verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kanunla veya kanunun verdiği yetkiyle kurulur.Il dispose de pouvoirs formels qui lui sont donnés par la loi ou par les procédures de nomination.
Spora annesinin verdiği atletizm ilgili bir kitapla tanıştı.Elle fut initiée au sport par sa mère qui lui acheta un manuel d'athlétisme.
Verdiği eserlerde genel olarak Gustave Flaubert ve Guy de Maupassant'dan etkilendi.Adolescent, il fréquente Gustave Flaubert et Guy de Maupassant.
John'un bana verdiği ad.Et John les aurait seulement fabriqué.
O zaman ona verdiğim isim ‘teta velata’ydı.Il y était surnommé « tante Magnésie ».
Daima kendisi ile dostluğa çok ehemmiyet verdiğimiz Fransa ile aramızda, tek ve büyük mesele budur.Elle est le lien qui nous unit si fort, vous et moi, depuis longtemps déjà.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)Ou bien on fait son devoir, ou bien on ne veut pas le faire. (...)
Peyton ise biyolojik annesinin ortaya çıkmasının verdiği zor duruma kendini alıştırmaya çalışmaktadır.Sutton avance néanmoins beaucoup dans la recherche de sa mère biologique.
Carol ayrıca Rick'e daha önce eski kocasının kendisine verdiği bir hediyeyi verir.Rich offre à Dana un cadeau d'une de ses ex. 14.
Pembe Gazete'ye verdiği röportajda "Küçükken kendimi Run-DMC'den Jam Master Jay sanıyordum.Après avoir été découvert par Run-DMC, puis Jam Master Jay.
Ancak sessizliğin, ölüme sebebiyet verdiğine kesinlikle eminiz."C'est l'engourdissement qui précède la paix de la mort ».
Çiçeklerinin rengi genellikle, çiçeğin adını verdiği menekşe rengindedir.Beaucoup sont de couleur vive, généralement assortie à la couleur de la fleur sur laquelle elles vivent.
Eser, Davut’un Golyat’a saldırmaya karar verdiği anı simgelemektedir.Selon la Bible, c'est là que David combattit Goliath.
Bana verdiğin sözü yerine getirmelisin.Debes cumplir la promesa que me hiciste.
Benimle evlenmeye karar verdiğinde, bana bir yüzük ver.Llámame cuando decidas casarte conmigo.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Algunos compañeros de clase me vieron dándole chocolate.
Soruya verdiğin cevap doğru değildir.Tu respuesta a la pregunta es incorrecta.
Ne yapmak istediğinize karar verdiğiniz zaman beni arayın lütfen.Por favor, llámenme en cuanto hayan decidido lo que quieren hacer.
Tom benim Mary'ye biraz para verdiğimi gördü.Tom me vio darle algo de dinero a Mary.
Tom Mary'ye resmi ona kimin verdiğini sordu.Tom le preguntó a Mary quién le había dado la foto.
Gitmeye karar verdiğini bilmiyordum.No sabía que había decidido irse.
Üzgünüm ama bana verdiğin kitabı bulamıyorum.Lo siento pero no logro encontrar el libro que me diste.
Verdiğim sözleri tutmak isterim.Quiero cumplir las promesas que hice.
İzin verdiğiniz için teşekkür ederim.Gracias por darme permiso.
Tom'un bir parti verdiğini bilmiyordum.No sabía que Tom había dado una fiesta.
Tom'a o kadar çok para verdiğine inanamıyorum.No me puedo creer que le hayas dado tanto dinero a Tom.
Tom, Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.Tom perdió el reloj que le había dado Mary.
Bunu söz verdiğimi hatırlamıyorum.No recuerdo haberte prometido eso.
Sana verdiğim sözü tutacağım.Cumpliré la promesa que te hice.
Sana verdiğim numarayı ara.Llama al número que te di.
Bana ödünç verdiğin parayı sana geri ödeyemiyorum.No te puedo devolver el dinero que me prestaste.
Ben hala bana on üç yaşındayken verdiğin kazağa sahibim.Todavía tengo el jersey que me diste cuando tenía trece años.
Sana verdiğim bütün parayı nasıl harcadın?¿Cómo gastaste todo el dinero que te di?
