verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
John'un bana verdiği ad.John se ale pouze skryl.
Bakınız Pozitif kestirim değeri, Tanı testi hasta yargısı verdiğinde, gerçekten hasta olma olasılığıdır.Praktický lékař řekne, že pozitivní výsledek testu znamená, že pacient je nemocný.
Ses verdiği Raspy karakteri ile hatırlanır.Je známá svým charakteristickým chraplavým hlasem.
Bobby'nin çavuşa verdiği cevap hep aynıdır: "askerliğe alışacağım".Seržant jim to dovolí mumlaje si, že dnešní armáda je „na pytel“.
Verdiği cevap yanlış ise, her yanlış cevap sonucu giderek artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu.Učitel trestal žáka za špatné odpovědi stále se zvyšujícími elektrickými šoky.
Lebed sözcüğü Rusça'da "kuğu" demektir ve bu halka Ruslar'ın verdiği isimdir.V jazyku staroslovanském jmenuje se prostě dušica, čehož i Rusové tak užívají.
AMPAS'ın Oscar olarak bilinen Akademi Ödülleri'ni verdiği tören, ABC tarafından canlı olarak yayınlanmıştır.Ceně Akademie (Academy Award) se lidově říká Oscar.
Bundan önce "Ciddi hiçbir şey olmayacak," Saddam, Mübarek'e söz verdiğini söyledi, dedi.Svět už nebude takový jako doposud - říká Mobito.
Luigi’nin en değer verdiği fahişesidir.Tento klobouk je Luffyho nejcennější poklad.
4 Mart 2011'de sağlık problemlerini ve ailevi durumları öne süren Collins kariyerine ara verdiğini açıkladı.14. února 2011 ohlásili, že k řešení problému přivedli kočku jménem Larry.
Randevu verdiği erkekler bile onu ekerler.Mají také rodiče seznámit s každým, koho pozvou na rande.
Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.Astfel, s-a împlinit cel mai frumos cuvânt al Domnului tău către fiii lui Israel, pentru că au fost răbdători.
Japon gemisine verdiği işaretlerle civarda diğer Rus gemilerinin de bulunduğu bilgisini vermiş oldu.În schimb, ea a semnalat să informeze nava japoneză că există și alte nave rusești în apropiere.
Heine’nin 2010 senesinde geliştirdiği yeni yaratıcı tekniğe verdiği isimdir.Aceasta este numele dat de Heine unei tehnici creative total noi, pe care a dezvoltat-o în anul 2010.
Mihai, 2007'de, New York Times'a verdiği röportajda olayları şöyle hatırlıyor: "Şantajdılar.Într-un interviu din 2007 pentru New York Times, regele Mihai rememorează evenimentele: „A fost șantaj.
Minogue, Kylie Christmas adını verdiği ilk Noel albümünü Kasım 2015'te yayımladı.În noiembrie 2015 Minogue a lansat primul ei album de Crăciun, Kylie Christmas.
John'un bana verdiği ad.Mi-au spus John.
Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum.Nu distruge lumea cum am făcut-o eu.
Pedagojik faaliyetleri sadece Bükreş Üniversitesi’nde verdiği dersleriyle özetlenemez.Activitatea sa pedagogică nu se rezumă la cursurile ținute la Universitatea București.
Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.Până ca paza germanica loiala lui Caligula sa intre in alerta, împăratul era deja mort.
Hastalık belirti verdiğinde bu belirtiler tipik olarak sekiz hafta devam eder.Atunci când simptomele reapar, în mod tipic ele reapar după 8 ore.
1975 yılında verdiği bir röportajda Minnelli için: "Liza'nın her tarafından yetenek akıyor.Într-un interviu din 1975, a spus despre Minnelli: „Liza, în termeni de talent, se joacă.
Biz ise That's The Way Love Goes'un gizli bir şekilde kalanı haber verdiğini düşünüyorduk.InformationWeek a menționat că este un "Mod de protecție procedeu secret".
Jordenes'in verdiği Suetidi adının, Svitjod'in o zamanlardaki Latince biçimi olduğu düşünülmektedir.Se consideră că suetidi este forma latină a lui svitjod.
Theodbert'e hükümeti yönetme hakkını verdiğinde babası, her zaman Salzburglu Rupert'i korumasını istemiştir.Tatăl său îl pusese pe Theodebert să jure că îl va apăra de fiecare dată pe episcopul Rupert de Salzburg.
Romanya'nın en çok puan verdiği ülkeler: Romania has received the most points from...Andorra a acordat cele mai multe puncte: Andorra a primit cele mai multe puncte de la:
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.Ce i-a dat în schimb pentru tot ceea ce i-a luat?!
O zamandan beri adı defalarca değişir ve Carl von Linné'nin verdiği son şekliyle kalır.A fost descrisă pentru prima dată de Carl von Linné, și a primit numele actual de la Carl von Linné.
Aynı yılın Ağustos ayında Serj Tankian'ın Erivan'da verdiği bir konserinin açılışında sahne aldı.În august 2011 trupa a fost invitată să cânte în deschiderea unui concert al lui Serj Tankian în Yerevan.
Cyclops ise, hâlâ Jean Grey'i kaybetmiş olmanın verdiği derin acıyla depresyondadır.Xavier își face griji pentru Cyclops, care acum are inima sfărâmată din cauză că a murit Jean Grey.
