verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Romanya'nın en çok puan verdiği ülkeler: Romania has received the most points from...Spain дала найбільше очок: Spain отримала найбільше очок від:...
Evde ise Homer, Jacques'ın Marge'a verdiği bowling eldivenini görür ve onu kaybedebileceğini fark eder.Вдома Гомер знаходить рукавичку для боулінгу подаровану Мардж і розуміє, що може втратити дружину.
1998 yılında ise Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği'nin verdiği yaşam boyu başarı ödülünü kazandı.1998 року отримав Нагороду за досягнення у кар'єрі від Асоціації кінокритиків Лос-Анджелеса.
Pakistan, Beluçların ayrılıkçı eylemlerine destek verdiği gerekçesi ile Hindistan'ı suçladı.Пакистан неодноразово звинувачував Індію в підтримки ЗАБ.
O zamandan beri adı defalarca değişir ve Carl von Linné'nin verdiği son şekliyle kalır.З тих пір назва часто мінялась, аж поки не закріпилась версія Карла Ліннея.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."«Всі 25 років свого життя я боявся показати, хто я насправді.
Aradan geçen beş yıl içinde Charlie, Jack adını verdiği bu çocuğu büyütmüştür.5-го серпня 2002 року у них народився хлопчик, якого назвали Джеком.
Ayrıca, Makhmalbaf bu filmle, 2001 yılında Unesco'nun verdiği Federico Fellini Ödülünü kazandı.У 2001 році фільм отримав Приз Федеріко Фелліні від ЮНЕСКО.
Tarihçi Strabon'un verdiği (ii.Цей напис приводив мандрівник Павсаній (2 ст. н.е. )
Coldplay, Parachutes adını verdiği ilk stüdyo albümünü 10 Temmuz 2000'de yayımladı.Coldplay видали свій перший повноцінний альбом, Parachutes, в липні 2000 року.
En erken verdiği işler 1620'nin sonunda olanlardı.На Запоріжжі опинився в кінці 1620-тих років.
Aynı zamanda ona verdiği edebi hediyelerle ona görgü kazandırdı.Там він розповідає йому про закордонні подарунки.
Doktorasını verdiği sıralarda, ünlü eserleri ‘Gargantua’ ile ‘Pantagruel’ yayımlanmıştı.Світову літературну славу він здобув своїм романом «Гаргантюа і Пантагрюель».
İspanya İç Savaşı patlak verdiği dönemde, Miguel Hernández bando republicano(cumhuriyetci taraf)'da yer aldı.Під час Громадянської війни в Іспанії Мігель Ернандес опиняється на боці республіканців.
2002'te Vivid ile son filmini çekti, Chasin' Pink 6 ve sektöre ara verdiğini açıkladı.У 2002 році вона знімаєтся в останньому фільмі «Chasin' Pink 6» і вирішує припинити роботу в порно-бізнесі.
Leoparın verdiği ipuçları.Забарвлення строкату, нагадуючи леопарда.
II. Dünya Savaşı 1939'da patlak verdiğinde, Yugoslavya'nın tarafsızlığını ilan etti.З початком Другої світової війни восени 1939 Королівство Югославія оголосило про свій нейтралітет.
Devitt bunu daha sonra verdiği röportajda belirtmiş.Радінформбюро повідомило про це наступного дня).
John'un bana verdiği ad.За цим заняттям його застав Джон.
Konumu itibarı ile Hindistan yolu bakımından İngiltere'nin önem verdiği bir yer oldu.Побачене багатство привернуло інтерес Англії до Індії.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.До останнього часу вважали, що під впливом світла в рослинах розкладається вуглекислота.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Але врешті він дослухався до слів матері.
Rusların bu bölgeye verdiği coğrafî isim, Meshetya'dir.З цим пов'язана російська назва острова Обливной.
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Тоді композитор і поет вирішили прогулятись.
Biçim ve kod çözücülerin izin verdiği 5.1 surround sesi desteklenmektedir.Найостанніша випущена версія 5.1, який включає початковий код.
Böylece o görmenin verdiğinden başka bir izlenim verir.Саме в такий спосіб вона породжує можливість бачити.
Tom'un ne söz verdiğini bilmiyorum.Я не знаю, що пообіцяв Том.
Onu sana kimin verdiğini bilmek istiyorum.Я хочу знати, хто це тобі дав.
Ruslar Donetsk'i Ukraynalılara geri verdiğinde, orada ayakta kalmış tek bir bina olmayacak.Коли росіяни повернуть Донецьк українцям, там не залишиться жодного цілого будинку.
5 Nisan 1965 tarihinde, Boeing firması United Airlines'ın 40 adet 737 siparişi verdiğini açıkladı.Dne 5. dubna 1965 oznámil Boeing objednávku společnosti United Airlines na 40 letadel 737.
