verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dün anahtarı sana verdiğimi düşündüm.I thought I gave you the key yesterday.
Neye karar verdiğimiz hakkında Tom'u bilgilendireceğiz.I'll inform Tom about what we decided.
Tom ona verdiğim hiçbir şeyi yemeyecek.Tom won't eat anything I give him.
Anahtarı Tom'a verdiğini sandım.I thought I had given Tom the key.
Ben benim Tom'un onu yapmasına izin verdiğime inanamam.I can't believe I let Tom do that.
Onu sana kimin verdiğini bilmek istiyorum.I want to know who gave you that.
Tom'un bir parti verdiğini düşündüm.I thought Tom was having a party.
Gelmeye karar verdiğin için çok memnun oldum.I'm so glad you decided to come.
Size Tom'un bana verdiğini göstereceğim.I'll show you what Tom gave me.
Gelmek için karar verdiğine sevindim.I'm glad you decided to come.
Allahın sana verdiğini almalısın ve tadını çıkarmalısın.You must take what God gives you and make the most of it.
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.He's not even aware that it bothers me.
Tom kapıyı açmak için Mary'nin ona verdiği anahtarı kullandı.Tom used the key Mary had given him to open the door.
Tom'un ona ödünç verdiğim bıçağı kullanması gerekmiyordu.Tom didn't need to use the knife I lent him.
Ona karşı karar verdiğini düşündüm.I thought you'd decided against it.
Onu sana verdiğim adrese gönder.Send it to the address I gave you.
Bir parti verdiğini duydum.I heard you were having a party.
Sana değer verdiğimizi biliyorsun.You know we care about you.
Bu, anahtarı verdiğim arkadaş.This is the friend to whom I gave the key.
O, anahtarı verdiğim arkadaştır.That's the friend to whom I gave the key.
Büyükbabamın bana verdiği araba galon başına 10 mil götürüyor.The car my grandfather gave me only got ten miles to the gallon.
Tom Mary'nin ona verdiği yirmi dolarlık faturayı gömlek cebine koydu.Tom put the twenty-dollar bill that Mary gave him in his shirt pocket.
Tom'un bana verdiği kek parçası o kadar büyüktü ki onun hepsini yiyemedim.The piece of cake Tom gave me was so big that I couldn't eat it all.
Kaptan emir verdiğinde, mürettebat uymalıdır.When the captain commands, the crew must obey.
Tom ona verdiği yüzüğü Mary'nin takmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't wearing the ring he'd given her.
O, Tom'un söz verdiği şey.That's what Tom promised.
Tom, Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.Tom lost the watch that Mary gave him.
Neye karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide.
O söz verdiğin şey.That's what you promised.
Bu şimdiye kadar verdiğimiz en başarılı partiydi.That was the most successful party we've ever had.
Bunu söz verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember promising that.
Bu akşam verdiğimiz parti için yiyecek ve içecekler almak zorundayım.I have to buy food and drinks for the party we're giving this evening.
Önerimi yeniden düşünmeye karar verdiğine sevindim.I'm glad you decided to reconsider my offer.
Evde kalma yerine partimize gelmenize karar verdiğinize gerçekten memnun oldum.I'm really glad you decided to come to our party instead of staying at home.
Bize yardım etmeye karar verdiğine gerçekten çok sevindik.We're really glad you decided to help us.
Tom Mary'nin onun ona ödünç verdiği parayı iade etmesini istedi.Tom asked Mary to return the money that he had lent her.
Tom bana yapacağını söz verdiği şeyi yaptı.Tom did what he promised me he'd do.
Tom anahtarlarını kime verdiğini söylemedi.Tom didn't say who he'd given his keys to.
Tom ona verdiğim parayla istediği her şeyi yapabilir.Tom may do whatever he likes with the money I gave him.
Tom babasının ona verdiği parayı bira için harcadı.Tom spent the money his father gave him on beer.
Tom aklını verdiği her şeyi yapabileceğini düşünüyor.Tom thinks he can do anything he sets his mind to.
Tom Mary'nin ona verdiği teleskobu inceliyordu.Tom was looking through the telescope that Mary had given him.
Rezervasyonlarınıza rağmen, yapmaya karar verdiğimizi yapacağız.Despite your reservations, we will do what we decided to do.
Tom bana işini bırakmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me that he'd decided to quit his job.
Tom Mary'nin ona verdiği kartvizite baktı.Tom looked at the business card Mary gave him.
Tom'un sana verdiği fırsatı kaçırma.Seize the opportunity that Tom has given you.
Tom Mary'nin ona erken gitmesi için izin verdiğini söyledi.Tom said Mary had given him permission to leave early.
Sen doğru kararı verdiğine emin misin?Are you certain you've made the right decision?
Tom eve girmek için Mary'nin verdiği anahtarı kullandı.Tom used the key Mary had given him to enter the house.
Tom Mary'nin doğum günü için kendisine verdiği yeni oyuncağı seviyor.Tom loves the new toy that Mary gave him for his birthday.
Biraz aşırı tepki verdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting just a little bit?
Tom bunun olmasına izin verdiğini söylüyor.Tom says you let it happen.
Sana verdiğim gitara ne oldu?What happened to the guitar I gave you?
Sana ödünç verdiğim kameraya ne oldu?What happened to the camera I lent you?
Az önce ne olmasına izin verdiğini biliyor musun?Do you know what you just allowed to happen?
Sana verdiğim tüm paraya ne oldu?What happened to all the money I gave you?
Sana verdiğim o kağıt paçasında yazılı şeyi okumanı öneriyorum.I suggest you read what's written on that piece of paper I gave you.
Tom onu muhtemelen babasının ona verdiği parayla satın aldı.Tom probably bought it with the money his father gave him.
Sana bir emir verdiğimde onun uygulanmasını beklerim.When I give you an order, I expect it to be carried out.
Bir emir verdiğimde, ona uyulmasını beklerim.When I give an order, I expect it to be followed.
İlgili Sayfalar