verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Oyun, Ubisoft'un Player Projection adını verdiği özel teknolojisini kullanmaktadır.O jogo usa uma tecnologia pertencente a Ubisoft chamada Player Projection.
2001'de verdiği bir röportajindan Shearer, senaryoyu okuduktan sonra senaristlere şunu dedi: "Bu çok yanlış.Em uma entrevista de 2001, Shearer disse que, após ler o roteiro, disse: "Isso é muito ruim.
2002'de "Late World with Zach" adını verdiği talk-show programına ev sahipliği yaptı.Em 2002, teve seu próprio talk show chamado Late World with Zach.
Bunun verdiği hüzünle Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço koymuşlar adını.Devido a esse triste acontecimento puseram-lhe o nome de Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço.
John'un bana verdiği ad.John Oferta.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Descobriu, também, que na escuridão os vegetais expelem gás carbônico.
Ola Given to Fly, Good Enough ve Ola adını verdiği 3 stüdyo albümü yayınlandı.Ola lançou três álbuns de estúdio, Given to Fly, Good Enough e Ola.
Fritz Mackensen'in verdiği dersler başlangıçta Paula'nın yeteneğinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır.As aulas de Fritz Mackensen foram de ajuda para o início de Paula Becker e para a expansão do seu talento.
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Mediante a esperança em Deus mostrará misericórdia a todas as nações que estiverem diante dele em temor.
Bir Avusturya dergisine verdiği röportajda yaşamını Viyana ve Salzburg'da sürdüreceğini açıkladı.De acordo com uma entrevista a um semanário austríaco, ela vai viver em Viena e Salzburgo.
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'gözbebeğim!' diye hitap edilir."Apelo à misericórdia (do latim: Argumentum ad misericordiam) é uma falácia.
5 Nisan 1965 tarihinde, Boeing firması United Airlines'ın 40 adet 737 siparişi verdiğini açıkladı.Em 5 de abril de 1965, a Boeing recebeu um pedido da United Airlines para 40 aeronaves.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 — Presidente Jacques Chirac anuncia um "fim definitivo" para o teste de armas nucleares francesas.
Bu repertuvar, 5 Ekim 2016'da Nashville'de verdiği konserini gösteriyor.O repertório abaixo é representativo do concerto ocorrido em 5 de outubro de 2016 em Nashville.
Katrina'nın ormancılık sanayisine verdiği zarar $ 5 milyar olarak tahmin edilmektedir.A perda total para a indústria madeireira devido ao Katrina é calculada como mais de 5 bilhões de dólares.
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Foi ali, disse ela, que decidiu se converter em cantora e bailarina.
Sevgilisinin yavaş yavaş ondan uzaklaştığını ve sevdikleri şeyleri geri verdiğini söyledi.Ela canta que o seu amante gradualmente afastou-se dela e voltou coisas que mantiveram querida.
Juan kendi verdiği parti sırasında öldürülür.Big Jim é morto durante a festa de seu aniversário.
Spielberg bunun filme "doğallık ve keskinlik" verdiğini ve "konuya hizmet ettiğini" düşündüğünü söyledi.Spielberg achou que isso deu ao filme "um espontaneidade, uma borda, e também serve como sujeito".
Makedonya'nın bağımsızlık için verdiği uzun mücadeleyi simgeler.O arco é destinado a comemorar a longa luta pela independência da Macedônia.
Suzanne'in 1852 yılında ise Leon Koella Leenhoff ismini verdiği evlilik dışı bir çocuğu olmuştu.Em 1852, Manet teve um filho ilegítimo com Suzanne Leenhoff.
ATi de CrossFire adını verdiği PCIe tabanlı bir dual-GPU sistemi geliştirmiştir.ATI também tem desenvolvido um sistema dual-GPU PCIe baseada no chamado CrossFire.
Onu dinleyen ogrenciler bu masalların ne mana verdiğini anlayamamislardir.Adultos nunca devem ouvir vocês usarem essas palavras.
Leoparın verdiği ipuçları.Rajella leopardus.
Bu alanda başarılır olup The Golden Goose (Altın Kaz) ismini verdiği kendi gemisine sahip olmuştur.Teve muito sucesso e comprou seu próprio navio, chamado de "Ganso Dourado".
Minogue, Kylie Christmas adını verdiği ilk Noel albümünü Kasım 2015'te yayımladı.No começo de outubro de 2015, Minogue anunciou o lançamento de Kylie Christmas.
End phase: Oyun sırasını rakibe verdiğiniz fazdır.X-Zone: A última fase jogável no game.
Böylece o görmenin verdiğinden başka bir izlenim verir.Pois deves entender de outro modo a visão que tiveste.
Oyuncunun verdiği kararlara göre oyun 3 farklı şekilde son buluyor.Dependendo das ações tomadas pelo jogador, a demonstração tem três finais diferentes.
Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.Algum dia terá que prestar contas: então saberemos quem é quem e se valia a pena se sujar.