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.Pohár devíti hodnot jen cena mezinárodního dětského společenského programu Fotbalem k přátelství.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Cassius Dio tvrdí, že ji Antonie uvěznila v jejím pokoji, dokud nevyhladověla.
Onun destur verdiği, vekâlet verdiği halifeleri vardır.Dochovaly se z něj valy, kterými byl opevněn.
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.Hádej s kým 10.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 – Prezident Jacques Chirac vyhlásil „definitivní konec“ francouzským nukleárním testům.
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.V jednom rozhovoru pro časopis J-14 řekla, že svou první pusu dostala ve 14 letech.
Julia'nın sosyal hayatı sıkıca kontrol altındaydı ve sadece babasının izin verdiği kişilerle konuşabiliyordu..Její společenský život byl pod přísnou kontrolou, mohla se stýkat a bavit pouze s lidmi prověřenými otcem.
27 Eylül 2012 tarihinde Noah Shannon Green adını verdiği oğlunu dünyaya getirmiştir. ^ Röportaj27. září 2012 se jim narodil syn Noah Shannon Green.
14 Haziran'da Lopez Dance Again World Tour adını verdiği dünya turnesine çıktı.Od 14. června 2012 se konalo turné nazvané Dance Again World Tour.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Faltis, které převzal po své matce.
Grubun müziğe ara verdiği dönemde Beyoncé, ilk solo albümü Dangerously in Love'ı (2003) yayımladı.Je to hlavní singl pro první desku Beyoncé Dangerously in Love (2003).
Fritzl karısına kızlarının 24 yıllık yokluğunun ardından geri dönmeye karar verdiğini açıkladı.Fritzl souhlasil a manželce řekl, že se Elisabeth po 24 letech rozhodla vrátit.
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.Komu jsem ublížil, ať mi odpustí.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Když imunitní systém reaguje na infekci, může pak dojít k ještě většímu poškození plic.
Bu son iki albüm Mina'nın kızı Benedetta'ya olan hamileliği sırasında verdiği aralıklarda kaydedildi.Poslední 2 alba byla nahrána během jejího přerušení koncertování, v té době porodila dceru Benedetta.
Maisie Williams verdiği bir röportajda "ilk aşkının" dans olduğunu belirtmiştir.Williams uvedla, že její „první láskou“ je tanec.
Birçok ülkenin bu büroya silah verdiği biliniyor.Věděl jsem, že mám v garáži dostat zbraně.
Gaga, "Joanne"'i Birleşik Devletler'deki dive barlarında verdiği Dive Bar Tour'unda seslendirdi.Na podporu alba Joanne vyjela Gaga na promo turné Dive Bar Tour po amerických klubech.
Blaise Pascal, 1642'de kendi ismini verdiği mekanik hesap makinesini tasarladı ve geliştirdi.V roce 1642 Blaise Pascal navrhl a vyrobil první funkční mechanickou kalkulačku.
Eserlerinde görüşlerine yer verdiği kimseleri tenkit de etmiştir.Dosáhli toho pomocí jejich vynálezu: Oka pravdy.
Bu çalışmalarla, "akımölçer kurbağa" adını verdiği bir sistem geliştirdi.Vyvinuli systém, který myslí za "markeťáka".
PlayStation (PS, PS1, PS one), Sony firmasının PlayStation adı verdiği oyun konsoludur.PlayStation (též nazýváno jako PS, PS1) je herní konzole od společnosti Sony Corporation.
Film, Schrader'ın söz verdiği üzere Mişima'nın hayatından uzaklaşmamıştır.Film byl do výsledné podoby sestříhán bez Schraderova souhlasu.
Verdiğim parayı geri istedim.Peníze, kterými platíme.
Eyalet yönetimi 1953'te "Kuzey Programı" adını verdiği bir projeyi uygulamaya koydu.1966 Ústřední výbor zavedl tzv. Nový ekonomický mechanismus.
Ancak Tukididis'in verdiği rakam 600dür.Gematrická hodnota slova cicit je 600.
Çok güzel yanar-döner parıltılar verdiğinden mücevhercilikte değerli taş olarak kullanılır.Galalitem lze velmi věrně imitovat i drahokamy.
Gast, Nietzsche'nin kendisini eleştirmesine izin verdiği az sayıda arkadaşlarından biriydi.Pruským a byla jednou z mála žen, které Alte Fritz respektoval.
Kendisinin Larry-Steve adını verdiği sağır bir hayvan olan domuzu vardır.Má neslyšícího mazlíčka miniprasátko jménem Larry-Steve, což ji přimělo, aby se stala vegetariánem.
Oğlunun saltanatı başlarında Hunat Hatun’un Müslüman olduğu ve kendini hayır işlerine verdiği bilinmektedir.Levák Bob je na svého syna náležitě hrdý, zlobí už alespoň jako osmák.

İlgili Sayfalar