered what was in the box that Mary had given him.
Tom Mary'nin ona verdiği suyu içti.Tom drank the water that Mary gave him.
Tom Mary'nin ona verdiği kupadan çay içmeyi seviyor.Tom loves to drink tea from the cup that Mary gave him.
Tom babasının ona verdiği gitarı sattı.Tom sold the guitar that his father gave him.
Doğru kararı verdiğimizi umuyorum.I hope we've made the right decision.
Tom'un verdiği ders sıkıcıydı.The class taught by Tom was boring.
O, ona verdiğim tüm parayı harcadı.She spent all the money I gave her.
Bunu onlara verdiğini gördüm.I saw you give it to them.
Bunu ona verdiğini gördüm.I saw you give it to him.
Onlara zarar verdiğim için üzgünüm.I'm sorry I hurt them.
Ona zarar verdiğim için üzgünüm.I'm sorry I hurt him.
Bana onlara ne verdiğini söyleTell me what you gave them.
Bana ona ne verdiğini söyle.Tell me what you gave him.
Ona ne verdiğini bana söyle.Tell me what you gave her.
Dan Linda'ya verdiği sözünü hatırladı.Dan remembered his promise to Linda.
Köpek ona verdiğim kemiği yedi.The dog ate the bone, which I gave him.
Belki verdiğiniz tavsiye inandırıcı ve eksiksiz.Perhaps the advice you gave was convincing and thorough.
Dan, Linda'ya zarar verdiğinin bile farkında görünmüyordu.Dan didn't even seem to realize he had hurt Linda.
Tom'un sana verdiği parayı zaten harcadın mı?Have you already spent the money Tom gave you?
Onu sana kimin verdiğini hatırlamıyor musun?Don't you remember who gave you that?
Tom'un tüm önem verdiği şey para.All Tom cares about is money.
Tom John'un Mary'ye verdiği yüzüğe baktı.Tom looked at the ring John gave Mary.
Tom öğle yemeğini annesinin ona verdiği parayla ödedi.Tom paid for his lunch with the money his mother had given him.
Tom babasının ona verdiği tüfekle bir ayı vurdu.Tom shot a bear with the rifle his father gave him.
O şarkının Fransızcada daha iyi ses verdiğini düşünüyorum.I think that song sounds better in French.
Yapmaya karar verdiğin şey bu mu?Is that what you've decided to do?
Yanlış karar verdiğimizi mi düşünüyorsun?Do you think we made the wrong decision?
Neye karar verdiğini bana bildir.Let me know what you decide.
Tom bana verdiği sözü tutmadı.Tom didn't keep his promise to me.
İhtiyacın olan her şeyi satın almak için sana yeterli parayı verdiğimi umuyorum.I hope that I gave you enough money to buy everything you needed.
Tom henüz yapacağını söz verdiği şeyi yapmadı.Tom hasn't yet done what he promised he'd do.
Söz verdiğin bu değil.That's not what you promised.
Bana verdiğin kitap çok ilginç.The book you gave me is very interesting.
Henüz zarar verdiğim bütün insanlardan özür dilemedim.I haven't yet made amends with all the people I've hurt.
Ona verdiğim sözümü tuttum.I kept my promise to him.
Tom ona ödünç verdiğim kitapları geri getirmeye söz verdi.Tom promised to return the books I lent him.
Tom'un bana verdiği kutunun içinde patates vardı.The box Tom gave me contained potatoes.
O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.The computer that Tom's father gave him when he was thirteen is still working.
Neden onu yapmamaya karar verdiğimizin çeşitli sebepleri vardı.There were several reasons why we decided not to do that.
Bana haber verdiğin için teşekkürler.Thanks for notifying me.
Tom Mary'nin ona verdiği cevabı beğenmedi.Tom didn't like the answer that Mary gave him.
Birine rüşvet verdiğimi iddia ediyorlar.They're alleging I bribed someone.
Zaten verdiğin her şeyi saymak iyi değil.It's not good to count all the things that you have already given.
Verdiğin her şeyi saymak kötü.It is bad to count all the things that you gave.
Tom söz verdiği gibi yaptı.Tom did as promised.
Mary, Tom adını verdiği bir oğlan doğurdu.Mary gave birth to a boy she named Tom.
Tom'un bunu bize kimin verdiğini bilmesine gerek yok.Tom doesn't need to know who gave this to us.
Bu, Tom'un şimdiye kadar bana verdiği tek şey.This is the only thing that Tom ever gave me.
Bu, Tom'un bana geçen Noel'de verdiği şey.This is what Tom gave me last Christmas.
Bunlar Tom'un bana verdiği giysiler.These are the clothes that Tom gave me.
Tom vaaz verdiğini uygulamıyor.Tom doesn't practice what he preaches.
Tom onu denemeye karar verdiğini söylüyor.Tom says he's decided to give it a try.
Mary, Tom'un kendisine verdiği elmaları elma marmelatı yapmak için kullandı.Mary used the apples that Tom gave her to make apple butter.
El tırnak altları, kıymık batmasının en acı verdiği yerlerden biridir.One of the most painful places to get a splinter is under the fingernail.
Bana verdiğin telefon için çok teşekkürler.Thanks a lot for the telephone you gave me.
Verdiği sözleri unutmaya meyillidir.She tends to forget her promises.
Tom'un bana verdiği gitarı saklamalıydım.I should've kept the guitar that Tom gave me.
Bana söz verdiğin powerpoint sunumu nerede?Where is the PowerPoint presentation you promised me?
Sağ elin verdiğini sol el görmemelidir.The left hand should not know what the right hand is doing.
Sağ elin verdiğini sol el bilmemelidir.The left hand should not know what the right hand is doing.
İlgili Sayfalar