Çalışmamıza devam edeceğiz, hocamız bize forma verdiği zaman elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.É melhor se ambos continuarmos a fazer o que estamos fazendo e tentar fazer o nosso melhor.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Conta-se que a senhora sua mãe fez a doação.
Backlink, bir web sitesinin diğer bir siteye verdiği linktir.Os iframes são uma forma de inserir uma página dentro de outra página.
Allison Pierce 2004 yılında verdiği bir röportajda bu ilk albümün bir "karmaşık düzen" olduğunu vurgulamıştır.Em uma entrevista de 2004, Allison Pierce comentou que o álbum é uma espécie de "se perder na confusão".
Bana bu özel günde sizinle birlikte olma ve konuşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.Obrigado pelo ano da sua vida que você passou comigo e dedicou a mim.
Bu isimli oyun 1598'de Francis Meres'in verdiği Shakepeare'in oyunları listesinde bulunmaktadır.E a obra não é mencionada na lista das peças de Shakespeare publicado por Francis Meres em 1598.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.O deus do bem (Mazda) e o deus do mal (Arimã) lutavam constantemente e isso era pregado por Zaratustra.
Bir yapıtı inşa eden medeniyet o yapıtın verdiği özelliklerden yararlanabilir.Que civilização foi capaz de tal exploração a tanto tempo atras?
İnsanlık Komedyası, Fransız yazar Honoré de Balzac'ın eserlerine verdiği genel isim.Foi baseado no romance homônimo escrito pelo autor francês Honoré de Balzac.
Deniz ve kara, Şafak ve güneş bu şarkıdan söylüyor Bizim mücadelemizin meyvesini verdiğini!Cantem o mar e a terra A madrugada e o sol Que a nossa luta fecundou.
Geçmişin, tanrının sana verdiği bir cezadır.Deus já perdoou o passado.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)Pois, não há pensamento sem discurso. (...)
Ancak yapılan bazı araştırmalara göre Frigyalıların bütün krallarına Midas adını verdiği de söylenmektedir.Os Senhores exigem ver a rainha até os silêncios de Mérida sobre todos eles.
Wood'un verdiği kanıtın aynı zamanda cebirsel bir açığı vardı.A demonstração de Wood tinha uma falha de natureza algébrica.
Bunun yanında termik santralin çevreye verdiği zararlar hala tartışılmaktadır.Eles também concluíram que o caso de toracotomia de emergência no trauma contuso permanece discutível.
1996'da Eminem, Infinite adını verdiği ilk stüdyo albümünü Web Entertainment etiketiyle yayımladı.Em 1996, Eminem lançou seu primeiro álbum, Infinite, na Web Entertainment.
Grubun 1995'ten bu yana tüm orijinal üyeleriyle beraber verdiği ilk konser turnesi olacaktır.Foi a primeira turnê em que os cinco membros originais participaram desde 1995.
Genç müzisyenlere verdiği destek ve yeni, sıradışı projeler geliştirmesi ile tanınır.Este grupo identifica e apresenta novos talentos e jovens artistas musicais.
Davetli konuşmacı olarak da yurtdışında kongrelerde verdiği konferanslar vardır.Participa ainda, enquanto orador convidado, em conferências relativas aos meios de comunicação.
İsrail'in verdiği desteklerle bu Yahudilerden bazıları İsrail'e göç etmiştir.No entanto, o seu apoio a Israel durante toda a presidência garantiu o apoio de muitos judeus.
Verdiği bir röportajında Türkiye kültürel etkileri olan hızlı değişimleri konu edindiğini de ifade etmektedir.Ele também disse que espera mudar atitudes egípcias em relação a pessoas homossexuais.
Kent devletleri için verdiği rakamlar şu şekildedir.O diagrama do espaço de estados para esta cadeia é como o seguinte.
Kelime anlamı: verdiği sözleri tutmayan, kendi söylediğini kendi duymayan.Ex.: Acredite no que eu digo, não se esqueça de quem é que paga o seu salário.
Seramiksan Spor Kulübü’nün Altyapı Takımlarına verdiği önem oldukça fazladır.«Material esportivo é um negócio muito maior que o contrato da camisa de seu clube».
O transmadde bir portal cihazı icat etti, kullanıcının verdiği yetenekle uzayın her yerine ışınlanmaktadır.A Ponte Espumante é uma antigo portal capaz de viajar para todo mundo no universo.
Bir komşusunun verdiği Stevie Ray Vaughan kasediyle, Mayer'da yoğun bir blues sevgisi başladı.Quando um vizinho lhe deu uma fita de Stevie Ray Vaughan, Mayer descobriu o blues.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.Embora a violência eclodiu em 1996, a maioria dos protestos organizados pelo movimento terminou em paz.
Urbanus'un verdiği dinsel konuşma çok güzel planlanmıştı.A programação religiosa na vila era intensa.
Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.Wat de slaaf verkreeg, behoorde aan zijn heer, met uitzondering van het peculium.
Docs.com, 8 Temmuz 2010'da Facebook sayfalarına destek verdiğini açıkladı.Docs.com kondigde ondersteuning voor Facebookpagina's aan op 8 juli 2010.

İlgili Sayfalar