verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Leoparın verdiği ipuçları.Operaatio Leopardi.
Hizmet verdiği kent ise Saint-Tropez'dir.Sitä vastapäätä sijaitsee Saint-Tropez.
Fakat son anda verdiği kararla Samsun'da kaldı.Suurimmat ansionsa hän saavutti kuitenkin Sampdoriassa.
Yüzünün ifadesinde gençliğin verdiği tasasızlık vardı.Ilosaaressa oli nuorisolle suunnattua toimintaa.
(Arya: Leporello Madamina, il catalogo è questo — "Küçük hanim, bu verdiğim bir katalog").Leporello laulaa luetteloaarian Madamina, il catalogo e questo (Madamina, tämä kirja on lista).
15 yıl önce, 5 yaşında iken kız arkadaşına verdiği söz yüzünden Tokyo Üniversitesi'ne girmeye çalışmaktadır.Syynä tähän on lupaus, jonka hän 15 vuotta sitten antoi eräälle tytölle.
Tom valizin anahtarını Mary'ye verdiğini hatırlıyor.Tom muistaa antaneensa matkalaukun avaimen Marylle.
Deniz ve kara, Şafak ve güneş bu şarkıdan söylüyor Bizim mücadelemizin meyvesini verdiğini!Η θάλασσα και η γη, Η αυγή και ο ήλιος τραγουδούν Πως ο αγώνας μας απέδωσε καρπό!
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Οι επιλογές που κάνουν οι χαρακτήρες και οι στρατηγικές που χρησιμοποιούν είναι συχνά ηθικά πολύπλοκες.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 - Ο πρόεδρος Ζακ Σιράκ ανακοινώνει τον οριστικό τερματισμό των γαλλικών πυρηνικών δοκιμών.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Yunanistan'a son 12 puandan daha az verdiği 2015 yılı (8 puan) oldu.Την τελευταία φορά που η Κύπρος έδωσε στην Ελλάδα λιγότερα από 12 πόντους ήταν το 2015 (8 βαθμοί).
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Κοιτάζω 20 χρόνια πριν και συνειδητοποιώ ότι είχα πολλά "άχρηστα πράγματα".
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Εκεί ήταν, είπε, που αποφάσισε να γίνει τραγουδίστρια και χορεύτρια.
Ona 2. şansı verdiğini söyler.Τότε είχε πιστέψει πως ο Θεός της έδωσε μια δεύτερη ευκαιρία.
II. Dünya Savaşı 1939'da patlak verdiğinde, Yugoslavya'nın tarafsızlığını ilan etti.Όταν ξέσπασε ο Β΄ Παγκόσμιος Πόλεμος το 1939 η Γιουγκοσλαβία διακήρυξε την ουδετερότητά της.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Ο Δίων Κάσσιος αναφέρει, πως η Αντωνία φυλάκισε τη Λιβίλλα στο δωμάτιό της, ώσπου λιμοκτόνησε.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Ο τελευταίος όρος προσετέθη μετά από παρέμβαση της μητέρας της.
Stefani 2006'da The Sweet Escape adını verdiği ikinci solo albümünü çıkardı.Το 2006 η Στεφάνι κυκλοφόρησε το δεύτερο της άλμπουμ στο studio The Sweet Escape.
Kocasının onu kurtarmak için verdiği karar, dünyayı fethetme yolundaki en önemli kararlardan birisidir.Ο σύζυγός της την έσωσε και μπορεί αυτή η απόφαση να τον έκανε να αρχίσει να κατακτήσει τον κόσμο.
Verdiği demeçte fetiş yapıtlardan zevk aldığını belirtmiştir.Ο Ζαριφόπουλος τον θυμάται να λέει ότι θαύμαζε τις παραδοσιακές μορφές διασκέδασης.
1918’de, Franklin Enstitüsü’nün verdiği Franklin Madalyası ile ödüllendirilmiştir.Το 1918 βραβεύτηκε με το Μετάλλιο του Φραγκλίνου από το Ινστιτούτο Φραγκλίνου.
Bunun yanında termik santralin çevreye verdiği zararlar hala tartışılmaktadır.Ωστόσο, τα οφέλη του προσθέτου ακτινοθεραπεία είναι αμφιλεγόμενες.
Romanya'nın en çok puan verdiği ülkeler...Από τα γοητευτικότερα σημεία της Ρώμης.
1998 yılında ise Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği'nin verdiği yaşam boyu başarı ödülünü kazandı.Το 1998 έλαβε το Los Angeles Film Critics Association, με το οποίο τιμήθηκε η συνολική του προσφορά.
John'un bana verdiği ad.Η Αποκάλυψη του Ιωάννη.
Tuğtekin'in verdiği görevleri yerine getirir.Απλά συνεχίζει να κάνει ότι του λέει ο Γουίνσλοου.
Tıp çalışmalarına ağırlık verdiği bu dönemde bestecilik yönünü kendi kendine geliştirmeye uğraştı.Στην προσπάθειά του να βελτιώσει τις θεραπευτικές μεθόδους της εποχής, προσβλήθηκε ο ίδιος.
Randevu verdiği erkekler bile onu ekerler.Ακόμα και ο αρραβωνιαστικός της που επίσης τον βρίσκει.
Fransız Devrimi'nde 1792'de savaş patlak verdiğinde, Meuse gönüllülerinin 3. taburunun yarbaylığına seçildi.Στο ξέσπασμα της Γαλλικής Επανάστασης, εξελέγη λοχαγός του 3ου Τάγματος των εθελοντών του Μοζέλλα.
