verdiği ile cümle

verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996: en Francia, el presidente Jacques Chirac anuncia un «fin definitivo» de las pruebas nucleares.
Şubat 2004'te PalmSource PalmOS 5'e PalmOS Garnet, PalmOS 6'ya da PalmOS Cobalt isimlerini verdiğini açıkladı.En enero de 2004, PalmSource anuncia la versión 6 de Palm OS llamado Palm OS Cobalt.
Sanatçı, verdiği organizasyonlarda da görev almıştır.Ha ejercido como organista en los destinos religiosos que ha ocupado.
Order of the Companions of Honour Commonwealth ülkelerinin verdiği bir unvandır.La Orden de los Compañeros de Honor es una orden de los Reinos de la Commonwealth.
Mart 2010'da Pekin'deki iş adamı Du Xin Central Perk adını verdiği bir kahve dükkanı açtı.En Beijing, el dueño de una empresa, Du Xin, abrió una cafetería. llamado Central Perk en marzo de 2010.
İnsanlık Komedyası, Fransız yazar Honoré de Balzac'ın eserlerine verdiği genel isim.Estaba basada en la obra homónima del escritor francés Honoré de Balzac.
Takım arkadaşı Gökhan Keskin, verdiği bir röportajda: "Beşiktaş’a ilk geldiğinde benim yanıma verdiler.Su compañera de equipo Stargirl promete "estar allí para él" cuando salga.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Su seguimiento y eventual rescate por Selina es la trama de la película.
1982 Rolling Stones'un, Avrupa'da verdiği konserler büyük başarı kazandı.El European Tour 1982 es una gira de conciertos realizada por The Rolling Stones en Europa.
Rusya'nın verdiği oyları da Yana Churikova okumuştur.La técnica que utilizó en ellos se vinculan también con Giorgione.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, babası hizmet etmeye devam etti ve Türkiye'ye gönderildi.Tras el estallido de la Primera Guerra Mundial se desplazó hasta el frente, siendo enviado a Rusia.
Sonradan TRT'nin, Yılbaşı Gecesi şovu için çekilen klibi göndermeye karar verdiği açıklandı.Llegamos a conocerlos en el episodio How Lily Stole Christmas.
Önemli bir tepkimesi bazik ortamda elementel iyotla verdiği iyodoform oluşumudur.El cuidar es algo positivo es dejar algo en su esencia.
Onu dinleyen ogrenciler bu masalların ne mana verdiğini anlayamamislardir.Los que todavía creen en eso, olvídense de ese cuento.
Daha sonraları başkan müdahaleye karar verdiğinde ise hem çok geç olmuştu hem de müdahale başarılı değildi.Y para cuando consiguieron detenerse, era demasiado tarde para mí para evitarles.
Baca video için Nacimiento de Voces (Doğum sesleri) adını verdiği besteyi yaptı.Baca produjo una partitura original para el video, titulado " Nacimiento de Voces".
Philinus'un verdiği bu rakamlar abartılı görünmektedir.Estas últimas palabras, dice Tillemont, son extraordinarias.
Ve karşılığında ise verdiğinizi on misliyle alırsınız.A su vez, se subdividía en 12 deniers.
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.De su niñez y adolescencia no habla con mucho gusto.
Verdiği takdirde bu bilgi, o kişiler arasında kalır.Antes de poder compartir esa información con cualquier otra persona.
Fransa'da verdiği konserlerin yankısı büyük oldu ve Mezzo TV yaşamını konu alan bir belgesel hazırladı.En Francia, un país que conoce mucho mejor, escribió artículos relacionados con la vida política.
Ara verdiği master programına tez aşamasında devam etti.Todavía hago los mismos calentamientos que el profesor hizo que hiciéramos.
II. Dünya Savaşı 1939'da patlak verdiğinde, Yugoslavya'nın tarafsızlığını ilan etti.Al estallar la Segunda Guerra Mundial en 1939, declararon su neutralidad una vez más.
Audrey, Jack'in öldürülen eşi Teri Bauer'dan sonra en değer verdiği kadındır.Para muchos fanáticos ha sido la mejor pareja de Jack desde la muerte de Terri.
Her 10.000 yılda bir, bir insana denizlere hükmetme ve gözlemleme yetkisini verdiği söylenir.Se dice que solo aparece una persona capaz de dominarlo cada 10.000 años.
Bu ödül bilindiği üzere, Akademinin verdiği en büyük ödüldür.Es el honor más prestigioso otorgado por la Academia.
Peyton ise biyolojik annesinin ortaya çıkmasının verdiği zor duruma kendini alıştırmaya çalışmaktadır.Dixon se reencuentra con su madre biológica.
İspanya İç Savaşı patlak verdiği dönemde, Miguel Hernández bando republicano(cumhuriyetci taraf)'da yer aldı.Al estallar la Guerra Civil, Miguel Hernández estaba en Orihuela.
Bu evlilikten Beyazıt adını verdiği bir oğlu dünyaya geldi.De esta unión había nacido un hijo al que habían llamado Medo.
Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdiği talimatı üzerine yazdırıldı.Los jefes de los atolones llevan la administración según las instrucciones que reciben del presidente.
2006 yılında ABD tarafından teröre destek verdiği gerekçesiyle ABD'ye girişi yasaklandı.En junio de 2006 se defendió de una posible extradición a los Estados Unidos.
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.Donde haya ofensa, que lleve yo el Perdón.
Ayrıca 7 limanıyla verdiği hizmetlerin sorumluluğu Genel Müdürlüktedir.La responsabilidad de la administración del puerto recae en el Director de Marina.
Örnek: “Verdiğiniz önemli bilgiler için size - sizlere çok teşekkür ederim.” gibi."Ahora escuchen, quiero recordarles sobre algo muy importante.
Temyiz sürecinde Yargıtay mahkemenin verdiği 16 yıl hapis cezasını az bularak arttırılmasını istedi.La Procuraduría solicitó ante la Suprema Corte de Justicia una medida de coerción preventiva de 18 meses.
Nikolay Mariyaya karşı yakınlık duysa da, yakında Sonya'ya verdiği sözü hatırlar.Nikolái se siente además atraído por la princesa María, pero recuerda su promesa con Sonia.
Suzanne'in 1852 yılında ise Leon Koella Leenhoff ismini verdiği evlilik dışı bir çocuğu olmuştu.En 1852, Leenhoff dio a luz, fuera del matrimonio, un hijo, León Koella Leenhoff.
Bu ikiliden Zerlina'nın da Lorenzo'nun aşkına karşılık verdiği ve onu kaybetmemek istediği öğrenilir.El duque incluso le dijo a Enriqueta que no podía amarla sin el permiso de Lorena.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Cuando el sistema inmune responde a la infección viral provoca más daño pulmonar.
Eserlerinde görüşlerine yer verdiği kimseleri tenkit de etmiştir.Pidió a los testigos no abandonar sus asientos y que nada temiesen, viesen lo que viesen.
Gazetecilik alanında verdiği hizmetler, 2003 yılında Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ile ödüllendirilmiştir.En reconocimiento a su labor, el senado hamburgués le otorgó en 2003 la Medalla de Burgomaestre.
Kemeraltı'nda adını verdiği meydanın ortasında bulunur.Situado en la plaza a la que da nombre.
Ses verdiği Raspy karakteri ile hatırlanır.Se caracteriza por su calidad de sonido.
Verdiği hizmetin büyük bölümü Birinci Dünya Savaşı esnasında Ege Filosu'nda geçmiştir.La 3ª escuadra de batalla fue parte de la Gran Flota en el inicio de la Primera Guerra Mundial.
Verdiği bir söz Alfredo ile gitmesine engeldir.Al final se encarga de revelar lo hecho por Alfredo.
Akşam gazetesine verdiği bir röportajda ise "Türkiye'de din, devletin denetimi altında.UU., lejos de su escritorio en ese momento.​ Según la investigación de la coalición de EE.
Bu dönemde Şefik Hüsnü’nün Millî Mücadele’ye verdiği destek dikkat çekti.El comandante rechaza la ayuda que le ofrecen desde el cercano Conquet.
Bu gün Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olması sebebiyle önem verdiği bir gündür.Esta fecha es importante, ya que marca el comienzo de la Guerra de Independencia Turca.
Jeff Kim'in ona bir doğum günü hediyesi için verdiği kravatı giydi.Jeff ha indossato la cravatta che Kim gli ha regalato per il suo compleanno.
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.Puoi uscire se prometti di tornare entro le 11.
Verdiğim sözleri tutmak isterim.Voglio mantenere la promessa che ho fatto.
İzin verdiğiniz için teşekkür ederim.Grazie per aver dato il permesso.
Tom'un bana ne verdiğini gördün mü?Hai visto cosa mi ha dato Tom?
Tom Mary'nin ona verdiği kutuda ne olduğunu merak ediyordu.Tom si chiedeva cosa ci fosse nella scatola che gli aveva dato Mary.
Tom'un ona verdiğim yeni gömleği giyip giymeyeceğini öğrenmek istiyorum.Voglio scoprire se Tom indosserà la maglietta che gli ho regalato.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.Diviene quindi giustamente soggetto al giudizio e alle afflizioni impostegli da Allah.
Heine’nin 2010 senesinde geliştirdiği yeni yaratıcı tekniğe verdiği isimdir.Questo è il nome che Heine ha dato a una tecnica creativa completamente nuova che ha sviluppato nel 2010.
5 Nisan 1965 tarihinde, Boeing firması United Airlines'ın 40 adet 737 siparişi verdiğini açıkladı.Il 5 aprile 1965 Boeing annunciò un ordine da parte di United Airlines per altri 40 esemplari di 737.
2006 Mart'ında, ABD, İzlanda Savundma Kuvvetleri'nin büyük bir bölümünü çekmeye karar verdiğini açıkladı.Nel marzo del 2006 gli USA annunciarono l'intenzione di ritirare gran parte della Icelandic Defence Force.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Aveva fatto costruire una taverna nella sua casa in cui celebrava feste fino all'alba con gli amici.

İlgili Sayfalar