Pön Romalılar'ın Kartacalılara verdiği isimdir.Au purtat această denumire după numele de puni pe care romanii îl dădeau cartaginezilor.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Atunci când sistemul imunitar reacționează la infecție, plămânii pot fi afectați și mai mult.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)Nu promovează promiscuitatea dar nici nu o judecă. (...)
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.Amintirile despre acele zile ale copilăriei îi par atât de aproape.
Piyasa araştırma şirketi CinemaScore izleyicilerin filme ortalama "A-" notu verdiğini belirtmiştir.Publicul intervievat de CinemaScore a acordat filmului nota B-.
Uyuşturucu kaçakçısı verdiği 20 bin dolar karşılığı 16 bin dolar alır.Dar un traficant de droguri le cere 200 de dolari pentru ceea ce au consumat.
Bir komşusunun verdiği Stevie Ray Vaughan kasediyle, Mayer'da yoğun bir blues sevgisi başladı.Un vecin i-a dat o casetă cu Stevie Ray Vaughan, care i-a cultivat lui Mayer dragostea pentru muzica blues.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Simțise în acel moment că aceasta era o cale potrivită pentru a comunica cu artiștii.
Manet'nin bu şiirden etkilenerek resmi sergilemeye karar verdiği de söylenir.Poe a luat măsuri pentru a se asigura că poemul va fi tipărit.
Janković, sakatlığının verdiği acıdan dolayı finalde Anna Chakvetadze'ye karşı kaybetti.Janković, suferind de o întindere, a pierdut finala turneului în fața lui Anna Șakvetadze.
En erken verdiği işler 1620'nin sonunda olanlardı.Lucrarea a fost terminată în anul 1620.
Cinlerin bu kahinlere gizli şeyleri haber verdiği, kehanetlerde bulunduğu düşünülürdü.Totuși, Cristian a fost foarte dezamăgit când a descoperit secretele ce stăteau în spatele anumitor trucuri.
Kendi şarkılarımı söylemeye karar verdiğimde ayıldım ki, böyle taklitle yürümez.Când am început să cânt eram foarte timidă, nu comunicam deloc cu publicul.
Her parti ya da grubu bir temsilci verdiği Duma Konsülü, işi yönetmektedir.O cerere introductivă scrisă de un avocat sau de un agent adresată grefei declanșează procedura.
31 Mart'ta mürettebatın bir kısmı Puerto San Julian adını verdiği bir grup oluşturdu.La 31 martie 1520, flota a găsit refugiu într-un estuar adăpostit pe care ei l-au numit portul San Julián.
Bu dezavantaj yakınlarda bir gözlemevinin olmamasının verdiği büyük eksikliktir.Aceste tablouri atât de frumoase ne fac să regretăm absența atât de lungă.
Sanat eserlerine verdiği zarar sebebiyle bir kesim onu vandalist olarak adlandırmıştır.Pașoptiștii au condamnat acest gest de distrugere a unei opere de artă, numindu-l un act de vandalism.
Sunucunun verdiği yeni bilgi, açılan kapının ardında araba olma olasılığının 0/3 olduğudur.Înainte ca gazda să deschidă o ușă probabilitatea ca mașina să fie în spatele oricărei uși este de 1/3.
Azerbaycan'ın yıllara göre 12 puan verdiği ülkeler:În final, Lituania a acordat 12 puncte Azerbaijanului.
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.A Kilenc Érték kupa a Foci a barátságért nemzetközi ifjúsági társadalmi program díja.
Pepsi'nin Diyet Vanilyalı Kola'ya verdiği cevap.A Pepsi válasza a Vanilla Coke-ra.
2006'da Guru, verdiği röportajlarda Gang Starr'ın sonuna ulaştığını belirtti.2006-ban Guru kijelentette, hogy a Gang Starr történetének vége szakadt.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Az immunrendszer fertőzésre adott válaszreakciója során a tüdő további károsodása is előfordulhat.
Einstein’ın, Marić’e Nobel Ödülü parasını vereceğine dair söz verdiği boşanma anlaşması.A válási egyezség, amelyben Einstein neki ígérte a Nobel-díjjal járó pénzjutalmat.
Arap Baharı patlak verdiğinde, Suriye protestocular, çok sayıda muhalefet konseyi oluşturmaya başladı.Az arab tavasz kitörésekor a szíriai tüntetők több ellenzéki bizottságot is összefogtak.
Maymun ve insansı maymunların da pornografiye insana benzer tepkiler verdiği ortaya çıkmıştır.Hím és nőstény szúnyogok is azonos reakciót mutattak.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Azt mondja, az édesanyja sugallta neki.
MTV'ye verdiği bir röportajda Ross, Gaga ile iş birliğine henüz hazır olmadığını söyledi.Ross egy MTV-nek adott interjúban elmondta, hogy nem volt rá felkészülve, hogy Lady Gagával kollaboráljon.
İlk konserini La Coruña kentinde verdiğinde 8 yaşındaydı.Első hangversenyét nyolcévesen adta La Coruñában.
Fransız Devrimi'nde 1792'de savaş patlak verdiğinde, Meuse gönüllülerinin 3. taburunun yarbaylığına seçildi.1792-ben, amikor a háború kitört, a Meuse megyei harmadik önkéntes ezred alezredesének választották meg.

İlgili Sayfalar