verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu da kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar.So as to deny what We have given them.
İsâ, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.(Jesus) was only a creature whom We favoured and made an example for the children of Israel.
(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.When He revealed to His votary what He revealed.
Allah'a ve Resulüne iman edin. Sizi hâkim kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden harcayın.Believe in God and His Apostle, and spend of what He has given you as His trustee.
Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız.Lest you grieve for what you missed, or rejoice at what you received.
Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verecek olabilen kimdir?Who is there to give you food in case He withholds His bounty?
Yıldırımların verdiği dehşetle, ölüm korkusundan, parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Siz Allah'ın verdiği rengi alınız. Allah’ın boyasından daha güzel boya vuran kim olabilir?"We have taken the colouring of God; and whose shade is better than God's?
Temizlendikten sonra, Allah'ın izin verdiği şekilde onlara yaklaşın!When they are free of it, you may go to them as God has enjoined.
Sonra Allah sizi denemek için, onlara karşı size verdiği desteği geri çekti, bozguna uğradınız.Then He put you to flight before (them) in order to try you.
Bir de Allah'ın kiminize kiminizden daha fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz şahsiyetlerdir.Those were the people to whom We gave the Book and the Law and the Prophethood.
İşte onlar Allah'ın hidâyet verdiği kimselerdir.Those were the people who were guided by God; so follow their way.
Hepinizin dönüşü O'nadır. Bu, Allah’ın gerçek olarak verdiği sözdür.To Him will you all return: God's promise is true.
Hayır, diriltecek! Bu O'nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Allah'a verdiğiniz sözü değersiz bir menfaat karşılığında satmayın!And do not trade God's covenant for a paltry price.
“Gördün mü?” dedi, “O kayanın yanında mola verdiğimizde, ben balığı unutmuşum!He said: "You see, I forgot the fish on the rock where we had stopped.
O da şöyle cevap verdi: “Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır.He said: "The ability my Lord has given me is better.
Kitapta İsmâil'i de an. Gerçekten o, verdiği sözü yerine getiren biri idi.Commemorate Ishmael in the Book.
Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar?We are hastening to reward them for good deeds?
Oysa Allah’ın bana verdiği nimetler sizin verdiğinizden daha hayırlıdır.Yet what God has given me is better than what He has given you.
Bu, Allah'ın vâdidir. Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.It is a promise of God; and God does not go back on His promise. Yet most men do not understand:
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir süre sonra siz de pek iyi öğrenirsiniz. [6,19; 11,17]You will come to know its truth in time."
İşte bu, Allah'ın iman edip makbul ve güzel işler yapan kullarına verdiği mutluluk müjdesidir.This is the good news that God gives to His creatures who believe and do good.
Yoksa Bizim onlara daha önce verdiğimiz bir kitap varmış da onlar buna mı sarılıyorlar?Did We give them a Scripture before this to which they are holding fast?
Benim verdiğim kararlar değiştirilmez. Ben, kullarıma asla zulmetmem!”I had announced the promise of doom in advance.
Rab'lerinin kendilerine verdiği mükâfatları almaktadırlar.Receiving what is given them by their Lord.
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.On their faces you will see the glow of beatitude.
Yoksa ALLAH'ın lütfundan insanlara verdiğini mi çekemiyorlar?Are they so envious of others for what God has given them of His bounty?
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir.This is the argument We gave to Abraham against his people.
Bunlar, düşünesiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.Haply you may understand.
Bunlar, ders alasınız diye O'nun size verdiği öğütlerdir.These are the things that He has enjoined that you may take heed.
Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.All this has He commanded. You may perhaps take heed for yourselves."
Rabbinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?"Have you also found the promise of your Lord to be true?"
Onlar ki namazı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım olarak verirler.Who are firm in devotion, and spend of what We have given them,
Bu, O'nun Tevrat'ta, İncil'de ve Kuran'da verdiği bir sözdür.This is a promise incumbent on Him, as in the Torah, so the Gospel and the Qur'an.
Verdiği sözü, ALLAH'tan daha iyi kim yerine getirebilir?And who is more true to his promise than God?
Hepinizin dönüşü O'nadır. Bu, ALLAH'ın verdiği gerçek sözdür.To Him will you all return: God's promise is true.
ALLAH'ın kelimeleri (verdiği söz) değişmez.There is no changing the words of God.
ALLAH'ın, elçilerine verdiği sözden döneceğini sanmayın.Think not that God would go back on His promise (made) to the apostles.
Hayır, O'nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar.They set aside a portion of the food We have given them for those they do not know.
ALLAH'a verdiğiniz sözü ucuza satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
Katımızdan kendisine rahmet verdiğimiz ve bilgimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.Then they found one of Our votaries, whom We had blessed and given knowledge from Us.
Rahman'ın kulları için söz verdiği, duyular ötesi Adn cennetlerine...In the gardens of Eden promised by Ar-Rahman to His creatures in the unknown (future).
ALLAH'ın bana verdikleri sizin bana verdiğinizden çok daha iyidir.Yet what God has given me is better than what He has given you.
Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti."This is what Ar-Rahman had promised, and whose truth the apostles had affirmed.
Yahut, onlara söz verdiğimizi sana gösteririz; bizim onlara gücümüz yeter.Or show you some of what We have promised them. They are certainly well within Our power.
Doğru sözlü isen bize söz verdiğini getir bakalım," dediler.Then bring upon us what you predict for us, if you are a man of truth."
Rab'lerinin kendilerine verdiğini alırlar.Receiving what is given them by their Lord.
ALLAH'a ve elçisine inanın ve yönetiminize verdiği şeylerden yardım için verin.Believe in God and His Apostle, and spend of what He has given you as His trustee.
Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de şımarmamanız içindir.Lest you grieve for what you missed, or rejoice at what you received.
O, verdiği besinleri kesse, sizi besleyecek olan kimdir?Who is there to give you food in case He withholds His bounty?
Kuşkusuz, ALLAH'ın verdiği süre gelince ertelenmez; bir bilseydiniz.Surely when God's appointed time is come it will not be put off, if only you knew!
Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman.And hearkens to its Lord and is dutiful,
Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı:Accepting the rewards given by their Lord; they were indeed virtuous before this.
Bana verdiğin nimete and olsun ki, suçlulara asla yardımcı olmayacağım" dedi.The way You have bestowed favour upon me, so never will I be a supporter of the guilty.”
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.In order to deny the favours We have given them; so enjoy a little; for you will soon come to know.
Nimetlenirler orada Rablerinin verdiği nimetlerle ve Rableri korur onları koca cehennemin azabından.Delighted at the bestowal of their Lord; and their Lord has saved them from the fire.
Allah'a kim güzel bir borç verecek ki, O onun verdiğini kat kat artırsın.Who will lend a handsome loan to Allah so that He may double it for him?
İlgili Sayfalar