verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Meyer, karakteri "Yeni Ay'ın bana verdiği en iyi armağan." şeklinde nitelendirmiştir.Meyer úgy jellemezte a szereplőt, mint „a kedvenc ajándékom, amit az Újhold adott nekem.”
1975 yılında verdiği bir röportajda Minnelli için: "Liza'nın her tarafından yetenek akıyor.1975-ben ezt mondta róla: „Liza igazi tehetség.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Az ő legyőzése és visszaváltoztatása valódi önmagává a film fő konfliktusa.
Birçok ilde “ Mimleşi ” adını verdiği söyleşilerde bulundu.Ugyanakkor helytelenített sokakat, akik hippinek nevezték magukat.
Oyuncu yönetmenin verdiği komutları gerçekleştirirken çeşitli espriler yapar.Sokszínű színészi játékát kihasználják a rendezők.
Çünkü cömert hâkimiyetin, göğün ona hüküm yetkisi verdiğine işârettir.Természetfeletti adomány a kegyelem, amire őt választották ki, mert Isten anyjává tétetett.
Bir sonraki yıl Uçurum adını verdiği EP çalışmasını yayımladı.Az évben később megjelentette művésznevéről elnevezett EP-jét.
Bu manzumedeki ebedi bir ayrılığın verdiği heyecan ve teessür, sözden ziyade sesler arasında çırpınır durur.Az előadás/társalgás közbeni unalmat el kell rejteni a száj elé tett kézzel.
Romanya'nın en çok puan verdiği ülkeler: Romania has received the most points from...Románia a következő országoktól kapta a legtöbb pontot: Románia még sosem kapott pontot Grúziától.
Şogun yönetiminin 1866 yılında 30 bin Dreyse marka tüfek sipariş verdiği bilinmektedir.A sógunátus 30 000 Dreyse-puskára adott le rendelést.
Sanatçının Rebel Heart adını verdiği on üçüncü stüdyo albümü 6 Mart 2015'te piyasaya çıktı.2015 márciusában megjelent tizenharmadik stúdióalbuma a Rebel Heart.
Ülkelerin verdiği puanlar sonucu en yüksek puanı alan kişi birinci ilan edildi.Ennek megfelelően a legnagyobb sikert ígérő területek kaptak prioritást.
Itzcoatl’ın bu emri verdiğine dair kanıt bulunmamaktadır.Iturbide erről a rendelkezésről mit sem sejtett.
Bunlardan en ünlüsü şüphesiz yöre halkının Nessie adını verdiği efsanevi canavarla ünlü Loch Ness’tir.A tó a leginkább az állítólag benne élő Loch Ness-i szörnyről ismert.
1998 yılında yer bilimlerinde verdiği hizmetler için şövalye ilan edilerek ödüllendirildi.2003-ban a tudomány érdekében végzett szolgálataiért lovaggá ütötték.
John'un bana verdiği ad.Írta: John.
Tıp ve felsefe alanına ağırlık verdiği değişik alanlarda 200 kitap yazmıştır.Közel kétszáz, filozófiai és vallási témájú könyvet írt.
Fakat yazar bunu defalarca inkâr etmiş, Wolf'un ölümü vesilesiyle verdiği mülakatta da kabul etmemiştir.Ezek gyakran a küzdelem feladását és a halál elfogadását közvetítik, amit Farkas nem fogad el.
Livius ile ilgili tarihler Cicero ve Livius'un verdiği bilgiler temellidir.Halálának dátuma sem pontosan megállapítható: Cicero és Livius szerint Kr. e.
Çiçek verdiği sırada bitki 30 cm’den daha yüksek değildir.A rendszeres metszésnek köszönhetően 60 centiméteresnél nem nőnek nagyobbra.
Spora verdiği önemi kültür ve sanat etkinliklerine de veriyordu.A pénz magával hozta a kultúra és a sport fejlődését is.
Daha sonra verdiği röportajlarda da bu fikrini tekrarladı.Később a rendező több interjújában ennek az ellenkezőjét erősítette meg.
1854'ten 1858'e kadar Avrupa'da verdiği konserlerle kendi bestelerini çaldı.1855-ben aláírta a konkordátumot Ausztriával.
Şarkıcının ekibi, albüm için "en değer verdiği" şarkıları hazırladı.Az Allmusic a művet az énekesnő „legvakmerőbb” albumának titulálta."
Bu grupla verdiği mini konserler müzik kariyerinin başlangıcı olmuştur.Ez a darabszámra fizetett munka volt a kezdete Takemicu film-zenei karrierjének.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.A szervezet által 2003-ban elfogadott akcióterv szerint a problémát átfogóan kell megközelíteni.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, kısa bir süre askeri hastanede görev yaptı.Amikor kirobbant az első világháború, otthonában katonai kórházat rendezett be.
Wood'un verdiği kanıtın aynı zamanda cebirsel bir açığı vardı.Simpson vallomásában a sebes ujjáról is szó esett.
Deniz ve kara, Şafak ve güneş bu şarkıdan söylüyor Bizim mücadelemizin meyvesini verdiğini!Meri ja maa, aamurusko ja aurinko laulavat: Taistelumme on kantanut hedelmää!
John'un bana verdiği ad.Häntä näytteli John Tui.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 – Ranskan presidentti Jacques Chirac julisti lopullisen päätöksen ranskalaisille ydinkokeille.
En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır.Hänelle elämän tärkein asia oli totuuden etsiminen.
2005'te Billy Corgan verdiği bir ilan ile grubun tekrar bir araya gelmesi isteğini söyledi.Kesäkuussa 2005 Billy Corgan ilmaisi aikeensa koota yhtye uudelleen.
