verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mary'ye John'un numarasını Tom'un verdiğini düşündüm.I thought Tom would give Mary John's phone number.
Tom Mary'nin kendini yakalatmasına izin verdiğine inanamıyor.Tom can't believe Mary let herself get caught.
Tom'a o kadar çok para verdiğine inanamıyorum.I can't believe you gave Tom that much money.
Bunun olmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let this happen.
Bana ödünç verdiğin parayı sana geri ödeyemiyorum.I can't pay you back the money you lent me.
Onu kime verdiğimi hatırlayamıyorum.I can't remember who I gave it to.
Şirketimize katılmaya karar verdiğin için ne kadar mutlu olduğumu söyleyemem.I can't tell you how happy I am that you've decided to join our company.
Tom'un neden gitmemeye karar verdiğini öğrenmek istiyorum.I'd like to find out why Tom decided not to go.
Söz verdiğin şeyi istiyorum.I want what you promised.
Tom'un sana verdiği silaha ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the gun Tom gave you.
Tom'un ona verdiğim yeni gömleği giyip giymeyeceğini öğrenmek istiyorum.I want to find out if Tom is going to wear the new shirt I gave him.
Sen işi Mary'ye verdiğin için Tom mutlu muydu?Was Tom happy you gave Mary the job?
Tom'un çoktan kararını verdiğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has already made up his mind.
Tom'un sana verdiği tabancaya ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the pistol Tom gave you.
Tom benim yerimde olsa benim verdiğim aynı kararı verirdi.Tom would've made the same decision I'm making if he were in my shoes.
Tom'un beni bunu yapmama ikna etmesine izin verdiğime inanamıyorum.I can't believe I let Tom talk me into doing this.
Bu, Tom'un bana yıllar önce verdiği bir şey.This is something Tom gave me years ago.
Bana o İtalyan dergilerini verdiğin için teşekkür ederim!Thank you for giving me those Italian magazines!
Ona ödünç verdiğin parayı geri ödedi mi?Has he paid back the money you lent him?
Bu, bir sözlük verdiğim kişidir.This is the person I gave a dictionary to.
Tom'u önem verdiğini söyleyebilirim.I can tell you cared about Tom.
Tom'un geçen yıl aldığı arabayı Mary'ye verdiğine inanamıyorum.I can't believe Tom is giving Mary the car he bought last year.
Tom'un bir parti verdiğini bilmiyordum.I didn't know Tom was having a party.
Ben bizim onu kime verdiğimize dikkat etmem.I don't care who we give it to.
Onu yapmak için gerçekten karar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember actually deciding to do that.
Tom'a bir anahtar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember giving Tom a key.
Tom'a daha önce Mary'ye verdiğim aynı nasihatı verdim.I gave Tom the same advice that I'd already given Mary.
Ben suyun burada verdiği tattan nefret ederim.I hate the way the water tastes here.
Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?How could I possibly forget about the task that you've entrusted to me?
Aynen yapmaya söz verdiğim şeyi yaptım.I've done exactly what I promised to do.
Tom'un o bilgiyi kime verdiğini bulmalıyım.I've got to find out who Tom gave that information to.
Bana ödünç verdiğin parayı kullanmama gerek yoktu.I haven't needed to use the money you lent me.
Tom'un sana büyük babasının kemanını verdiğini duydum.I heard Tom gave you his grandfather's violin.
Nasıl oy verdiğin umurumda değil.I don't care how you vote.
Tom'un ne söz verdiğini bilmiyorum.I don't know what Tom has promised.
O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.He launched into a tirade about how the government is encroaching on his rights.
Ben verdiğim sözü tuttum.I kept my end of the bargain.
Mahremiyetine ne kadar değer verdiğini biliyorum.I know how much you value your privacy.
Tom'un zarar verdiğini biliyorum.I know Tom is hurting.
Kime oy verdiğinizi biliyorum.I know who you voted for.
Tom'a neden bu kadar çok para verdiğini biliyorum.I know why you gave Tom so much money.
Tom'un sana verdiği şeyi sevdiğini biliyorum.I know you liked what Tom gave you.
O tavsiyeyi Tom'a kimin verdiğini öğrenmem gerekiyor.I need to find out who gave Tom that advice.
O tavsiyeyi Tom'a kimin verdiğini öğrenmeliyim.I need to find out who gave Tom that advice.
Tom'a niçin çok fazla para verdiğini bilmiyorum.I don't know why you gave Tom so much money.
Tom'un Mary'ye bir çiçek verdiğini gördüm.I saw Tom give a flower Mary.
Onu Tom'a verdiğini gördüm.I saw you give it to Tom.
Yıllar önce bana verdiğin saate hâlâ sahibim.I still have the watch you gave me years ago.
Sana ödünç verdiğim kitaba ne oldu?What became of the book I lent you?
Tom Mary'nin neden John'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with John.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadığı için özür diledi.Tom apologized for not doing what he had promised he'd do.
Tom Mary'nin ona verdiği hediyeyi açmaya başladı.Tom began to open the present that Mary had given him.
Tom onun ona verdiği bir şişe şarap için Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for the bottle of wine she gave him.
Ne yapacağıma karar verdiğimde seni arayacağım.I'll give you a call when I've decided what to do.
Tom'un ona verdiğim hediyeyi sevdiğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think Tom likes the gift I gave him?
Ne yapılacağına karar verdiğimde sana haber ederim.I'll let you know when I've decided what to do.
Ne yapmaya karar verdiğimde seni arayacağım.I'll give you a call when I decide what to do.
Jackson'ların bir parti verdiğini düşündüm.I thought the Jacksons were having a party.
Senin zaten bir karar verdiğini düşündüm.I thought you'd already made a decision.
Tom'a eski ceketini verdiğini düşündüm.I thought you gave Tom your old jacket.
İlgili Sayfalar