verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ne zaman sana ödünç verdiğim parayı geri ödeyeceksin?When are you going to pay me back the money I lent you?
Cevap verdiğine memnun oldum.I'm glad you replied.
Ben hala bana on üç yaşındayken verdiğin kazağa sahibim.I still have the sweater you gave me when I was thirteen.
Tom hâlâ babasının ona verdiği sırt çantasına sahip.Tom still has the knapsack his father gave him.
O bile onun ona verdiği hediyeyi açmadı.She didn't even open the present he gave her.
Tom hâlâ ebeveynlerinin ona on üç yaşındayken verdiği bisiklete biniyor.Tom still rides the bicycle that his parents gave him when he was thirteen years old.
Dün gece burada uyumama izin verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting me sleep here last night.
O söz verdiği şeyi yaptı.He did what he had promised.
Bana verdiğin güller çok güzel.The roses that you gave me are very beautiful.
Keşke Tom ona verdiğim şeyi şikayet etmeden yese.I wish Tom would eat what I give him without complaining.
Ne yapmaya karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide to do.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde bize bildir.Let us know when you decide what you want to do.
Tom'un onu kime verdiğini bilmiyorum.I don't know who Tom gave that to.
Sana neyin en çok ilham verdiğini söyleyebilir misin?Can you tell us what inspired you most?
Tom'un şu anda zarar verdiğini biliyorum.I know Tom is hurting right now.
Tom'un bunu kime verdiği umurumda değil.I don't care who Tom gives this to.
O, Tom'un sana verdiği kitap mı?Is that the book that Tom gave you?
Sana linkini verdiğim online sözlüğü kullanıyor musun?Are you using the online dictionary whose link I gave you?
Dedemin bana verdiği büyüleyici kitabı okumak için tüm gece oturdum.I was up all night reading the captivating book my grandfather gave me.
Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmayacağı konusunda içimde bir his var.I have a feeling Tom won't do what he's promised to do.
Tom ona verdiğim paranın çoğunu zaten harcadığından eminim.I'm sure Tom has already spent a lot of the money we gave him.
Tom Mary'nin eski gitarını kime vereceğine karar verdiğini biliyordu.Tom knew who Mary had decided to give her old guitar to.
Tom Mary'nin ona verdiği şapkayı giydi.Tom put on the hat that Mary gave him.
Senden bir açıklama istedim ama bana verdiğin tatmiş edici değildi.I asked you for an explanation, but the one you gave me is unsatisfactory.
Güzel tat verdiğini düşünüyorum.I think it tastes good.
Kalmaya karar verdiğini düşündük.We thought you had decided to stay.
Bu değer verdiğim tek şey.This is the only thing I care about.
Tom'un bunu bana neden verdiğini merak ediyorum.I wonder why Tom gave me this.
Tom'un neden bunu bana verdiğini merak ediyorum.I wonder why Tom gave this to me.
Üzgünüm. Aşırı tepki verdiğimi biliyorum.I'm sorry. I know I overreacted.
Tom Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who Mary has decided to give her old guitar to.
Tom, Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know who Mary had decided to give her old guitar to.
Tom büyükbabasının ona verdiği saati rehin vermek zorunda kalmıştı.Tom had to pawn the watch his grandfather had given him.
Tom bana ödeyeceğine söz verdiği kadar çok ödemedi.Tom didn't pay me as much as he promised he would.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi henüz yapmadı.Tom hasn't yet done what he promised he would do.
Tom'un bana verdiği şeye oldukça yakından baktım.I looked at what Tom gave me quite closely.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadı.Tom didn't do what he promised he would do.
Tom'a biraz para verdiğimi hatırlıyorum.I remember giving Tom some money.
Noel için sana ne verdiğimi biliyorum.I know what I'm giving you for Christmas.
Tom'un nasıl tepki verdiğini hatırlamıyorum.I don't remember how Tom reacted.
Tom, dün Mary'nin ona verdiği kitabı okumayı zaten bitirdi.Tom has already finished reading the book that Mary gave him yesterday.
Tom dün Mary'nin ona verdiği kitabı okumayı bitirdi.Tom has finished reading the book that Mary gave him yesterday.
Tom, Mary'nin ona verdiği nota baktı.Tom glanced at the note that Mary had handed to him.
Tom'a oy verdiğim için çok üzgünüm.I'm very sorry I voted for Tom.
Verdiğimiz partiden bütün arkadaşlarına bahset.Tell all your friends about the party we're having.
Tom ona verdiğin hemen hemen her şeyi yiyecektir.Tom will eat just about anything you give him.
Tom, Mary'ye söz verdiğini unutmuş olmalı.Tom must've forgotten what he promised Mary.
Onu Tom'a vermeye söz verdiğini sanıyordum.I thought you had promised to give that to Tom.
Tom onların ona verdiği maaşı hak etmiyor.Tom doesn't deserve the salary they're giving him.
Kimin için oy verdiğiniz umurumda değil.I don't care who you voted for.
Çocuk arkadaşının ona doğum günü partisi için ona verdiği hediyeyi kabul etti.The boy accepted the gift her friend gave her for the birthday party.
Geçen hafta bana verdiğin romanı okuyorum.I'm reading the novel you gave me last week.
Bana ödünç verdiğin şemsiye hala bende.I still have the umbrella you lent me.
Tom'a verdiğim ayakkabılar onun için fazla küçüktü.The shoes I gave Tom were too small for him.
Sami'ye verdiğim ayakkabılar onun için fazla küçüktü.The shoes I gave Sami were too small for him.
Eski bisikletimi verdiğim kişi Tom'dur.Tom is the person I gave my old bicycle to.
Tom'un bana limonata yapmam için verdiği limonları kullandım.I used the lemons that Tom gave me to make lemonade.
Tom'un bana verdiği anahtarla içeri girdim.I let myself in with the key Tom had given me.
Tom'un bana verdiği havluyla kendimi kuruttum.I dried myself with the towel Tom handed me.
Büyükbabamın bana verdiği bir cep saatim var.I have a pocket watch that my grandfather gave me.
İlgili Sayfalar