Kendisi hakkında bilebileceği şey, yalnızca koşulların ona verdiği şeydir.Ajattelusta saa hänen mukaansa vain sen, minkä sille itse antaa.
Romanya'nın en çok puan verdiği ülkeler: Romania has received the most points from...Ranska on antanut eniten pisteitä: Ranska on saanut eniten pisteitä...
I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, "C'est ma guerre!"Tosiasiassa hänen vastauksensa kuului ”Alors, c’est la guerre!” (”Olkoon siis sota!”).
Şaron Likud’dan ayrılıp Kadima’yı kurmaya karar verdiğinde ise ona ilk katılanlardan biri oldu.Kun Sharon lähti Likud-puolueesta ja perusti Kadiman, Olmert oli yksi ensimmäisistä hänen seuraajistaan.
Bana şans verdiği için Fatih hocaya teşekkür ediyorum.Perheen sukunimeksi tulle Luck, koska he ovat niin onnekkaita.
Don Pasquale verdiği sözü tutmamaktadır.Don Juan ei onnistu viettely-yrityksissään.
Rick Ross, Deeper Than Rap adını verdiği üçüncü stüdyo albümünü 21 Nisan 2009 tarihinde yayınladı.Rossin kolmas studioalbumi Deeper Than Rap julkaistiin 21. huhtikuuta 2009.
Ricardo, Siyahlı Adam'ın yanına döner ve ona Jacob'ın verdiği beyaz taşı verir.Richard kohtaa Musta-asuisen miehen ja antaa tälle valkoisen kiven lahjana Jacobilta.
Beyaz Saray Başstratejisti Steve Bannon'ın verdiği mülakat da kitapta yer aldı ve oldukça ses getirdi.Valkoisen talon neuvonantaja Steve Bannon on viitannut useasti puheissaan teokseen.
276 milletvekilinin "Evet", 48 milletvekilinin de "Hayır" oyu verdiği oylamada iki çekimser oy çıktı.Sen puolesta äänesti 48 maata, eikä yksikään maa äänestänyt vastaan.
Devitt bunu daha sonra verdiği röportajda belirtmiş.Tämä yllätti Deccan, kun Debo kertoi asiasta myöhemmässä iässä.
Bu saldırı ile, dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar verdiği bilinmektedir.Valitettavasti maksoimme tästä tiedosta miljardeja dollareita.”
Blaise Pascal, 1642'de kendi ismini verdiği mekanik hesap makinesini tasarladı ve geliştirdi.Blaise Pascal keksi Ranskassa vuonna 1642 koneen, joka laski yhteen- ja vähennyslaskuja.
Bunlardan en ünlüsü şüphesiz yöre halkının Nessie adını verdiği efsanevi canavarla ünlü Loch Ness’tir.Otuksen ulkonäöstä tulee mieleen tunnetumpi vesiolento Loch Nessin hirviö.
20 Ekim 2011'de silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamıştır.ETA ilmoitti 20. lokakuuta 2011 lopettavansa aseellisen toiminnan.
Eboli, Carlos'u kendisi sevdiği için, mücevherat sandukasını kendisinin çalıp Krala verdiğini itiraf eder.Kuultuaan tämän Luigi päättää varastaa jalokivet itse.
Çok güzel yanar-döner parıltılar verdiğinden mücevhercilikte değerli taş olarak kullanılır.Läpinäkyvänä topaasi on arvostettu jalokivi.
İoannis, Aleksios'un Venediklilere verdiği imtiyazları yenilemeyi reddetti.Ainoastaan Tyros kieltäytyi antautumasta Aleksanterille tämän asettamien ehtojen mukaan.
Grubun 43 ülkede 126 konser verdiği dünya turnesi 1996 yılının Temmuz ayında sona erdi.Kiertue kattoi 142 konserttia ympäri maailman, ja se päättyi vuoden 2001 huhtikuussa.
Fransız Devrimi'nde 1792'de savaş patlak verdiğinde, Meuse gönüllülerinin 3. taburunun yarbaylığına seçildi.Ensimmäisen vallankumoussodan puhjettua hänestä tuli syksyllä 1792 vapaaehtoispataljoonan everstiluutnantti.
Ayrıca Rus Coğrafya Derneğinin verdiği Büyük Altın Konstantin Madalyasına sahiptir.Venäjän maantieteellinen seura palkitsi hänen Konstantin-mitalilla.
Okulun verdiği prestijli Roma Ödülü’nü almayı defalarca denedi ama başaramadı.Hän on monesti yrittänyt ”iskeä” koulunsa tyttöjä, muttei koskaan ole onnistunut.
Ülkelerin verdiği puanlar sonucu en yüksek puanı alan kişi birinci ilan edildi.Siitä, kumpi maa tekee sen ensimmäisenä, kilvoiteltiin.
Bu esnada tanrı Krişna geldi ve daha önce kendisine verdiği sözü hatırlattı.Jeesus lupasi tulla takaisin täyttääkseen ennustukset.
20 Kasım'da kendi adını verdiği 5 şarkılı EP'ini yayınladı.Samana vuonna hän julkaisi viisi uutta kappaletta sisältäneen EP:n Bloom in November.
Azerbaycan'ın yıllara göre 12 puan verdiği ülkeler:Liettua antoikin Azerbaidžanille enimmäismäärän, 12 pistettä.
Hükümet, verdiği söz doğrultusunda darbecileri 30 Nisan'da affetti.MacDonagh kuitenkin antautui Pearselta saamansa käskyn mukaisesti 30. huhtikuuta.