Yeni oluşmuş ülkenin üstünlük verdiği başlıca ilkeler dünyevi milliyetçilik ve avrupalaşma olmuştur.Μία μορφή εθνικισμού που προέκυψε από τις παραπάνω αρχές είναι ο κρατικός και πολιτισμικός εθνικισμός.
Agrippina bu hareketinin Claudius'un Otho'ya verdiği taht sözünden vazgeçireceğine inanmaktadır.Ετσι, πιστεύει η Αγριππίνα, ότι ο Κλαύδιος θα ανακαλέσει την υπόσχεση που έδωσε στον Όθωνα για το θρόνο.
Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.Όταν συνομολογήθηκε ειρήνη μεταξύ του χαλίφη και του αυτοκράτορα είχαν ήδη πεθάνει.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)Θυμάμαι ακόμα πολύ καλά εκείνον τον κριτικό που το έκανε και δεν τον έχω συγχωρήσει.
Kraliçe Victoria'nın en çok değer verdiği siyasetçiydi.Η Βασίλισσα Βικτώρια λάτρευε τη μεγαλύτερη δισέγγονή της.
Leoparın verdiği ipuçları.Οι άνθρωποι λεοπαρδάλεις...
Hırvatistan'ın bu teklifi ise Rijeka şehrinin bugüne kadar verdiği dördüncü tekliftir.Το κύπελλο Ελλάδος κατέκτησε ο Παναθηναϊκός για τέταρτη φορά στην ιστορία της διοργάνωσης.
Verdiğim parayı geri istedim.Να επιστρέφετε όλα όσα δανείζεστε.
Bu, hangi kavramlara önem verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.Έτσι είμαστε υποχρεωμένοι να προσέξουμε τι θα βάλουμε πού.
İmparatorluğun yargı sistemindeki yıllar boyunca verdiği hizmet süresince küçük bir servet elde etti.Κατά τα χρόνια της υπηρεσίας του στο δικαστικό σύστημα της αυτοκρατορίας δημιούργησε μια μικρή περιουσία.
Yunan İsyanı patlak verdiğinde henüz 19 yaşındaydı ve Apostolis Apostolis'in gemisinin kaptanlığını yaptı.Όταν ξέσπασε η ελληνική επανάσταση πλοιάρχησε μόλις 19 ετών στο πλοίο του Αποστόλη Αποστόλη.
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.De ni værdiers pokal er en pris fra det sociale program Fodbold for venskab for internationale børn.
Verdiği sözleri mutlaka tutar.Et løfte som de åbenbart holdt.
Alfonso'nun ordusunun verdiği kayıp çok büyüktür (59500 ölüden fazla).Tabstallet hos Alfons' tropper var enorme, idet mere end 59.500 mand døde.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Når immunsystemet reagerer på infektionen, kan der ske endnu større skader på lungerne.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Til slut følger de deres mors anmodning.
Japon gemisine verdiği işaretlerle civarda diğer Rus gemilerinin de bulunduğu bilgisini vermiş oldu.I stedet signalerede det til det japanske skib, at der var andre russiske skibe i nærheden.
Belçika'nın yıllara göre 12 puan verdiği ülkeler:Belgien har givet 12 point til...
Cansız, verdiği bir röportajında, "Bir anlamda ailemi terk ettim.I reflektion over, hvordan hun blev politisk engageret, sagde hun senere: "På en måde forlod jeg familien.
John'un bana verdiği ad.I Johns tilstedeværelse giver David pengene væk.
1996'da Eminem, Infinite adını verdiği ilk stüdyo albümünü Web Entertainment etiketiyle yayımladı.I 1996 udgav Eminem sit første studiealbum, Infinite, under Web Entertainment.
Brennan, lisdeki tiyatro yönetmeni John Marquette'e kendisine rolü ilham verdiği için itibar etti.Brennan kreditter hans high school teaterinstruktør John Marquette for inspirerende ham til at lave skuespil.
Ek olarak Hitler, Röhm'ün gelir dağılımıyla ilgili olan "ikinci devrim"e verdiği açıkça destekten rahatsızdı.Desuden var Hitler utryg ved Röhms udtalte støtte til en "anden revolution", der skulle omfordele velstanden.
Bu ödül bilindiği üzere, Akademinin verdiği en büyük ödüldür.Det er mest prestigefyldte pris, der tildeles af the Academy.
Cinsiyet gelişimi, cinsiyetin bireysel ve çok yönlü olarak kendine nasıl yön verdiğidir.Det er individuelt, hvilke senfølger det enkelte menneske udvikler og i hvilken grad.
Ayrıca Tanrı'nın ona bisikleti hediye verdiğini söylemiştir.Af denne grund, købte hans forældre ham en cykel.
Moldova'nın yıllara göre 12 puan verdiği ülkeler:Albanien har givet 12 point til...
Emmeline'in babasının ve kendisinin verdiği paralar Stieglitz'in çalışmadan yaşamasını olanaklı kıldı.Konens og hans forældres formuer gjorde det muligt for Stieglitz at leve uden at bekymre sig om underhold.
Sonunda rehine verdiği konağı boşaltmak zorunda kalırlar.Til sidst måtte de spise deres reservestøvler.
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.Janne Teller udgav sin første novelle i Berlingske Tidende, da hun var 14 år gammel.
Kavram, kol emekçilerinin verdiği hizmetlerin yanı sıra, başka birçok hizmet türünü de kapsar.Ud over selve revisionen bistår revisorer kunderne med en række andre ydelser.

İlgili Sayfalar