verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üzgünüm. Ben zaten sana cevap verdiğimi düşündüm.I'm sorry. I thought I had already responded to you.
Üzgünüm! Ben zaten sana cevap verdiğimi düşündüm.Sorry! I thought I had already answered you.
Sana verdiğim tüm acı için üzgünüm.I'm sorry for all the pain I caused you.
Tom ona ödünç verdiğim parayı iyi kullandı.Tom made good use of the money we lent him.
Tom Mary'nin ona verdiği hediye çekini yırttı.Tom tore up the gift certificate that Mary gave him.
Mary hâlâ Tom'un ona verdiği yüzüğü takıyor.Mary is still wearing the ring Tom gave her.
Bu Tom'un bana verdiği gitar.This is the guitar that Tom gave me.
Sana verdiğim şu yüzükleri neden takmıyorsun?Why aren't you wearing those earrings I gave you?
İyi davranmaya söz verdiğin sürece beni ziyaret etmeye gelebilirsin.You can come to visit me, as long as you promise to behave well.
Tom bana o zarfı ona kimin verdiğini söylemedi.Tom wouldn't tell me who gave him that envelope.
Neden onu yapmana izin verdiğimi bilmiyorum.I don't know why we let you do that.
Tom Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.Tom has lost the watch that Mary gave him.
Yapmaya karar verdiğin şey delice.What you decided to do is insane.
Mücadelesini verdiğimiz şey, özgürlük.Freedom is what we're fighting for.
Mary telefon numarasını Tom'a verdiğini itiraf etti.Mary confessed that she had given Tom her phone number.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bana bildir.Let me know once you've decided when you'll come.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bileyim.Let me know once you've decided when you'll come.
O hâlâ ona ödünç verdiğim parayı bana vermedi.He still hasn't given me the money I lent him.
Söz verdiğim şey bu.That's what I promised.
Verdiğin karara saygı duyuyorum.I respect the decision you made.
Verdiğin herhangi bir kararı destekleyeceğiz.We'll support any decision you make.
Burada takılmamıza izin verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting us hang out here.
Tom'la konuşmama izin verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for letting me speak with Tom.
Tom'un kazanmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let Tom win.
Bana seçenek verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for giving me the option.
Sadece Tom'un gitmesine izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you just let Tom go.
Bak Tom, onu Mary'ye verdiğini biliyorum.Look, Tom, I know you gave it to Mary.
Verdiğin sözü hatırlıyor musun?Do you remember your promise?
Tom Mary'nin önem verdiğini biliyordu.Tom knew that Mary cared.
Birinin Tom'u öldürdüğünden ve intihar süsü verdiğinden şüpheleniyoruz.We suspect that someone murdered Tom and just made it look like suicide.
Tom'un bana verdiği şeyi göstermek istiyorum.I want to show you what Tom gave me.
Bana verdiğin hediyeyi gerçekten sevdim.I really liked the gift you gave me.
Tom bana neden Fransızca okumaya karar verdiğini söyledi.Tom told me why he'd decided to study French.
Tom'un Mary'nin ona verdiği kitabı istemediğini düşündüm.I thought Tom wouldn't like the book Mary gave him.
Yanlış bir karar verdiğini düşünüyorum.I think you've made the wrong decision.
Artık bütün yapabileceğimiz Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmasını ümit etmektir.All we can do now is hope that Tom does what he's promised to do.
Tom yapmaya söz verdiği şeyi neredeyse her zaman yapar.Tom almost always does what he promises to do.
Bunu sana kimin verdiğini biliyorum.I know who gave that to you.
Bunu sana kimin verdiğini bilmek istiyorum.I want to know who gave that to you.
Getireceğine söz verdiğin şeyi getirdin mi?Did you bring what you promised you'd bring?
Tom neden okulu bırakmaya karar verdiğini sana hiç söyledi mi?Did Tom ever tell you why he decided to drop out of school?
Tom'un sana verdiği hediye hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the gift Tom gave you?
Bunun üzerinde düşün ve bana neye karar verdiğini söyle.Think it over and tell me what you decide.
Sana verdiğim bilgilere göre, hangi hikaye ile gelirdin?Based on the information that I've given you, what story would you come up with?
Sana az önce verdiğim yeni kalemi neden kullanmıyorsun?Why aren't you using the new pen I just gave you?
Tom'un sana verdiği şeyi seveceğini biliyordum.I knew you'd like what Tom gave you.
Sana verdiğimiz şeyi seveceğini umuyorum.I hope you like what we gave you.
Sana verdiğim şeyi seveceğini umuyorum.I hope you like what I gave you.
Tom arayacağına söz verdiği gibi Mary'yi aramadı.Tom didn't call Mary like he promised he would.
Onu neden Tom'a verdiğimi bilmiyorum.I don't know why I gave it to Tom.
Bana Tom'a ne verdiğini söyle.Tell me what you gave Tom.
Tom şemsiyesini kime verdiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he'd lent his umbrella to.
Tom'un onu sana ne zaman verdiğini hatırlıyor musun?Do you remember when Tom gave you that?
Tom Mary'ye söylemeyeceğine söz verdiği için bana söyleyemedi.Tom couldn't tell me because he'd promised Mary that he wouldn't.
Konuşmama izin verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting me speak.
Tom'un nehre giderken bana verdiği nişan yüzüğünü attım.I threw the engagement ring Tom gave me into the river.
Tom parti için ona verdiği kolyeyi Mary'nin takıp takmayacağını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would wear the necklace he had given her to the party.
Tom'un bana verdiği şeyi sevmedim.I didn't like what Tom gave me.
Bu, Tom'un bana verdiği kitap.This is the book Tom gave me.
Az önce kırdığın fincan Tom'un bana verdiği fincandı.The cup you just broke was the one Tom gave me.
İlgili Sayfalar