Hanneman verdiği demeçte "Reign in Blood'a yetişemeyeceğimizi biliyoruduk, bu yüzden yavaşlamamız gerekti.Hanneman declaró al respecto: «No podíamos mejorar Reign in Blood, por lo que tuvimos que ralentizar.
Docs.com, 8 Temmuz 2010'da Facebook sayfalarına destek verdiğini açıkladı.Docs.com anunció el soporte para las páginas de Facebook a partir del 8 de julio de 2010.
Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum.No te doy como el mundo da.
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.La Copa de los Nueve Valores es un galardón del Programa Social Infantil Internacional Fútbol por la Amistad.
Mehmet Anna'dan ona verdiği mühürlü yüzüğünü kendine geri vermesini ister.Carmen le devuelve el anillo que le dio.
Bu kadar değer verdiğin bir şeyi bırakmak gerçekten zor.Es difícil desprenderse de algo que te importa mucho.
Kulübe verdiği hizmetlerden ötürü maçın olduğu gün "Olof Mellberg" günü olarak tayin edildi.El juego fue designado como el día "Olof Mellberg" en reconocimiento de su servicio al club.
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Fue allí, dijo, que decidió convertirse en cantante y bailarina.
Göç, Yemen'de iç savaşın patlak verdiği 1962 yılına kadar devam etmiştir.La emigración continuó hasta 1962, cuando la guerra civil estalló en Yemen.
James Nelson'ın verdiği ders, Paul Samuelson'ın ünlü kitabına dayalıydı.El curso fue impartido por James Nelson y estaba basado en un libro de texto de Paul Samuelson.
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Alabado sea Alá, que ha fortalecido su religión y me hizo un imán (líder).”
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Poseía una posada, construida en su propia casa, donde celebraba fiestas con sus amigos hasta el amanecer.
Takım, kütüphane 100 yıldır mühürlü olduğu için buraya gelmeye karar verdiğini söyler.El equipo ha llegado para investigar por qué la biblioteca se ha sellado a sí misma 100 años atrás.
Bu mitingde "Sessiz Çığlık" adını verdiği bir deklerasyon yayınlandı.A esto se le suma la revelación de aqué horrible nombre.
Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar".Ejercerá las funciones que le encomienda la Constitución y la presente Ley».
John'un bana verdiği ad.John Cho como John.
Bu eşkiya "Penha" adını verdiği bir mağarada yaşamıştı.Según dicen, este salteador vivía en una caverna a la que daban el nombre de Penha.
1918’de, Franklin Enstitüsü’nün verdiği Franklin Madalyası ile ödüllendirilmiştir.En 1918, le fue entregada la Medalla Franklin por el Instituto Franklin.
1960'lı yılların sonlarında Hawaii Üniversitesi ALOHA adını verdiği bir geniş ağ kurdu.En 1970, la Universidad de Hawai construyó la red ALOHA.
Avrupa Yatırım Bankası da bu girişimin finanse edilmesinde verdiği kredilerle önemli bir rol üstlenmiştir.El Banco Mundial también ha aportado una gran suma de dinero para financiar este proyecto.
Saldırı 3 Eylül sabahı başlar, ilk saldırı yapmanın verdiği avantaj Parlamento yanlılarındadır.El ataque comenzó en la mañana del 3 de septiembre, y la iniciativa se expondría a los parlamentarios.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)No os olvidaremos y esperamos que vosotros tampoco lo hagáis ;-).
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Se presenta con su madre a quien le dice lo que encontró.
Fransa ve Sri Lanka'da yarı başkanlık sistemine geçişin olumlu sonuçlar verdiği ifade edilir.En Francia y Sri Lanka, los resultados se consideran ampliamente positivos.
Caillat,Breakthrough adını verdiği ikinci albümünü 2009 yılının Ağustos ayı içerisinde çıkartmıştır.Caillat lanzó su segundo álbum, Breakthrough, en agosto de 2009.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Me he mantenido lo que vosotros llamáis honesto.
Nefes verdiğimizde ise gevşer ve kubbeleşir.Cuando son adultos su respiración es pulmonar y cutánea.